İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/5978 Karar: 2024/7657 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5978 K.2024/7657

8. Ceza Dairesi 2022/5978 E. , 2024/7657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/688 E., 2022/778 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkeme

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/5978 E. , 2024/7657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/688 E., 2022/778 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkeme

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/5978 E. , 2024/7657 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/688 E., 2022/778 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 08.05.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli kararıyla sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.04.2022 tarihli ve 2022/688 Esas, 2022/778 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekili ve sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'in temyiz sebepleri; Eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, soyut beyana dayanılarak ceza tayin edildiğine, şüpheden arındırılmış mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; Eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğine, üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay, sanığın Nisan 2016-Haziran 2017 tarihleri arasında aynı suç işleme kararının icrası kapsamında farklı zamanlarda birçok kez, suç tarihinde yaşı küçük olan mağdura karşı cinsel amaçla cebir ve tehdit kullanarak hürriyeti kısıtlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince; "...Sanığın, olay tarihinde 15-18 yaş gurubunda olup %20 mental kısıtlılığı raporu ile sınır zeka düzeyinde bulunan mağdura karşı, mağdur çocuğa içirdiği alkole bir madde koymak suretiyle veya alkol etkisi ile kendisinden geçtiği hallerden yararlanmak suretiyle, kimi zaman mağdurun kollarını arkadan bağlamak kimi zamanda bağlamaksızın mağdur küçüğe yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği, ilk zamanlar rızasız başlayan cinsel istismarın sanığın mağdura karşı eyleminin cebir, tehdit, hile veya iradesini etkileyerek zincirleme şekilde birden fazla kez nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunması şeklindeki eylemlerinin, 5237 sayılı TCK 109/2, 109/3-f, 109/5, 43/1 madde ve fıkralarında tanımlanan tamamlanmış, zincirleme nitelikli hürriyeti tahdit suçuna temas ettiği,.." kabul edilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; 1. T.C. Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik bulunmadığından katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanığı temyiz isteminin incelenmesinde; 1. Dava dosyası içeriği, mağdurun aşamalardaki beyanları, Adli Tıp Kurumu raporu, olayın kolluğa intikal şekli, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, sanığın, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, soyut beyana dayanılarak ceza tayin edildiğine, şüpheden arındırılmış mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 08.04.2022 tarihli ve 2022/688 Esas, 2022/778 Karar sayılı kararında sanık ve katılan kurum vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla