Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12210 E. , 2025/1718 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/144 E., 2020/1559 K. SUÇLAR : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık, uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama Sanık h
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12210 E. , 2025/1718 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/144 E., 2020/1559 K. SUÇLAR : 2313 sayılı Kanun'a aykırılık, uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama Sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 4 yıl 2 ay hapis ve 25.000,00 TL cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, uyuşturucu madde ticareti suçundan 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2019 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 30.10.2020 tarihli ve 2020/144 Esas, 2020/1559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan hüküm fıkrasına "CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi eklenmek, uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm fıkrasına "CMK'nın 283/1. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi eklenmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin mahkumiyetine yeterli her türlü kuşkudan uzak, somut delil bulunmadığına, sanık lehine kanun yoluna başvurulması durumunda kazanılmış hak sebebiyle sanık aleyhine karar verilemeyeceği kuralının ihlal edilerek sanık hakkında itiraz ile ortadan kaldırılan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında verilen mahkumiyet kararlarında belirlenen cezalardan fazla ceza verildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında bu suç yönünden kurulan hükmün temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Dava dosyası kapsamına göre, ismini açıklamak istemeyen bir kişinin kolluk görevlilerini arayıp, Antalya ili, Kumluca ilçesi Olimpos mevkiinde hint keneviri yetiştirildiğini ancak kimin yetiştirdiğini bilmediğini belirtmesi üzerine bahse konu yere gidilip ekili halde hint kenevirlerinin olduğu görülünce fotokapan konulduğu, bir süre sonra sanığın elinde su şişeleriyle, yanında temyiz dışı başka bir kişi de olduğu halde geldiği, bu şekilde hint kenevirlerini yetiştiren kişi olduğu değerlendirilen sanığın açık kimlik bilgileri tespit edildikten sonra ikametinde usulüne uygun olarak yapılan aramada, suça konu esrar maddelerinin ele geçirildiği, bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olayda; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.06.2023 tarihli, 2019/148 Esas, 2023/361 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; cezanın aleyhe değiştirilmemesi ilkesinin, ceza muhakemesinin mutlak ve vazgeçilemez değerleri arasında yer alan ve evrensel hukukun benimsediği bir ilke olmayıp istisnai bir nitelik taşıması, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesinin yanı sıra 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307/5. maddesinde temyiz, aynı Kanun'un 283. maddesinde istinaf, 323/2. maddesinde yargılamanın yenilenmesi ve 309/4-b maddesinde ise kanun yararına bozma yolları yönünden söz konusu ilkenin ne şekilde uygulanacağı ayrıca ve açıkça düzenlenmesine karşın itiraz yoluna ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 267 ila 271. maddeleri arasında böyle bir düzenlemeye yer verilmemesinin kanun koyucunun bilinçli bir tercihi olması, öte yandan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmaması hususları gözetilerek, ortada davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan söz edilemeyeceği dikkate alındığında, aynı Kanun'un 231/5. maddesinde belirtildiği üzere hukuken sonuç doğurmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında sanık hakkında hükmedilen bir cezadan bahsedilemeyeceğinden cezanın aleyhe değiştirilmesi ilkesinin uygulanma olanağı bulunmayacaktır. Bu açıklamalar ışığında somut dava dosyası incelendiğinde sanık hakkında, Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2019 tarihli iddianamesiyle 2313 sayılı Kanun'a aykırılık, uyuşturucu madde ticareti suçlarından cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 17.09.2019 tarihli, 2019/136 Esas, 2019/219 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ve 2313 sayılı Kanun'un 23/5-2. maddesinde düzenlenen suça vücut verdiği kabul edilerek bu suçlardan sanığın sırasıyla 1 yıl 8 ay hapis ve 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına sanık müdafii tarafından itirazda bulunulması üzerine Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli, 2019/1095 Değişik İş sayılı kararı ile sanık müdafinin itirazının kabul edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kaldırılmasına ve dava dosyasının Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği tespit edilmiştir. Bu karar üzerine Elmalı Ağır Ceza Mahkemesince sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5-1. maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 25.000, TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, uyuşturucu madde ticareti suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3. maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Söz konusu mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik aleyhe itirazda bulunulmadığı gerekçesi ile sanık hakkında yazılı şekilde sanık hakkında kazanılmış hak uygulaması yapılarak hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ise de yukarıda belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararı dikkate alındığında, temyiz incelemesine konu somut dava dosyasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hükmün niteliğinde olmadığından cezanın aleyhe değiştirilmesi yasağı ilkesinin uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeksizin, sanık aleyhine itiraz başvurusu olmadığı gerekçesiyle sanık hakkında kazanılmış hak uygulaması yapılması aleyhe temyiz başvurusu bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Olayın intikal şekli, kurutulmaya bırakılmış hint kenevirlerinden elde edilebilecek esrar miktarına ilişkin ekspertiz raporu, kurutulmaya bırakılmış hint kenevirlerinin ele geçirilmesine ilişkin olarak kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, sanığın aşamalardaki ikrara dönük savunmaları, sanıktan alınan biyolojik örneklerde uyuşturucu madde tespit edilemediğine dair adli tıp kurumu raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 30.10.2020 tarihli, 2020/144 Esas, 2020/1559 Karar sayılı kararı ile 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE, 2.Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 30.10.2020 tarihli, 2020/144 Esas, 2020/1559 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Elmalı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.