Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/13641 E. , 2024/8949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/516 E., 2021/259 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞ
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/13641 E. , 2024/8949 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/516 E., 2021/259 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKİ SÜREÇ A. Sanık hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2018/933 Esas, 2019/441 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümleri uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. Kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/516 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanğın temyiz sebepleri özetle; evde yapılan uyuşturucu madde kalıntılı pet şişenin önceki zamanlardan kaldığından, hakkında beraat kararı talep ettiğinden kararını temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde kullanma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın olay tarihi olan Talas Mevlana Mah. ... Caddesi üzerinde meydana gelen kasten yaralama olayı ile ilgili olarak ...'in Talas Mevlana Mahallesi ... Caddesi ... Apartmanı No:18/22 sayılı adreste gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamına yapılan aramada, uyuşturucu madde kullanımı için hazırlandığı değerlenderilen ucu alüminyum folyo ile sarılan pipet takılmı pet şişe ele geçirildiği, sanığın yakalandığında alınan idrar tahlilinin pozitif çıktığı, ele geçen pet şişide uyuşturucu maddelerden metamfetamin kalıntısının bulunduğunun tespit edildilerek atılı suçu işlediği anlaşılmakla eylemine uyan suçtan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine istinafı üzerine: sanığın atılı suçu işediği sabit olmakla, sanığın ikinci kez mükerrir olduğunun gözetilmemesi, Cumhuriyet savcısının istinaf itirazları bu nedenle yerinde ise de; bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; tekerrüre ilişkin bendin çıkartılarak yerine " Sanığın Kayseri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/371 Esas-2010/603 Karar sayılı kararıyla genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan verilen hapis cezasının kesinleşmesinden sonra işlediği firar suçu nedeniyle Sinop 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/276 Esas-2015/357 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyetin 08.07.2018 tarihinde kesinleşmesinden sonra yasal süreler içinde yargılamaya konu suçu işlediği anlaşıldığından TCK'nun 58/6-7 maddesi gereğince cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ibarelerinin ayrı ayrı eklenmesi suretiyle kararın düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.12.2023 tarihli ve 2023/11-257 Esas, 2023/687 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak yalnızca güvenlik tedbiri niteliğindeki 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ilk kez istinaf incelemesinde yaptırım olarak eklenmesi hâlinin 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasında istisnai olarak sayılan temyiz edilemeyecek kararlar arasında açıkça belirtilmemesi ve açıklanan şekilde verilen bir kararın temyiz yoluna tabi olup olmadığı belirlenirken 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi içerisinde kabul edilmesinin istisnai normların geniş yorumlanmaması gerektiği ilkesiyle bağdaşmayacak olması ve sanık aleyhine yönelen temyiz bulunmadığında yaptırımın türü ve ağırlığı bakımından kurulacak yeni hükümdeki cezanın sanığın aleyhine olarak ilk hükümden daha ağır olamaması anlamına gelen aleyhe değiştirme yasağının tekerrür hükümleri açısından da geçerliliğini koruması hususları ile sanık hakkında kurulmuş olan hapis cezasına ilişkin hükmün istinaf incelemesi sırasında kaldırılarak, sanığın yeniden hapis cezası ile cezalandırılmasının yanı sıra 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesinin de ek bir yaptırım olarak hükümde yer almış olması nedeniyle hükmün temyiz edilebilir olduğunun kabulü ile tebliğnamedeki ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının olduğundan bahisle, 18.02.2018 tarihli inceleme konusu eylemi nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla, Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 18.02.2018 tarihli eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, başkaca yönleri incelenmeyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 18.03.2021 tarihli ve 2020/516 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîre Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.