Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13082 E. , 2024/8605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2020/146 E., 2020/1074 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi t
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13082 E. , 2024/8605 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi EK KARAR SAYISI : 2020/146 E., 2020/1074 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A-Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 04.04.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile 08.05.2017 tarihli iddianame ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B- Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 19.04.2018 tarihli ve 2017/372 Esas, 2018/318 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 27.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; suçu kabul etmediğine, derhal beraat kararı verilmesi gerektiğine, iddianame-hüküm-mütalaanın birbiri ile uyumlu olmadığına, yaşının 18 den küçük olmasına rağmen müdafii görevlendirilmediğine, eksik soruşturma olduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir III.OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, 20.12.2015 tarihinde kolluk görevlilerini gören sanığın üzerindeki uyuşturucu maddeyi yere atması ile 14.02.2016 tarihinde üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi sonucu hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü sanığın 20.12.2015 günü saat 17:00 sıralarında ... Tramvay durağı karşısında uyuşturucu kullandığı ihbarı ile yakalandığı, sanığın üzerinde bulunan kriminal raporu ile uyuşturucu maddelerden Hint Keneviri olduğu belirlenen madde ele geçirildiği, sanığın alınan idrar numunesi üzerinde ise Metamfetaminler, Amfetaminler ve Tetrahidrokannabinol maddesinin pozitif çıktığı düzenlenen doktor raporu ile belirlendiği, sanığın alınan ifadesinde ise " Ben bundan öncede sadece 2-3 kez uyuşturucu madde kullandım" diyerek uyuşturucu kullanmak suçunu ikrar ettiği, 14.02.2016 tarihli olayda ise sanığın Büyükkumköprü Caddesi üzerinde yaya olarak hareket halindeyken şüphelenilerek durdurulduğu, yapılan üst aramasında kriminal raporu ile hint keneviri bitkisi olduğu belirlenen madde ele geçirildiği, alınan idrar numunesi üzerinde ise metamfetaminler, amfetaminler, tetrahidrokannabinol ve MDMA uyuşturucu maddelerinin pozitif çıktığı düzenlenen doktor raporu ile belirlendiği, sanığın alınan ifadesinde ise " Uyuşturucu maddelerden esrar maddesini yaklaşık 7 yıldır kullanmaktayım, haftada 1 paket halinde esrar maddesi tüketirim" diyerek uyuşturucu kullanmak suçunu ikrar ettiği, sanık hakkında suç tarihlerindeki olaylardaki eylemleri nedeniyle uyuşturucu madde kullanmasından dolayı 2016/314 karar sayılı dava açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 18.04.2016 tarihinde sanığa tebliğ edildiği ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağı ihtar edildiği halde, Konya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17.11.2016 tarih ve 2016/981 D.S. Sayılı ihlalen dosya kapatma konulu yazı ve eklerinden anlaşılacağı üzere, Konya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından şüpheli ...'ın infazına Konya Denetim Serbestlik Müdürlüğünce Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyhekim Psikiyatri Kliniği Amatem Polikliniğine 16.06.2016 tarihinde sevki sağlanarak başlanıldığı ancak Konya Eğitim ve Araştırma Hastahanesinin 24.06.2016 tarihli yazısında yükümlünün hastaneye herhangi bir başvurusunun bulunmadığının anlaşıldığı, Konya Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 44 üncü maddesi uyarınca denetim planı ve iyileştirme çalışmaları kapsamında belirlenen yükümlülüklere, kararın infazı ve denetim için belirlenen kurallara, denetimli serbestlik personelinin uyarı ve önerilerine uyması konusunda 14.07.2016 tarihinde ihtar edilerek uyarıldığı, Konya Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından 21.07.2016 tarihinde tekrar Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki yapılmış, ancak yükümlünün Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.08.2016 tarihli yazısından yükümlü ... ... OFLAZ'ın Denetimli Serbestlik Polikliniğine herhangi bir başvurusunun bulunmadığı tespit edildiğinden denetim planı ve iyileştirme çalışmaları kapsamında belirlenen yükümlülüklere, kararın infazı ve denetim için belirlenen kurallara, denetimli serbestlik persomnelinin uyarı ve önerilerine uymadığı ve yükümlülüklerini ikinci defa ihlal ettiği tespit edildiği, Konya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonun 31.10.2016 tarihli ve 2016/5237 muh sayılı kararına istinaden yükümlüye ait denetim dosyasının kapatılmasına karar verildiği, İhlal nedeniyle denetim dosyası Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildiği, her ne kadar sanık o dönemde asker olduğunu iddia etmiş ise de, Selçuklu Askerlik Şubesinin 08.02.2018 tarihli yazı cevabında sanığın askere sevk tarihinin 09.12.2016 ve terhis tarihinin 26.02.2018 tarihi olduğu anlaşıldığından yine askere gittiğini iddia ettiği tarihin 12.05.2016 tarihinde de 21.07.2016 ve 15.11.2016 tarihlerinde imzaladığı belgelerinde denetim evraklarının içerisinde bulunduğu nazara alınarak bu savunmaya itibar edilmemiş, sanığın bu şekilde hakkında uygulanan denetimli serbestlik tedbiri hükümlerine göre kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ederek müsnet suçu işlediği anlaşılmakla mahkumiyetine karar verilmiştir B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: 20.12.2015 günü saat 17.00 sıralarında bir şahsın uyuşturucu madde kullandığının anons edilmesi üzerine ihbara konu yerde oturan sanığın görevlileri fark edince sol tarafına doğru bir metre kadar uzağına bir madde attığının görüldüğü, gazete kağıdına sarılı halde ele geçirilen maddenin THC ihtiva eden hint keneviri bitkisi kırıntıları olduğunun tespit edildiği, yapılan tahlil sonucu ise sanığın uyuşturucu madde kullanımının pozitif olduğunun belirlendiği;14.02.2016 günü ise devriye görevini ifa eden ekip tarafından şüphe üzerine durdurulan sanığın, önleme arama kararına istinaden üst araması yapılacağı esnada, pantolon arka sağ cebinden bir paket halinde kağıda sarılı esrar elde etmeye elverişli hint keneviri bitkisi olduğu, uyuşturucu maddeyi rızaen teslim ettiği, sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının belirlenmesi için yapılan tahlilin pozitif çıktığı; Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 04.04.2016 tarih, 2015/67142 soruşturma nolu evrakı ile her iki ... bakımından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, kararın tebliğ edilmesinden sonra tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına başlandığı, infaz sırasında sanığın tedbir için belirlenen kurallara ve yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği, bunun üzerine ihlal nedeniyle evrakın kapatılarak Cumhuriyet Savcılığına gönderildiği, sanık hakkında kamu davası açıldığı; sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden önce 20.12.2015 ve 14.02.2016 tarihlerinde bir suç işleme kararının icrası kapsamında iki kez kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu gerçekleştirdiği, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulama koşullarının oluştuğu, ilk derece mahkemesince sanığın suçu sabit görülerek mahkumiyet kararı verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesine göre cezadan artırım yapılması gerektiği gözetilmeden verilen hükmün hukuka aykırı olduğu, bu nedenle Konya Cumhuriyet Başsavcılığının aleyhe istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmış olmakla; ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün kaldırılarak mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın 20.12.2015 tarihinde on sekiz yaşından büyük olduğunun tespiti ile sanığın bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Sanık hakkında 04.04.2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazına başlanması için Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkarılan çağrı yazısını alan sanığın Konya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat ettiği, hastaneye sevki sonrası müracaat etmemesi nedeniyle 14.07.2016 tarihinde uyarılmasının ardından 21.07.2016 tarihinde hastaneye müracaat ettiği ve 25.07.2016 tarihinde hastane görüşmesine katıldığı, 25.08.2016 tarihli hastane raporunda ise tedavi programına uyumsuz olduğunun bildirilmesi üzerine sanığa ikinci bir uyarı yapılmaksızın dosyanın kapatıldığı anlaşılmakla, olayda ısrar şartı gerçekleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi, Kabule göre; Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşme tarihine kadar aynı fail tarafından kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında ... cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava dosyası içeriğinde sanığın 20.12.2015 ve 14.02.2016 tarihli eylemlerine ilişkin 04.04.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, erteleme kararının tebliği ile 04.05.2016 tarihinde kesinleştiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile 08.05.2017 tarihinde iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır. Sanığın 14.02.2016 tarihli eylemini kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden gerçekleştirdiği, bu haliyle inceleme konusu eylemlerin tek suç kabul edilebileceği, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasınca belirtilen orantılılık ilkesi gereği teşdiden hüküm kurulabileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 27.10.2020 tarih, 2020/146 Esas, 2020/1074 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2024 tarihinde karar verildi.