KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/1073 E., 2024/9279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/2888 E., 2022/1857 K.
- Suç
- Uyuşturucu madde ticareti yapma
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.293 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.03.2021 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 53, 54, 55, 58, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B. Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2021 tarihli ve 2021/292 Esas, 2021/357 Karar sayılı kararı ile Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/114 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/114 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
C. Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 52/2, 63, 54, 53/1 ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/2888 Esas, 2022/1857 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafii ile Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle
Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, hükmün gerekçesiz olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, çelişkili tutanak sebebiyle eksik inceleme yapıldığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, arama kararının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle
Delillerin takdirinde hataya düşüldüğü, sanığın 16.11.2020 tarihinde kullanıcı ...'ya uyuşturucu madde sattığı sabit olması nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği, eksik ceza tayin edildiği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, 05.12.2020 günü sanık ...'ın ikametinde uyuşturucu madde sattığı ve yeşil eşofmanlı ... isimli şahsa uyuşturucu madde satışı yapacağı bilgisi üzerine soruşturma başlatıldığı ve bahse konu adreste yapılan fiziki takipte kullanıcı ... ile sanığın görüştüğü, ikametten ayrılması üzerine kullanıcı ...'ın usulüne uygun durdurularak,
üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulmasıyla üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi rızaen görevlilere teslim ettiği, şifai görüşmede, yakalattığı uyuşturucu maddeyi ... isimli şahıstan 20,00 TL karşılığında satın aldığını beyan ettiği, sanık ...'ın yakalanması amacıyla ikametine gidildiği esnada sanığın ekipleri fark edince kişisel kullanım miktarı üzerinde olan uyuşturucu maddeyi yere attığı, yine sanığın 16.11.2020 günü kullanıcı ... ile yaptığı görüşme içeriğinden uyuşturucu alışverişi yapılacağı değerlendirilerek, bahse konu buluşma yerinde fiziki takibe başlanıldığı,
sanık ile buluşan ve birlikte sokağa girdikleri görülen şahısların ayrılmasının ardından usulüne uygun durdurulan kullanıcı ... üzerinde uyuşturucu madde ele geçtiği, kullanıcı ...'ın kolluk aşamasında alınan ifadesinde ele geçen maddeyi sanıktan 50,00 TL karşılığında satın aldığını beyan ettiği ve sanık ...'ı fotoğraftan teşhis ettiği, aynı tarihte tanık ... ile görüşme yapan sanığın, kullanıcı tanık ile buluşacakları değerlendirilerek yapılan fiziki takipte olay günü sanığın tanık ...'in geldiği araca bindikten yaklaşık bir dakika sonra indiğinin görüldüğü,
bahse konu aracın usulüne uygun durdurulması ile araç arka koltukta bulunan tanık ... üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçtiği, sanığın böylece farklı tarihlerde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
05.12.2020 ... yönünden; sanık ...'ın gözaltına alınırken üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi yere attığı, yere attığı tespit edilen uyuşturucu maddenin sentetik kannobinoid türevi madde olduğunun tespit edilmesi, sanığa ait kan ve idrar analizlerinde ilaç etken maddesi dışında herhangi bir uyuşturucu maddeye de rastlanmadığı, tanık ...'ın uyuşturucu maddeyi sanık ...'tan aldığına ilişkin beyanı, sanığın gözaltına alınırken üzerinde bulunduğu anlaşılan sentetik kannobinoid maddesinin sanık tarafından kullanılmadığının anlaşılması karşısında sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı, 16.11.2020 tarihli 6 ve 7. eylemler yönünden;
alıcı olarak tespit edilen kişilerle bir cisim alışverişi yapıldığına ilişkin fiziki takibin bulunmaması, alışverişin evde ve araç içerisinde gerçekleştiğinin iddia edilmesi dışında görgüye dayalı bir delilin bulunmaması, alıcı olduğu ileri sürülen kişilerin alınan beyanlarında söz konusu uyuşturucu maddeyi sanık ...'tan aldığına ilişkin iddiayı reddetmeleri, şifreli telefon konuşmaları dışında sanık ... ile diğer alıcıların uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı anlaşıldığından 6. ve 7. ... yönünden suçun sabit olmadığı,
netice itibariyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle cezasında artırım yapılmayan sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin sanık hakkında uygulanmamasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına, arama usulünde hukuka aykırılık olmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve sanığın 05.12.2020 tarihinde kullanıcı tanık ... ile buluşup birbirlerine birşeyler verdikten ve ayrıldıktan sonra kullanıcı tanık ... üzerinde uyuşturucu madde ele geçmesi,
şahısların birbirlerine birşeyler verdiklerine dair fiziki takip tutanağı, mümzi tanık beyanları, kullanıcı tanığın müdafii eşliğinde alınan kolluk beyanı, teşhis tutanağı, olay arama el koyma tutanağı, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu ticareti suçunu işlediği,
Her ne kadar mahkemece 16.11.2020 tarihinde gerçekleşen 6. ve 7. eylemler yönünden suç sabit görülmemişse de.
16.11.2020 tarihinde sanık ile kullanıcılar arasında yapılan görüşme sonrası fiziki takiplere başlandığı sanık ve kullanıcıların bir araya geldikleri, buluşma sonrası kullanıcılardan aynı nitelikte uyuşturucu maddenin ele geçtiği, 6. eylemin anlatımında kullanıcı ...'ın kolluk ifadesinde kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi sanık ...'tan 50,00 TL karşılığında satın aldığına, sanık ile yaptığı görüşmelerin uyuşturucu madde teminine ilişkin olduğuna dair fiziki takip tutanağını doğrulayan beyanı ve uyuşturucu madde satın aldığı şahsın sanık ... olduğuna dair fotoğraf teşhis tutanağı,
aynı tarihli 7.... yönünden kullanıcı ... kolluk aşamasında kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi tanımadığı şahıslardan aldığını beyan etmişse de, 16.11.2020 günü kullanıcı ...'in içinde bulunduğu araç sürücüsü ... ile sanığın yaptıkları görüşme akabinde aynı gün içerisinde tekrar buluştukları, sanığın ...'ın kullanımında olan araca bindikten yaklaşık bir dakika sonra tekrar indiğine dair fiziki takip tutanağı ve bu tutanağı doğrulayan tanık beyanları, kesintisiz takip ile durdurulan araç içinde bulunan kullanıcı ... üzerinde önceki eylemlerdeki madde ile aynı nitelikte uyuşturucu madde ele geçtiği anlaşılmakla,
sanığın kullanıcı şahıslarla görüşme yaptığının tespit edilmesi, tespit edilen görüşmelerin akabinde yapılan fiziki takip ve yakalama işlemlerinde sanığın kullanıcı şahıslara aynı gün içinde aynı nitelikte uyuşturucu madde sattığının tespit edilmesi, kullanıcı şahıslardan yakalama işlemlerinde uyuşturucu maddelerin ele geçirilmiş olması,
bunlara ilişkin uzmanlık raporları, teşhis tutanakları, tanık beyanları ve tüm dava dosyası kapsamı birlikte dikkate alındığında sanığın temin ettiği sentetik uyuşturucu maddeyi farklı tarihlerde aynı suçu işleme kararının icrası kapsamında kullanıcı şahıslara satmak suretiyle üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği, anlaşıldığından sanık hakkında ceza uygulaması yapılırken 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca cezada artırım yapılması gerektiği gözetilmeyerek sanığa eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının, sanık ve müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.12.2022 tarihli ve 2022/2888 Esas, 2022/1857 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/1073, K. 2024/9279, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama