İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2022/6290 Karar: 2024/4763 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/6290 K.2024/4763

8. Ceza Dairesi 2022/6290 E. , 2024/4763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2475 E., 2022/1006 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2022/6290 E. , 2024/4763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2475 E., 2022/1006 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2022/6290 E. , 2024/4763 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2475 E., 2022/1006 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1. Keles Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.12.2018 tarihli ve 2018/49 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Keles Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2018/71 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile sanığın silahla tehdit suçundan, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 2011/6121 Esas, 2013/1369 Karar sayılı kararının gözetilmesi sonucu ayrıca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53' üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkrası ve 58' inci maddenin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Keles Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2020 tarihli ve 2018/71 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi 15.06.2022 tarihli kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile silahla tehdit suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığı kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine ve cezada artırım uygulanan Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının somut olay açısından uygulanmasının hukuka uygun olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre dava konusu olay; sanığın, ...'ya ait tarlaya elinde bir adet av tüfeği ve kuru sıkı tabancayla gelerek orada çalışan işçilerden olan ...'a "kalkacaksın, benimle geleceksin, ben ailenden evlenmemiz için izin aldım" diyerek ve onu kolundan tutup sürüklemek suretiyle kaçırmaya çalıştığı, kendisine engel olmaya çalışan ...'ya tüfeğini doğrultarak "kimse kıpırdamasın, sizi öldürürüm" diyerek tehditte bulunduğu, ...'i zor kullanarak bindirdiği arabayla giderlerken kendisiyle evlenmek istemediğini ısrarla söylemesi üzerine ...'i evine geri bırakmaya karar verdiği, katılanların ve tanıklar F.A. ile K.B.'nin da olayın oluş şeklini doğruladığı, ...'ın kendisine karşı kullanılan cebir nedeniyle basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralandığının 18.10.2018 ve 30.11.2018 tarihli adli raporlarda da belirtildiği, bu suretle sanığın ...'a karşı cebir, tehdit ve silah kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince katılanlara karşı yapılan eylemlerin bir bütün halinde, cebir, tehdit ve silah kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın bu suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın suçu evlenmek amacıyla işlediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası kapsamında kaldığı belirtilerek mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olayın oluş şekli, katılanların ve tanıkların beyanları, katılan ... hakkında alınan hekim raporu, sanıktan ele geçirilen av tüfeği ve kuru sıkı tabanca ile bunlara ait fişekler, sanığın katılanlara yönelik eylemlerinin bir bütün halinde, üzerine atılı cebir, tehdit, silah kullanarak ve cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği gözetilerek; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın atılı suçu işlemediğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 15.06.2022 tarihli ve 2020/2475 Esas, 2022/1006 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302' nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304' üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Keles Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Caza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla