Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/4369 E. , 2024/201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/690 E. 2023/584 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü m
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/4369 E. , 2024/201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/690 E. 2023/584 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bartın Cumhuriyet Başsavcılığının 25.07.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca dava açılmıştır. 2. Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli kararı ile eylemin ikiye bölünerek kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyet hükümleri kurulması ve tekerrüre esas alınan ilamın karar yerinde gösterilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) ve (f) bentleri, 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son hükmü gereği 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 1. Atılı suçu işlemediğine, 2. 5271 sayılı Kanun'un 231 ve 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci madde hükümlerinin uygulanmadığına, 3. Zamanaşımı süresinin dolduğuna, 4. Savunma hakkının kısıtlandığına, 5. Tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, polis memuru olan sanığın kendisine yönelik tehditlerde bulunan on altı yaşındaki katılanı cebir kullanmak suretiyle hürriyetinden alıkoyduğu iddiasına ilişkindir. 2. Katılanın aşamalarda, valilik binası girişinde polis memuru olarak görev yapan sanığın kendisini zorla boş bir odaya soktuğunu, çenesine vurup boğazını sıkıp tekme attığını beyan ettiği belirlenmiştir. 3. Tanık sıfatıyla ifadesine başvurulan B.K. aşamalarda, arkadaşı olan katılanın sanık tarafından kolundan tutularak zorla bir odaya sokulduğunu, 15-20 dakika içeride kalıp çıktıktan sonra ensesinde yüzünde kızarıklıklar gördüğünü, valilik binasında görevli olan diğer polis memuru Ç.C. ise, katılanın sanığı tehdit ettiğini, ancak sanığın katılanı sadece yanına çağırıp nasihat ettiğini beyan ettiği belirlenmiştir. 4. Bartın Devlet Hastanesinin 29.06.2013 tarihli raporu ile katılanın boynunun sol tarafında iki adet lineer ekimoz, çene sol tarafta bir adet lineer ekimoz bulunduğu, yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu belirlenmiştir. 5. 30.06.2013 tarihli kamera kaydı inceleme tutanağı ile katılan ile arkadaşı B.K.'nın olay günü saat 13.33'de birlikte valilik giriş merdivenlerine doğru geldikleri ve içeri girdikleri, 13.43'de B.K.'nın valilik girişinde sigara içtiği ve tekrar içeri girdiği, 13.50'de iki şahsın birlikte valilik binasından çıkış yaptıklarının tespit edildiği belirlenmiştir. 6. Katılan hakkında aynı dosya kapsamında tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Dava zamanaşımı süresinin dolduğuna yönelik; Suç tarihinin 28.06.2013 olduğu gözetildiğinde, uygulama maddelerine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, üçüncü fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığın eyleminin 15 yıl olağan, 22 yıl 6 ay olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşıldığından, sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. B. Lehe hükümlerin uygulanmadığına yönelik; Sanığın güncel adli sicil kaydı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. C. Tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine yönelik; Sanığın tekerrüre esas alınan ilamının suç tarihinden önce kesinleşen kasıtlı suça ilişkin hapis cezası içeren mahkumiyet olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. D. Diğer yönlerden; 1. Bozma öncesi sanık hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerde toplam ceza miktarının 12 ay 15 gün olduğu halde kazanılmış hakkın bu ceza miktarı üzerinden infaz edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. Katılanın aşamalardaki istikrarlı anlatımları ve bu anlatımları destekleyen doktor raporu, tanık beyanı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Bartın Valilik binası girişinde görev yapan polis memuru olan sanığın bina girişinde kendisine yönelik tehditlerde bulunan katılanı kolundan tutup polis noktasına götürdüğü ve boğazını sıkıp yumrukla darp ederek bir süre alıkoyduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. 4. Sanık hakkında kurulan hükümde, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son hükmü uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 10 ay hapis cezası olarak belirlenmesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR Gerekçenin (D) bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle Bartın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının beşinci paragrafında yer alan "... netice ceza olarak 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin çıkarılarak yerine "sanığın cezasının 10 ay hapis cezası üzerinden infazına," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.