Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/12783 E. , 2024/7121 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/323 E., 2019/838 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/12783 E. , 2024/7121 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/323 E., 2019/838 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.09.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası delaletiyle birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2017 tarihli ve 2017/612 Esas, 2017/909 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Kararı Cumhuriyet savcısının istinafı üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 24.04.2019 tarih, 2018/323 Esas, 2019/838 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; dosyasını temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olaylar, sanığın iki farklı tarihte rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığı ve tahlillerinde uyuşturucu madde kullandığının tespiti ile kullanmak için uyuşturucu madde kullandığı iddiasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın uyuşturucu madde kullanımına bağlı olarak rahatsızlığı nedeniyle hastaneye götürüldüğü, alınan kan ve idrar örneklerinde İzmir Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca incelenmesi sonucu 23.08.2017 tarihli rapora göre uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, aynı mahkemenin 2017/647 Esas sayılı dava dosyasında da sanığın 11.06.2017 tarihinde uyuşturucu madde kullanmaktan dolayı dava açıldığı, sanığın uyuşturucu kullandığından hastaneye kaldırıldığı, tedavi altına alındığı, sanık uyuşturucu madde kullanmadığını savunduğu ancak İzmir Adli Tıp Kurumu'nun 06.09.2017 tarihli raporuna göre uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, sanığın aynı mahkemenin 2017/612 Esas sayılı dava dosyasında da sanığın uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, 2017/647 Esas sayılı dava dosyamızda da, iş bu dava dosyamızda da 06.09.2017 tarihine göre uyuşturucu madde kullandığının tespit edildiği, suç tarihinin 11.06.2017 olduğu, sanığın daha önceden uyuşturucu madde kullanması nedeniyle kamu davasının ertelenmesine karar verilip sanığın ihlal etmesi nedeniyle dava açıldığı, böylece sanığın 2017/612 ve 2017/647 Esas sayılı dava dosyalarında 11.06.2017-12.06.2017 tarihlerinde kullanmış olduğu uyuşturucu maddenin tek bir eylem olduğu anlaşılarak uyuşturucu madde kullanmaktan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesinin Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile yapılan incelemede; sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilemediği, uyuşturucu madde kullanımının İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen raporlar ile tespit edildiği, kullanılan uyuşturucu maddenin bir süre insan vücudunda kaldığının tıbben sabit olduğu, sanığın suç tarihlerinde ayrı ayrı uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespit edilebilmesi amacıyla bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre, 11.06.2017 tarihli numune üzerinde yapılan tahlilde rastlanmayan ADB-FUBINACA etken maddesine 13.06.2016 tarihli numune üzerinde yapılan analizde rastlanmasının farklı bir madde kullanımına delalet ettiği yönünde görüş bildirildiği, bu nedenle sanığın her iki iddianameye konu eyleminin sabit olduğu ve suç tarihlerinde farklı etken maddeler içeren uyuşturucu maddeleri kullandığının kabulünün gerektiği, bu durumda suç tarihlerinin de numune alma tarihleri olan 11.06.2017 ve 13.06.2017 olduğunun anlaşıldığı, sanık hakkında 13.06.2017 tarihli eylem nedeniyle 05.09.2017 tarihli iddianame ile Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/612 Esas sırasına kayıtlı kamu davasının, 11.06.2017 tarihli eylem nedeniyle 14.09.2017 tarihli iddianame ile Manisa 5. Asliye Ceza Mahkemesi'in 2017/647 Esas sırasına kayıtlı kamu davasının açıldığı, hukuki kesintiyi oluşturan ilk iddianamenin 05.09.2017 tarihli İddianame olduğu, sanığın 13.06.2017 tarihli eyleminin 11.06.2017 tarihli eylemin teselsülü niteliğinde olduğu ve sanık hakkında TCK'nun 43 maddesinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla, zincirleme suç hükümleri uygulanmasına karar verilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 11.06.2017 tarihli ve 12.06.2017 tarihli inceleme konusu eylemleri nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 11.06.2017 tarihli ve 12.06.2017 tarihli eylemler yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 24.04.2019 tarih, 2018/323 Esas, 2019/838 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanunu'nun 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.