KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/1388 E., 2024/7132 K.·İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/524 E., 2022/689 K.
- Suç
- Hükümlü veya tutuklunun kaçması
- Karar
- Mahkûmiyet
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine
Karar Metni
761 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
İlgili kararın kanun yararına bozulması
Muş 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 20 gün hapis para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, itiraz edilmeksizin 14.07.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.03.2023 tarihli ve 2022/28827 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35876 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/35876 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“1-Somut olayda, sanığın Muş İnfaz Hâkimliğinin 26.08.2021 tarihli ve 2021/871 Esas, 2021/896 sayılı Kararıyla hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilip tahliye edilmesini takiben, hükümlü hakkında denetim süresi içinde alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olduğundan bahisle Muş İnfaz Hâkimliğinin 03.03.2022 tarihli ve 2022/301 Esas, 2022/324 sayılı Kararıyla hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği,
kararın tebliğine rağmen iki gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadığı gerekçesiyle sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, Muş İnfaz Hâkimliğinin 03.03.2022 tarihli açık ceza infaz kurumuna iade kararının sanığa tebliğine ilişkin tebligat evrakında 2 gün içinde ceza infaz kurumuna ya da Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerektiğine dair ihtarat yapılmadığı cihetle, atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
2. Kabule göre de,
a. Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 292/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan 5275 sayılı Kanun'un 105/A-8. maddesinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
b. Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 292/1 ve 62/1. maddeleri gereğince belirlenen 5 ay hapis cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapıldığında 3 ay 22 gün hapis cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 4 ay 20 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir. "
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Hükümlünün Muş İnfaz Hâkimliğinin 26.08.2021 tarihli ve 2021/871 Esas, 2021/896 sayılı Kararıyla hapis cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına karar verilip tahliye edilmesine karar verildiği ancak hükümlü hakkında denetim süresi içinde alt sınırı bir yıl veya daha fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı hakkında kamu davası açılmış olduğundan bahisle Muş İnfaz Hâkimliğinin 03.03.2022 tarihli ve 2022/301 Esas, 2022/324 sayılı Kararıyla hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İnfaz hakimliği kararının hükümlüye tebliğ edilmesine rağmen iki gün içerisinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadığı gerekçesiyle hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Muş İnfaz Hâkimliğinin 03.03.2022 tarihli açık ceza infaz kurumuna iade kararının hükümlüye tebliğine ilişkin tebligat evrakında veya İnfaz Hakimliği kararında 2 gün içinde ceza infaz kurumuna ya da Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olması gerekti aksi halde 5237 sayılı Kanun'un 292 inci maddesi gereğince yargılanacağına dair ihtarat yapılmadığı anlaşılmakla atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
2. Kabule göre ise;
a. Sanığın 5237 sayılı Kanun'un 292/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilirken, hüküm fıkrasında temel cezaya atıf yapan 5275 sayılı Kanun'un 105/A-8. maddesinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
b. Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 292/1 ve 62/1. maddeleri gereğince belirlenen 5 ay hapis cezasından, 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapıldığında 3 ay 22 gün hapis cezası belirlenmesi gerektiği halde, hesap hatası yapılarak 4 ay 20 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/1388, K. 2024/7132, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama