Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13079 E. , 2024/8826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3408 E., 2020/1833 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istina
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13079 E. , 2024/8826 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3408 E., 2020/1833 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanığın 19.11.2015 tarihli eylemi nedeni ile Espiye Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.07.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, sanığın 27.02.2018 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek 09.10.2018 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Espiye Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2018 tarihli ve 2018/1134 Esas, 2018/1164 Karar sayılı kararı ile sanığın 19.11.2015 tarihli eylemine ilişkin beraatine, 27.02.2018 tarihli eylemine ilişkin Espiye Cumhuriyet Başsavcılığı'na ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. C. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2019/3408 Esas, 2020/1833 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Espiye Sulh Ceza Hakimliğinin kararıyla sanığın konutunda arama yapıldığını ve arama sonucunda suç unsuruna rastlanılmadığını, aramanın usulsüz olduğuna, her hangi bir suç unsuru yakalanmayan sanık ile ilgili iletişimin tespiti kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, iletişimin tespiti kararı sonucunda elde edilen kayıtların imhası gerektiğine, dosya içerisindeki talimat tutanağında Cumhuriyet savcısının imzası bulunmadığına, savcı talimatı olmadan iletişimin tespitinin, özel hayatın gizliliğini ihlal anlamına geldiğine, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçu kapsamında iletişimin dinlenmesi kararı sonrası uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi ve 01.03.2018 tarihli tahlil ile uyuşturucu madde kullandığının tespiti ile sanığın uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 2016/374 soruşturma dosyası neticesinde 30.11.2017 tarihli ve 2017/18 Karar sayılı dava açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanıktan alınan kan ve idrar örneklerinin incelenmesinde sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığı veya kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğunun anlaşılarak açılan kamu davasında; erteleme kararına konu olan Trabzon Adli Tıp Kurumunun 28.12.2015 tarihli raporunda sanık ... hakkında uyuşturucuya konu bulguların olmadığı açıkça belirtiliği, sanığın ikrarı dışında delil olmadığı anlaşıldığı, dava açılmasının ertelenmesi kararından sonra 27.02.2018 tarihinde yine sanık hakkında aynı suçtan işlem yapıldığı, sanığın alınan ifadesinde üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği, alınan kan örnekleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 03.08.2018 tarihli adli tıp raporunda sanığın kanında esrar etken maddesi bulunduğunun tespit edildiği, erteleme kararı ile ihlalin yaşandığı belirtilen Trabzon Adli Tıp Kurumunun 03.08.2018 tarihli raporu ile sanığın uyuşturucu kullandığı sabit olduğu ancak atılı eylemin oluşması için ilk olarak verilen erteleme kararının her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil ile ispatı gerektiği, mücerret sanığın ikararının delil olarak kabulü mümkün olmadığı anlaşıldığından sanığın beraatine, 27.02.2018 tarihli eyleme ilişkin ihbarda bulunulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında 20.11.2015 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak veya kullanmak suçundan soruşturma yapıldığı, soruşturma sonucunda sanık hakkında 13.07.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 27.02.2018 tarihinde yeniden uyuşturucu maddelerden esrar maddesini kullandığının 03.08.2018 tarihli adli tıp raporu ile tespit edildiği ve sanık hakkında kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde sanığın 20.11.2015 tarihli ertelemeye konu eyleminde Trabzon Adli Tıp Kurumunun 28.12.2015 tarihli raporunda sanık hakkında uyuşturucuya konu bulguların olmadığının belirtildiği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilerek sanığın 27.02.2018 tarihli ihlal eylemi nedeniyle ihbarda bulunulmasına karar verildiği, yapılan istinaf yargılaması sonucunda dosyada mevcut tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığının 28.12.2015 tarihli raporuna göre sanığın usulüne uygun olarak alınan idrar örneklerinde THC esrar maddesinin pozitif olarak tespit edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle sanığın 20.11.2015 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak veya kullanmak suçundan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının doğru olduğu, erteleme kararının kesinleşmesinden sonra 27.02.2018 tarihinde sanığın tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği ve erteleme kararını ihlal ettiği, bu şekilde sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında 19.11.2015 tarihli ... nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, bu 13.07.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa 19.07.2016 tarihinde tebliğ edildiği ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlanıldığı, sanığın 27.02.2018 tarihli eylemi ihlal kabul edilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kaldırılarak tedavi ve denetimin sonlandırıldığı ve 09.10.2018 tarihli iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı anlaşılmakla; 19.11.2015 tarihli olaya ilişkin sanığın uyuşturucu madde kullandığına dair ikrarı dışında kan ve idrar testinde de uyuşturucu madde kullandığının tespit edilemediği dikkate alındığında, atılı suçu işlediğine ilişkin kuşkuyu aşan yeterli delil olmadığı gözetilmeden, 19.11.2015 tarihli olaya ilişkin beraat ve 27.02.2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçları yönünden gereğinin takdiri için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 21.10.2020 tarihli ve 2019/3408 Esas, 2020/1833 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.