İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/4476 Karar: 2024/6403 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/4476 K.2024/6403

8. Ceza Dairesi 2022/4476 E. , 2024/6403 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/861 E., 2022/1412 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/4476 E. , 2024/6403 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/861 E., 2022/1412 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/4476 E. , 2024/6403 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/861 E., 2022/1412 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2020 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (b) bendi, aynı Kanunun 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 18.02.2021 tarihli kararıyla suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarih ve 2021/861 Esas, 2022/1412 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine ilk derece mahkemesinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararlarının kaldırılmasına, suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Suça sürüklenen çocuk ... müdafinin temyiz sebepleri; suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayininin usul ve kanuna aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği kabul edilse bile eyleminin yardım kapsamında kaldığına, suçun tamamlanmadığına, teşebbüs hükümlerinin değerlendirilebileceğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Suça sürüklenen çocuk ... ve müdafinin temyiz sebepleri; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, haksız yere ceza tayin edildiğine, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'ın, katılanın koluna girerek rızası hilafına ara sokağa götürüp katılandan para almak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince; "...suça sürüklenen çocukların katılanı karşılaştıkları yerden kısa bir mesafeye kadar beraber uzaklaşmalarının katılanı hürriyetinden yoksun kılındığı anlamına gelmeyeceği, katılanın zorla götürüldüğüne dair bir beyanının olmaması göz önüne alındığında SSÇ'lerin atılı olan suçu işlediklerine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak delil edilemediği..." şeklindeki gerekçeyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince; "... SSÇ'lerin malvarlığına karşı işledikleri suç öncesinde mağdurun koluna girip arkadaşlarından uzakta başka bir noktaya götürüp eylemi gerçekleştirmeleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin cebir kullanmak suretiyle işlendiği, yine mağdurun çocuk olması ve birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi nedeniyle birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği,..." kabul edilerek suça sürüklenen çocuk ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümleri kaldırılarak katılana karşı cebirle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki beyanları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, suça sürüklenen çocukların savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk ... müdafinin, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlemediğine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği kabul edilse bile eyleminin yardım kapsamında kaldığına, suçun tamamlanmadığına, teşebbüs hükümlerinin değerlendirilebileceğine, kararın bozulması gerektiğine, suça sürüklenen çocuk ... ve müdafinin, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, haksız yere ceza tayin edildiğine, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle teşdit uygulandığı ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve suça sürüklenen çocuk ... müdafinin bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. 3.Suça sürüklenen çocuklara verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 13.06.2022 tarih ve 2021/861 Esas, 2022/1412 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ... ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla