İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14586 K.2025/4202

Kanun'un 23. maddesinin 2. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası…

Esas2024/14586Karar2025/4202Tarih22 Mayıs 2025Okuma6 dk · 1.244 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/14586 E., 2025/4202 K.

Karar tarihi
22 Mayıs 2025
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Sayısı
2018/346 Esas 2019/50 Karar
Suçlar
2313 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU
Karar
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2018/346 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun'a (2313 sayılı Kanun) aykırılık suçundan 2313 sayılı

Karar Detayı

1.244 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

Kanun'un 23. maddesinin 2. cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 26.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.05.2023 tarihli 2022/29060 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...Dosya kapsamına göre, 1- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/1, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230/1-c maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetime olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması, gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin açık olarak belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi,

hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, Anayasa ve 5271 sayılı Kanun'un amir hükümlerine aykırı şekilde gerekçesiz karar verilmesinde, 2- Mahkemesince işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel ceza belirlendikten sonra,

belirlenen cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesindeki takdiri indirim hükmünün uygulanmasının mümkün olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılmamasında, 3- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 221. maddesinde yer alan, "1) Duruşma tutanağında;

a) Oturumlara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcisinin, bilirkişinin, tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadı, b) Duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlar, c) Sanık açıklamaları, d) Tanık ifadeleri, e) Bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları, f) Okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar, g) İstemler, reddi halinde gerekçesi, h) Verilen kararlar, i) Hüküm yer alır." şeklindeki düzenleme nazara alındığında,

...Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/346 esas sayılı dosyasının 18/09/2019 tarihli karar duruşma tutanağında hüküm kurulmadan karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.

Sanıklar hakkında, 17.07.2018 tarihli 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemi ile ...Cumhuriyet Başsavcılığının 25.10.2018 tarihli iddianamesi ile ...Asliye Ceza Mahkemesi'ne kamu davası açıldığı, B. ...Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2019 tarihli ve 2018/346 Esas, 2019/50 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2313 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 2313 sayılı Kanun'un 23/5-2. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. C.

Dosya kapsamına göre. Duruşmaların aleni olmasına ilişkin, aleniyet ilkesi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve 5271 sayılı Kanun'da belirtilen maddelerle güvence altına alınmıştır.

Anayasa’nın 36. maddesine göre, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." Yine Anayasa’nın 141. maddesine göre, " Mahkemelerde duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde karar verilebilir.

Küçüklerin yargılanması hakkında kanunla özel hükümler konulur. Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesine göre, "Herkes davasının, … kamuya acık olarak gorulmesini isteme hakkına sahiptir. Karar aleni olarak verilir.". 5271 sayılı Kanun'un 182. maddesine göre, " Duruşma herkese açıktır.

Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir.

Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır." 5271 sayılı Kanun'un 221. maddesine göre,"(1) Duruşma tutanağında; a) Oturumlara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcisinin, bilirkişinin, tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadı, b) Duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlar, c) Sanık açıklamaları, d) Tanık ifadeleri, e) Bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları, f) Okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar, g) İstemler, reddi halinde gerekçesi, h) Verilen kararlar, i) Hüküm,

Yer alır." 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesine göre, ''Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.'' 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesine göre," Hükmün başına, "Türk Milleti adına" verildiği yazılır.

Hükmün başında; a) Hükmü veren mahkemenin adı, b) Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği, c) Beraat kararı dışında, suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi, d) Sanığın gözaltında veya tutuklu kaldığı tarih ve süre ile halen tutuklu olup olmadığı, yazılır.

(3) Hükmün gerekçesi ve varsa karşı oy gerekçesi (Ek ibare: 24/11/2016-6763 S.K./31. md) tümüyle tutanağa geçirilmemişse açıklanmasından itibaren en geç onbeş gün içinde dava dosyasına konulur. (4) Karar ve hükümler bunlara katılan hâkimler tarafından imzalanır.

(5) (Değişik fıkra: 24/11/2016-6763 S.K./29. md)Hüküm sonucu tefhim edildikten sonra gerekçeli karar imzalanmadan hâkim ölür veya herhangi bir sebeple kararı imzalayamayacak hâle düşerse, yeni hâkim, tefhim edilen hükme uygun olarak gerekçeli kararı bizzat yazarak imzalar.

Toplu mahkemelerde böyle bir durumun gerçekleşmesi hâlinde, hüküm diğer hâkimler tarafından imzalanır ve başkan veya en kıdemli hâkim tarafından, hükmün altına diğer hâkimin imza edememesinin sebebi yazılarak imza olunur.

(6) Hüküm fıkrasında, 223 üncü Maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun Maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.

(7) Hükümlerin nüshaları ve özetleri mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır ve mühürlenir." 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesine göre, " Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana çizgileriyle anlatılır.

Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve süresi bildirilir..." düzenlemeleri gereği "gerekçeli kararın duruşmalarda aleni olarak açıklanması ilkesi" gözetildiğinde, 18.09.2019 tarihli aleni celsede dava konusu fiil ve failler haklarında usulüne uygun herhangi bir hüküm kurulmadığı gibi, davanın esasına ilişkin bir ara karar da verilmediği anlaşılmıştır.

UYAP işlem kütüğünde yapılan araştırmada, duruşma tutanağının duruşma günü düzenlendiği, duruşmanın ertesi günü olan 19.09.2019 tarihinde onaylandığı, gerekçeli kararın da bu tarihte yazıldığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenle, aleni celsede kanuna uygun teşekkül etmiş mahkeme huzurunda usulünce açıklanan bir hüküm bulunmadığından, mahkemenin uyuşmazlığı çözdüğü ve davanın esası hakkında bir hüküm kurduğundan bahsedilemeyecektir.

Bu itibarla fiziki imza da içeren duruşma tutanağının elektronik imza ile 19.09.2019 tarihinde imzalandığı; duruşmada usulüne uygun olarak açıklanmış bir kısa karara dayanmayan kararın başlığının "gerekçeli karar" sözcüğünü içerse dahi, böyle bir metnin Anayasa'nın ve 5271 sayılı Kanun'un söz edilen ilkeleri çerçevesinde usulüne göre verilmiş bir mahkeme kararı olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşılmakla, inceleme konusu kararın ''yok hükmünde'' bir karar olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle 18.09.2019 tarihli aleni celseyi yansıtan, hakim ile katip tarafından fiziki ve elektronik imza ile imzalanan duruşma tutanağına göre dava konusu fiil ve failler hakkında henüz bir karar verilmemiş olduğu anlaşılmakla; ortada kanun yollarına konu edilebilecek bir hüküm bulunmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Değerlendirme Ve Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/14586
Karar No
2025/4202
Tarih
22 Mayıs 2025
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14583 K.2025/5400
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14580 K.2025/4195
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14565 K.2025/3849
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14489 K.2025/1959
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14481 K.2025/1613
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14476 K.2025/1610

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.