Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/4187 E. , 2024/5798 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/369 E., 2023/542 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ka
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/4187 E. , 2024/5798 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/369 E., 2023/542 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Serik Cumhuriyet Başsavcılığının 22.05.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocuğa karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2. Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan 2 yıl hapis cezası ile mahkûmiyete kararı verilmiştir. 3. Sanık müdafiinin ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın istinaf talebi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 11.04.2023 tarihli kararı ile sanık müdafiinin istinaf talebinin reddine, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiş; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezası 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun sübuta ermediğine, suç unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 110 uncu maddesinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, mağdurenin okul servisine binmek için ailesinin yanından ayrıldıktan sonra sanığın mağdurenin peşinden gittiği, dedesinden izin aldığını beyan ederek mağdureyi aracına bindirdiği, arabada mağdureye sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar içeren eylemlerde bulunduğu ve mağdureyi hürriyetinden yoksun kıldığı iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü, mağdurenin okul servisine binmek için ailesinin yanından ayrıldıktan sonra sanığın mağdurenin peşinden gittiği, dedesinden izin aldığını beyan ederek mağdureyi aracına bindirdiği, arabada mağdureye sarkıntılık düzeyinde cinsel istismar içeren eylemlerde bulunduğu ve mağdureyi hürriyetinden yoksun kıldığı olayda; katılan beyanı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı da nazara alındığında sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün eylemin hile ile gerçekleşmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca sanığın mağdura karşı cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği bu sebeple 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin tatbikinin koşulları oluşmadığı hususu eleştirilip, bu hukuka aykırılıklar düzeltilerek sanık hakkında yeniden hüküm tesis edilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, kararında dayanak olarak gösterilen gerekçeler özellikle; mağdurenin aşamalarda değişmeyen tutarlı anlatımı, sanığın tevil yollu ikrarı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın mağdureye cinsel istismarda bulunmak suretiyle şahsına zararı dokunduğundan 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinin uygulama şartlarının bulunmadığı, sanığın eylemini hile ile ve cinsel amaçla gerçekleştirmiş olduğu sabit bulunduğundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının ve beşinci fıkrasının uygulanmasının hukuka uygun olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görülmemiş sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 11.04.2023 tarihli, 2021/369 Esas ve 2023/542 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Serik 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2024 tarihinde karar