Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12263 E. , 2025/2665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/493 E., 2020/159 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma İlk Derece
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12263 E. , 2025/2665 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/493 E., 2020/159 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti, 2313 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, uyuşturucu madde ticareti suçundan 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.01.2019 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen 31.01.2020 tarihli kararı ile uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden ise ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçu bakımından sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanık hakkında atılı suç bakımından ihbar bulunmadığına, sanığın kullanmak amacıyla suça konu uyuşturucu maddeyi bulundurduğuna, uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın evinde hint keneviri (skunk) yetiştirip kuruttuktan sonra sattığı yönünde kolluk görevlileri tarafından bilgiler elde edilmesi üzerine sanığın evinde usulüne uygun olarak yapılan aramada kurutulmuş vaziyette suça konu hint keneviri bitki parçalarının ele geçirildiği, bu şekilde sanığın atılı suçları işlediği iddiasına ilişkin olayda; 1. Uyuşturucu madde ticareti suçu yönünden Olayın intikali, olayın intikali ile uyumlu olacak şekilde sanığın evinde uyuşturucu madde ele geçirilmiş olması, sanığın evinde usulüne uygun olarak yapılan aramada ele geçirilen uyuşturucu madde ve miktarı, bu uyuşturucu madde ilişkin olarak alınan ekspertiz raporu, sanığın aşamalardaki savunmaları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz talebi yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçu yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi ve aynı Kanun'un 303/1-a maddesinde yer alan düzenlemeler karşısında; İlk Derece Mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın ''hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Sanığın evinde yapılan aramaya ilişkin tutanak, tanık beyanları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 31.01.2020 tarihli, 2019/493 Esas, 2020/159 Karar sayılı kararında mahkumiyet hükmü yönünden sanık müdafii, beraat kararı yönünden Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.