Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14600 E. , 2025/4815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2018/672 E. 2019/54 K., 2019/228 E. 2019/693 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (ayrı ayrı) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına boz
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14600 E. , 2025/4815 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYILARI : 2018/672 E. 2019/54 K., 2019/228 E. 2019/693 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARARLAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (ayrı ayrı) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/672 Esas, 2019/54 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 01.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği; Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/228 Esas, 2019/693 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin 15.01.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği;anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/22522 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57912 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 16.03.2018 tarihli eylemi sebebiyle, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarihli ve 2018/8330 soruşturma, 2018/1816 Esas, 2018/1398 sayılı iddianamesi ve sanığın incelemeye konu olan 08.04.2018 tarihli bir diğer eylemi nedeniyle anılan Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2019 tarihli ve 2018/3458 soruşturma, 2019/595 Esas, 2019/468 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davalarının yapılan yargılamaları sonunda, Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesince, her iki eylem nedeniyle ayrı ayrı, sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, Somut olayda, adı geçen sanığın evvelce 25.09.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma evresi sonucunda Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.09.2017 tarihli ve 2016/2144 soruşturma, 2017/36 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar etmesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine, Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli ve 2017/665 Esas, 2018/460 sayılı kararı ile erteleme kararı usulüne uygun tebliğ olarak edildiği halde kesinleşmesi beklenmeden denetimli serbestlik tedbirlerine başlanması nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verildiği, anılan durma kararının 29.09.2018 tarihinde kesinleştiği, şüpheliye 11.09.2017 tarihinde tebliğ edilen söz konusu erteleme kararının ise 27.09.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, inceleme konusu 16.03.2018 tarihli ilk eyleme ilişkin suçun, denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu, incelemeye konu 08.04.2018 tarihli eylemin ise evvelce işlenen 25.09.2016 tarihli eylemle arasında hukuki kesinti bulunmaması nedeniyle anılan ilk eylemle bağlantılı olarak zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü gerektiği ve eylemlerin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, 16.03.2018 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesi ve 08.04.2018 tarihli eylemin ise zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararları verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 16.03.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 02.10.2018 tarihli iddianamesi ile Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, kanun yararına bozma istemine konu Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.01.2019 tarihli ve 2018/672 Esas, 2019/54 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 01.02.2019 tarihinde kesinleştiği, B. Şüpheli hakkında, 08.04.2018 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 19.02.2019 tarihli iddianamesi ile Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, kanun yararına bozma istemine konu Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/228 Esas, 2019/693 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 15.01.2020 tarihinde kesinleştiği, C. Şüphelinin kanun yararına bozma istemine konu suç tarihleri öncesi, 25.09.2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 05.09.2017 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2018 tarihli ve 2017/665 Esas, 2018/460 Karar sayılı kararı ile erteleme kararı usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde kesinleşmesi beklenilmeden denetimli serbestlik tedbirlerine başlanması nedeniyle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden bahisle kamu davasının durmasına karar verildiği, kararın 29.09.2018 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu, 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında ihlal sebebi olarak sayılarak aynı maddenin beşinci fıkrası uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, bu ihlalden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Hükümlünün inceleme konusu 16.03.2018 tarihli eyleminin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/4. maddesi kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu, incelemeye konu 08.04.2018 tarihli eylemin ise daha önce işlenen 25.09.2016 tarihli eylemle arasında hukuki kesinti bulunmaması nedeniyle anılan ilk eylemle bağlantılı olarak zincirleme şekilde işlendiğinin kabulü gerektiği ve eylemlerin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, 16.03.2018 tarihli eylem nedeniyle açılan kamu davasının düşürülmesi ve 08.04.2018 tarihli eylemin ise zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2019 tarihli ve 2018/672 Esas, 2019/54 Karar ile 19.11.2019 tarihli ve 2019/228 Esas, 2019/693 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.