Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2023/4779 E. , 2024/285 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1297 E., 2023/2536 K. Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin s
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2023/4779 E. , 2024/285 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1297 E., 2023/2536 K. Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karaman Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan dava açılmıştır. 2. Karaman 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.09.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında ek savunma alınarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 36 ncı maddesi gereği 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar Dilara ve Özge vekili, katılan idare vekili, katılan ... ve o yer Cumhuriyet savcısı istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına, ek savunma alınarak 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca iki kez 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.04.2018 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.03.2023 tarihli kararı ile eylemi yardım amaçlı mı yoksa hukuka aykırı amaçla mı gerçekleştirmek istediği kesin olarak saptanamaması karşısında mağdurlara yönelik eyleminin de cebir olarak değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde sanığın atılı suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ilgili bakanlık vekilinin temyiz istemi, sanığın atılı suçu işlediği, varsayımlara göre karar verilmesinin hatalı olduğu, mevcut kamera kayıtları ile suçun sabit olduğuna ilişkindir. 2. Katılanlar ...ve ... vekilinin temyiz istemi, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme yapıldığı, suçun unsurlarının oluştuğu, sanığın hukuka aykırı amaç ile eylemi gerçekleştirdiği, bakanlık yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın kaldırımda dolmuş bekleyen 15 yaşından küçük katılan çocukların yanlarına gelip nereye gideceksiniz diye sorduğu, katılan küçükleri gidecekleri yere götürmeyi teklif ettiği, kabul etmemeleri üzerine sanığın arabada abim de var diyerek önce katılan küçük ....'nin, sonra katılan ...'nın kolunu tutarak ısrar ettiğini, katılan çocukların tekrar hayır demeleri üzerine siz bilirsiniz diyerek ayrıldığı, böylece zincirleme şekilde çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık ettirmek suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. 05.03.2017 tarihli CD izleme tutanağında, emniyet müdürlüğü konutunun güvenlik kameraları görüntülerinde olay günü 70***53 plakalı aracın adliye binasının karşısında park halinde olduğu, sanığın araçtan inerek adliye binası istikametine geçtiği, mağdur çocuklar ...ve ....'nin aracın tam karşısında durakta bekledikleri, sanığın adliyenin bahçesinden çıkarak yol ortasına kadar geldiği ve dönüp mağdur çocukların yanına doğru gittiği, burada sanığın mağdur çocukların kolundan tutmaya çalıştığı, daha sonra kendisini bekleyen araca binip uzaklaştığı, 3. 05.03.2017 tarihli tutanakta, güvenlik kamera kayıtları izlendiğinden eylemi gerçekleştiren şahsın daha önce kardeşi hakkında işlem yapıldığından dolayı tanınan ... olduğu değerlendirilerek, ... profil fotoğrafının mağdurlara gösterildiği, her iki mağdurun olayı gerçekleştiren şahsın fotoğraftaki şahıs olduğunu beyan ettikleri belirtilmiştir. 4. Sanığın şüpheli sıfatı olan soruşturma ve kovuşturma evrakı dosya içine eklendiği, çoğu hakaret ve tehdit olmakla, suç tarihi 06.04.2014 olan sanık ... hakkında fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek suçundan yeterli delil olmadığı gerekçesiyle 11.09.2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanıklardan Tuba'nın olay günü yol kenarında durakta bekleyen mağdurların yanına yaklaşarak konuşmaya çalıştığı, temyiz dışı sanıkların içinde bulunduğu aracı göstererek araçta abisi olduğunu söylediği, araçla götürme teklifini kabul etmeyen katılanlardan önce Özge'nin kolundan tutarak araca yönlendirmek istediği, katılan geri çekilince diğer katılan Damla'nın kolundan tutarak araca yönlendirmek istediği, geri çekilince 'siz bilirsiniz' diyerek ayrıldığı olayda, sanığın bu eyleminin yardım amaçlı mı yoksa hukuka aykırı amaçla mı gerçekleştirmek istediği kesin olarak saptanamaması karşısında mağdurlara yönelik eyleminin de cebir olarak değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden arındırılmış kesin somut delil bulunmaması karşısında mahkemece verilen kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanlar vekili ve katılan bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 2709 sayılı T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir. Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.06.2023 tarihli kararında katılan ilgili bakanlık vekili ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karaman 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.