Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2022/4318 E. , 2024/2206 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/30 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2022/4318 E. , 2024/2206 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/15 E., 2022/30 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sungurlu Cumhuriyet Başsavcılığının 15.03.2006 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında çocuğu cinsel amaçlı cebir, tehdit veya hile kullanarak hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2016 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2016 tarihli kararının sanık müdafii, katılanlar vekili ve katılan ... Politikalar Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 02.11.2021 tarihli ve 2021/18905 Esas, 2021/8767 Karar sayılı kararı ile "... Cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile mağdurenin iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın olay öncesi ve sonrası mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle eylemin sadece çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da mahkumiyet kararı verilmesi..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin 09.03.2022 tarihli kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi ve Bakanlıkları lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanığın olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdureyi torunu ile ders çalışmak için evlerine geldiği sırada evde bulunan tabletten müstehcen görüntüler açıp izletmek ve bu sırada mağdureye karşı cinsel istismar fiilini işlemek suretiyle, bir seferde de mağdure dedesinin evinde bulunduğu sırada mağdurenin bulunduğu eve gelmek ve yine tabletten müstehcen görüntüler açıp izletmek ve bu sırada mağdureye karşı cinsel istismar fiilini işlemek suretiyle hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir. 2.Sanık hakkında mağdureye olan eylemlerinden ötürü cinsel istismar suçundan verilmiş ve Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleşmiş mahkumiyet kararı dava dosyasında mevcuttur. IV. GEREKÇE 1.2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, ...'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan ... vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazı yerinde görülmemiştir. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler; özellikle sanık savunması ve katılan beyanı ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, cinsel istismar suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağına ilişkin Ağır Ceza Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu anlaşılmakla katılan ... Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın eyleminin atılı suçun unsurlarını oluşturmadığının saptandığı, vicdanî kanının dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2022/15 Esas, 2022/30 Karar sayılı kararında katılan ... Politikalar Bakanlığı vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.