İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/13619 Karar: 2024/8723 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13619 K.2024/8723

8. Ceza Dairesi 2024/13619 E. , 2024/8723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/424 E., 2022/865 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kar

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/13619 E. , 2024/8723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/424 E., 2022/865 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kar

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/13619 E. , 2024/8723 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/424 E., 2022/865 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 21.06.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. B. Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.01.2022 tarihli ve 2019/340 Esas, 2020/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Kararın sanık müdafinin istinaf talebi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 18. Ceza Dairesinin 08.09.2022 tarih, 2020/424 Esas, 2022/865 Karar sayılı kararı ile değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 63 üncü maddesi, 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesi uyarınca mahsup edildikten sonra sonuç ceza 5 ay hapis cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; süre tutum dilekçesi ile sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulama alanı olmamasına rağmen zincirleme suç hükümleri uygulanması kararının seçenek yaptırımlara çevrilmemesinin çelişki oluşturması nedeniyle verilen kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Uyuşturucu satıcılarına yönelik olarak yapılan istihbari çalışmalarında ... ve temyiz dışı sanık ...'ın 'ın Keçiören İlçesi 19 Mayıs Mahallesi ... Caddesi No:14/B adresinde halı yıkama faaliyeti gösteren işyerlerinde esrar ile uyuşturucu hapların satışını yaptıkları yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine olay tarihinde bu işyerinin göz yordamıyla takibe alındığı, ayın gün saat 21.25 civarında bu işyerinin önüne bir aracın parkettiğinin, araçtan temyiz dışı sanık ... ile hakkındaki soruşturma evrakı tefrik edilerek uyuşturucu madde kullanma suçundan soruşturma başlatılan ... ile birlikte inip işyerine girdiklerinin bu esnada bu işyerine 75 metre kadar mesafede yine hakkındaki tefrik kararı verilen ...'ın bulunduğunun görülmesi üzerine öncelikle ...'ın durdurulduğu, yapılan kaba üst yoklamasında montunun cebinde extacy haplar bulunduğu şahsın bu sırada sigara paketi içerisinden çıkardığı şeffaf poşete sarılı esrarı polislere teslim ettiği, bu şahısla yapılan şifahi görüşmede esrarı sanık ...'dan aldığını, diğer hapları ise yine ... ile birlikte aldıklarını beyan ettiği, temyiz dışı sanık ... ile tanık sıfatı bulunan ...'ın birlikte girdikleri işyerinin önünde beklenildiği sırada işyerinin önüne başka bir aracın geldiğinin ve bu araçtan hakkındaki tefrik kararı verilen ...'ın inip işyerine girdiğinin, yaklaşık 15 dakika kadar sonra ... ile ... ve ...'ın işyerinden çıkıp araca binerek hareket ettiklerinin görülmesi üzerine bu aracın durdurulduğu, bu esnada sanık ...'ın esrarı aracın ön göğüs kısmına, iddia kuponuna sarılı hapları aracın paspası üzerine bıraktığının görülmesi üzerine muhafaza altına alındığı, yapılan incelemede bu haplar ile ... isimli şahıstan ele geçen hapların renk ve desen olarak benzer olduklarının tespit edildiği, bu esnada aynı cadde üzerinde aracın bulunduğu, aracın sağ arka koltuğunda ...'ın oturduğu, aynı araçta tefrik kararı verilen ..., ... ve ... isimli şahısların da olduğu görülerek bu kişilere müdahale edildiği, bu sırada sanık ...'ın araçtan inip kaçmaya çalıştığı ve kağıda sarılı esrarı yere attığı görülüp bu maddenin muhafaza altına alındığı, sanık ...'ın olay yerinden uzaklaşamadan yakalandığı, uyuşturucu maddelerin devamının halı yıkama üzerine faaliyet gösteren işyerinde olabileceği değerlendirilerek alınan arama kararına istinaden bu işyerinde yapılan aramada, bir tezgahın üzerinde şeffaf poşet içerisinde uyuşturucu maddeler ve haplar bulunduğu görülerek muhafaza altına alındığı, sanık ve temyiz dışı sanıklar ile kendilerini yakalayan polisler arasında bir husumet olduğuna dair dosyada herhangi bir iddia veya delil bulunmaması dikkate alındığında tutanağa itibar edilmesi gerektiği, olay tarihinde ... isimli şahsın sanık ...'ın işyerinin yakınında yakalandığı ve üzerinden hapın ve bir miktar esrar çıktığı, kısa bir süre sonra işyerinden çıkan sanık ...'dan da haplar ile bir miktar esrar ele geçirildiği, ...'tan ele geçen haplar ile sanık ...'dan ele geçen hapların renk ve desen olarak birbirine çok benzediği, diğer yandan sanık ...'ın içerisinde bulunduğu aracın görevli polislerce durdurulmak istenildiği sırada sanık ...'ın kaçmaya teşebbüs edip üzerinde bulunan uyuşturucu maddeyi yere atması dikkate alındığında sanık ... ile ..., ... ve ... isimli şahısların bu araçta uyuşturucu madde alışverişi için bulundukları, sanık ...'ın bu şahıslara uyuşturucu madde satmak isterken yakalandığı anlaşılmakla sanığın atılı uyuşturucu madde ticareti suçunundan mahkumiyetine karar vererek cezalandırılmasına kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: Sanık ve temyiz dışı sanık ...'in suçlamayı kabul etmemeleri, tanıklara fiilen satış yaptıklarına dair tespit bulunmaması, tanıkların da uyuşturucu madde ticaretine ilişkin bilgi ve görgülerinin olmaması, üzerlerinde ve iş yerinde ele geçen uyuşturucu maddenin kullanım sınırları içerisinde kalması nedeniyle eylemlerinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturmayıp mevcut dosya kapsamı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün kaldırılmasına sanık ...'ın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunu oluşturduğu, ancak sanığın 06/09/2017 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeni ile 01/11/2017 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının infazı aşamasında 15/05/2019 tarihinde yine aynı nitelikte suçu işlemesi üzerine 28/10/2019 tarihinde açılan kamu davasında Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1894 Esas ve 2020/1273 Karar sayılı ilamı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip kararın 17/11/2020 tarihinde kesinleştiği, İstinaf incelemesine konu 28/04/2019 tarihli eylemin de belirtilen ilamın iddianame tarihinden önce olup, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra kararın infazı aşamasında olduğu anlaşıldığından sanığın cezalandırılmasına, belirtilen Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1894 Esas ve 2020/1273 Karar sayılı ilamı ile 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu kadar ek cezaya hükmedilmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1-Sanık hakkında dava konusu eylemden daha önce işlediği 06.09.2017 tarihli aynı suçtan 01.11.2017 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu kararın infazı sırasında 15.05.2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullanma suçu işlemesi üzerine 28.10.2019 tarihinde iddianame düzenlenerek Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1894 Esas ve 2020/1273 Karar sayılı ilamı ile sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip kararın 17.11.2020 tarihinde kesinleştiğinden bahisle, temyize konu bu dosyada 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına karar verilmişse de ; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, söz konusu erteleme kararının ve dava dosyasının denetime olanak sağlayacak şekilde dosya arasına alınarak kararın usule uygun verilip verilmediği ve kesinleşip kesinleşmediği, yine 15.05.2019 ve 28.04.2019 tarihli ihlal teşkil eden kullanma suçlarından hangisinin ihlal niteliğinde olduğu belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre; 2- (1) numaralı bozma nedeni yerine getirildikten sonra, dava konusu ... müstakil suç oluşturması halinde; Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 inci veya 190 ıncı maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi hükme bağlanmış, 191 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında ise "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı..." belirtilmiştir. Dolayısıyla sanık hakkında "uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde karar verilen "Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri" ve "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra "Kamu Davası Açılmasının Ertelenmesi" kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek; a) Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" veya 5560 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi gereğince verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" yoksa 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmesi gerektiğinin gözetilmesi, c) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı" veya 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince "hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı" verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 08.09.2022 tarih, 2020/424 Esas, 2022/865 Karar sayılı sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla