İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/12917 Karar: 2024/8629 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12917 K.2024/8629

8. Ceza Dairesi 2024/12917 E. , 2024/8629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/806 E., 2023/1711 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Dere

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/12917 E. , 2024/8629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/806 E., 2023/1711 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Dere

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/12917 E. , 2024/8629 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/806 E., 2023/1711 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanığın 06.08.2019, 10.10.2019, 01.10.2019, 19.09.2019, 14.01.2019 tarihli eylemleri nedeniyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20.02.2020 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi, tedavi ve denetimli serbestlik kararı verilmiştir. Tedavi ve denetimli serbestlik süreci devam ederken sanığın, 12.07.2020, 26.08.2020, 01.10.2020, 13.10.2020, 12.10.2020, tarihlerinde yeniden, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu işlediği gerekçesiyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Gaziantep 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Gaziantep 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 14.09.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm fıkrasındaki "5 yıl 3 ay" ibaresi çıkartılarak yerine "4 yıl 15 ay" yazılmak suretiyle, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın işlemiş olduğu suçlardan 06.08.2019 tarihli suçun denetim ihlali olduğu ve 06.08.2019, 19.09.2019, 01.10.2019, 10.10.2019 ve 14.01.2020 tarihli suçların ağır ceza mahkemesindeki yargılamanın konusu olduğu ve 12.07.2020, 26.08.2020, 01.10.2020, 19.10.2020 ve 12.10.2020 tarihli suçlarında aynı suç işleme iradesi altında zincirleme şekilde işlendiği sabit olmakla yerel mahkemece öncelikle yapılması gereken, yargılamaya dair dava dosyasının halen derdest olan Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, Yargıtay bozma kararı öncesinde 2017/70 Esas, 2018/92 Karar sayılı dava dosyasında yargılaması yapılan ... ile birleştirilerek tüm yargılamanın bu dosya üzerinden yürütülmesini sağlamak olduğu, bunun mümkün olmaması halinde aynı suç işleme kararı altında zincirleme şekilde işlenen 12.07.2020, 26.08.2020, 01.10.2020, 19.10.2020 ve 12.10.2020 tarihli suçlar yönünden sanık hakkında sadece zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceği, ... cezanın Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin dava dosyasında 1 yıl 8 ay olarak belirlendiği halde sanığın uyuşturucu kullanma suçu yönünden iki kez cezalandırılmasına sebebiyet verecek şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya ve dosya içeriğine aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanığın temyiz isteği, hakkında verilen cezanın yüksek ve orantısız olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı öncesinde 06.08.2019, 19.09.2019, 01.10.2019, 10.10.2019 ve 14.01.2020 tarihli sanığın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra ise 12.07.2020, 26.08.2020, 01.10.2020, 19.10.2020 ve 12.10.2020 tarihlerinde sanık üzerinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan kurulan mahkumiyet kararının hüküm fıkrasında yer alan 5 yıl 3 ay ibaresi çıkarılarak yerine 4 yıl 15 ay ibaresi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilip sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan "Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." hükmü gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı nitelikte olduğu ve aynı hukuki sonuçları doğuracağı dolayısıyla, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için aranan tüm koşulların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için de geçerli olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği kabul edilmektedir. Ancak, usulüne uygun olarak verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği, aynı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında usulüne uygun şekilde verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı var ise şüpheli/sanığın bu suçtan işlediği başka eylemi yönünden ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği kabul edilmektedir. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden önce aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar kapsamında; temyiz dışı 17.05.2015 tarihli eylemi nedeniyle, sanık hakkında, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan açılan davada Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2018 tarihli, 2017/70 Esas, 2018/92 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik kararı verildiği, yüze karşı tefhim edilen kararın itiraz edilmeksizin 09.03.2018 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetimli serbestlik sürecinde temyiz inceleme konusu 06.08.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçunu işlediği gerekçesiyle hükmün açıklandığı, açıklanan hükme yönelik sanık ve müdafinin temyiz başvurusunda bulunması üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin, 26.12.2022 tarihli, 2022/11969 Esas, 2022/13906 Karar sayılı kararıyla basit yargılama usulünün uygulanmasının değerlendirmesi gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verildiği, bozma kararından sonra Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2023 tarihli, 2023/73 Esas, 2023/134 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karar hakkında sanık ve müdafii tarafından tarafından temyiz inceleme başvurusunda bulunulduğu, söz konusu dava dosyasının halen derdest olduğu anlaşılmıştır. Yukarıdaki açıklamalar ışığında, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı/kararları ile Gazinatep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin anılan dava dosyası ve varsa bu dosya dışında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının aslı ya da onaylı örneklerinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içerisine konulup, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bir kişi hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği dikkate alınarak sanık hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarından usulüne uygun olarak verilip ilk kesinleşenin esas alınması gerektiği gözetilerek, sanığın eyleminin/eylemlerinin ihlal sayılan ..., tek suç, zincirleme suç ya da ayrı bir suç olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli, 2022/806 Esas, 2023/1711 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Gaziantep 31. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla