KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2023/3652 E., 2024/9189 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/539 E., 2022/1843 K.
- Suçlar
- İftira, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
- Hükümler
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.02.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Burdur 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve iftira suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 25.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede, sanık hakkında beraat kararı verilmesi suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık ...'nın, katılanın söylemediği bir cümleyi söylemiş gibi kurgulayarak bu durumu amirlerine ilettiğine, sanığın üzerine atılı eylemleri gerçekleştirdiğine, hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine, sanığın savunmalarının doğru olmadığına, tanık ifadelerinin iddiayı doğruladığına ve somut bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay; sanığın kendisi gibi jandarma olarak görev yapmakta olan katılanın işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için 15 Temmuz darbe teşebbüsünü desteklediği yönünde amirlerine ihbarda bulunmak ve katılanın gözaltına alınmasını sağlamak suretiyle üzerine atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve iftira suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde, mahkumiyete ilişkin kısımlar hükümden çıkartılarak yerine, atılı suçların yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı, yüklenen eylemlerin kanunda suç olarak tanımlanmadığı şeklindeki gerekçeyle, sanığın beraatine yazılması suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinde düzenlenen iftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. İhbara konu suçtan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi veya beraat hükmü kurulması, sanık açısından iftira suçunun oluşması için yeterli değildir. İftira suçu açısından hareket noktası, suçsuz olduğunu bildiği bir kimseye ihbar veya şikayet suretiyle suç isnad edilip edilmediğidir.
2. Somut olayda sanık ...'nın, katılan ... hakkında doğrudan yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için hukuka aykırı bir ... isnadının söz konusu olmadığı, katılan ...'den duyduğunu belirttiği sözleri karakolda yapılan sohbet sırasında diğer arkadaşlarına söylemesi ve o ortamda bulunan tanık F.U. isimli şahsın durumu tanık G.Ö.'ye iletmesi üzerine, konudan haberdar olan üst amirlerine konuyu aktarmak durumunda kaldığı,
olaydan hemen sonra ifade sahibi olarak alınan beyanı sırasında da, katılanı şikayet etmek gibi bir niyetinin olmadığını, durumun yanlış anlaşıldığını ifade ettiği de nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı anlaşılmış ve Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, dosya kapsamına uygun gerekçesine ve incelenen dava dosyası içeriğine göre, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararında isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış ve kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/539 Esas, 2022/1843 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3652, K. 2024/9189, 2 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama