İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13182 Karar: 2024/9219 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13182 K.2024/9219

8. Ceza Dairesi 2024/13182 E. , 2024/9219 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 15.12.2021 KARAR SAYISI : 2020/125 E., 2021/1262 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesin

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13182 E. , 2024/9219 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 15.12.2021 KARAR SAYISI : 2020/125 E., 2021/1262 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesin

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13182 E. , 2024/9219 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 15.12.2021 KARAR SAYISI : 2020/125 E., 2021/1262 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırıkkale Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 3. Kırıkkale 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2019 tarihli kararı hakkında sanık tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, duruşma açılarak verilen, 15.12.2021 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, sanığın 15.07.2019 tarihli eylemi ile Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/16 Esas sayılı dava dosyasında yargılaması yapılan 02.11.2018 tarihli eylemi zincirleme suça esas alınıp, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/16 Esas sayılı dava dosyasında verilip kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığın cezasının neticeten 5 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, kolluk görevlilerinin olay günü sanığın da içerisinde olduğu aracı durdurup, araçtan inen sanığa üzerinde suç unsuru olup olmadığını sordukları, sanığın da kendiliğinden suça konu uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, bu şekilde sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanık hakkında başka bir eylemi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın bu kararı ihlal etmesi nedeniyle hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği gerekçesiyle sanığın temyiz inceleme konusu eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan dava açıldığı anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemelerince sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak belirlenen kurulan mahkumiyet kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak, "Sanık hakkında UYAP kayıtları tetkik edildiğinde, sanığın 02.12.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan Devrek Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2019 tarih 2019/915 Esas sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, dosyanın yetkisizlik kararı ile gönderildiği Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/268 Karar sayılı 03.02.2021 tarihinde kesinleşen ilamı ile sanığın neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın 02.12.2018 tarihli eylemi ile istinaf incelemesine konu 15.07.2019 tarihli eylemi arasında hukuki ve fiili kesinti bulunmadığı, eylemler arasında teselsül oluştuğu, bu nedenle sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğ" gerekçesiyle sanık zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle verilen mahkumiyet kararından Karabük 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/16 Esas sayılı dava dosyasında verilip kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığın cezasının neticeten 5 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık hakkında ilk derece mahkemesince atılı suç nedeniyle hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis cezasına ilişkin hüküm, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırılmak suretiyle 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği gözetildiğinde, temyiz incelemesine konu dava dosyası bakımından sanığa verilen hapis cezası artırılmış olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin uygulama şartları oluşmadığından Tebliğnamedeki red isteyen görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ve ayrıntıları Dairemizin 27.03.2024 tarihli ve 2024/12622 Esas, 2024/2780 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi (KDAE) kararında, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, KDAE kararının kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, KDAE kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, KDAE kararının içeriği itibariyle de usul ve kanuna uygun düzenlenmesi gerektiği, 5 yıl süre ile verilen KDAE kararında, suça sürüklenen çocuklar için de bu sürenin 5 yıl olduğu, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen KDAE kararının hukuken geçersiz sayılacağı, KDAE kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen KDAE kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin KDAE kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda KDAE kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, suça sürüklenen çocuklar hakkında verilen KDAE kararlarının müdafiine yapılmasının da zorunlu olduğu, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen KDAE kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, KDAE kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce aynı suçtan dolayı Devrek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip, erteleme kararının ihlali üzerine dava açılıp Devrek 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/416 Esas sayılı dava dosyasında yargılama yapılıp mahkumiyet kararı verildiğinden bahisle, temyiz inceleme konusu eylemi nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği ancak; daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının/kararlarının içeriği, tebliğ evrakları, kesinleşme tarihi ya da ihlal eylemine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzenlenmiş bir inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hükmün, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu dava dosyasında verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, yukarıda da açıklandığı üzere, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, sanık hakkında daha önceden verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı/kararlarına ilişkin dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, bu kararların usulüne uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği değerlendirilerek incelenen 15.07.2019 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2020/125 Esas, 2021/1262 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla