İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /8. Ceza Dairesi

YARGITAY · 8. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14604 K.2025/5230

Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/1026 D.İş sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda verilen "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karara…

Esas2024/14604Karar2025/5230Tarih24 Haziran 2025Okuma11 dk · 2.176 kelime

KÜNYE

8. Ceza Dairesi 2024/14604 E., 2025/5230 K.

Karar tarihi
24 Haziran 2025
Konu
Uyusturucu Suclari
Mahkemesi
Sulh Ceza Hakimliği
Sayısı
2022/1026 Değişik iş
Suç
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU
Karar
İtirazın reddi
Tebliğname görüşü
İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul

Karar Detayı

2.176 kelime·11 dk okuma·3 bölüm

Anadolu 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/1026 D.İş sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda verilen "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karara yönelik itirazın "reddine" kesin olarak karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/26664 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.06.2023 tarihli ve KYB-2023/60944 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin. “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın soruşturma savcılığının talebi üzerine kaldırılabilmesi için kamu davasının açılmasına yeterli yeni delil elde edilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede. Benzer bir konuya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16/06/2021 tarihli ve 2020/18965 esas, 2021/7640 karar sayılı ve Yargıtay

10. Ceza Dairesinin 21/06/2021 tarihli ve 2020/21397 esas, 2021/7865 karar sayılı ilâmları ile benzer diğer ilamlarında da değinildiği üzere, şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararların, şüpheliye usulüne uygun tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, anılan kararın infazına başlanmış olmasının hatta tedbirin infazının tamamlanmasının bir önem arz etmediği,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." ve 191/4. maddesinde “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,

c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenlemelere yer verildiği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, 1-Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde suç işlemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 24/11/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak ve kullanmak suçundan verilen İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02/05/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını müteakip, aynı neviden suçu 04/03/2021 tarihinde de işlediği anlaşılmakla,

denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle 04/03/2021 tarihli suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu ve kamu davası açılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, 2-Kabule göre de, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 02/05/2018 tarihli ve 2017/197656 soruşturma, 2018/2162 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar 13/07/2020 tarihinde suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmiş ise de,

söz konusu karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin gösterilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği gözetilmeden karar verilmesinde, 3-Benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay

10. Ceza Dairesinin 21/12/2022 tarihli ve 2022/2422 esas, 2022/13626 karar sayılı ilâmında yer alan"...5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde yer alan hükmün, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna münhasır olarak düzenlendiği, somut olayda 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’ nun 19. maddesinin uygulanma olanağının bulunmadığı,

bu nedenle yaşı küçük şüpheli hakkında “5 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “3 yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine” karar verilmesi kanuna aykırıdır..BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin 5 yıl olacağı gözetilmeden karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Suça sürüklenen çocuk hakkında, 24.11.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli ve 2017/197656 soruşturma, 2018/2162 sayılı kararı ile.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği,

kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, kararın şüpheli müdafiiye 13.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B.

Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce yükümlülüklerine uygun davrandığının bildirilmesi üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2021 tarihli ve 2017/197656 Soruşturma, 2021/60775 Karar sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun erteleme süresinde 04.03.2021 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlemesi sebebiyle erteleme kararını ihlal ettiğinden itiraz edildiği, İstanbul Anadolu

7. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/1026 D.İş sayılı kararı ile "kovuşturmaya yer olmadığına" dair karara yönelik itirazın "reddine" kesin olarak karar verdiği anlaşılmıştır. C.

Suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde suç işlemediğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 24.11.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak ve kullanmak suçundan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 02.05.2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verildiği,

suça sürüklenene çocuğun 04.03.2021 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği anlaşılmakla, 04.03.2021 tarihli suçun 5237 sayılı Kanun’un 191/4. maddesi uyarınca erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu ve kamu davası açılması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, D.

Kabule göre. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu kararla birlikte verilecek olan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik herhangi bir kanun yolu öngörülmemiş ise de;

kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesinin ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda suça sürüklenen çocuğun, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği,

"Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı,

Suça sürüklenen çocuk hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar müdafiiye tebliğ edilmiş ise de kararda itiraz kanun yolunun gösterilmediği, suça sürüklenen çocuğa anılan karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru hakkı tanınmadığı, bu nedenle kararın kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle, tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymadığından söz edilemeyeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından;

"kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararın, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmemesi,

E. 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararların şüpheli tarafından doğrudan haberdar olunması gereken yükümlülük ve uyarılar içermesi nedeniyle, müdafii bulunan soruşturma dosyalarında bu kararların yalnızca müdafilere tebliği yeterli olmayıp, müdafilerle birlikte taraflara da tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Bu şekilde taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen erteleme kararı kesinleşmeyeceğinden denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, açıklanan nedenlerle somut olayda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen erteleme kararının, suça sürüklenen çocuğun Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadesi sırasında hazır bulunan müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği,

ancak karar suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilmediğinden erteleme kararının usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden sözedilemeyeceği, erteleme süresinin kararın kesinleşmesi ile başlayacağı,ihlâl kabul edilen eylemin erteleme süresi içerisinde işlendiğinin söylenemeyeceği, bu nedenle anılan kararın kesinleşmediği gözetilmemesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. F.

5271 sayılı Kanun'un 171 inci (Değişik madde: 06.12.2006 - 5560 sayılı Kanun 21 inci md) maddesinde; "(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.

(2) (Değişik fıkra: 17.10.2019-7188 sayılı Kanun/19 uncu md) Uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173 üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.

(3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için, a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm olmamış bulunması, b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi, c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından kamu davası açılmasından daha yararlı olması, d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

(4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. (5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.

Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir. (6) (Ek fıkra: 17/10/2019-7188 S.K./19 uncu md) Bu madde hükümleri.

A) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar, c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, hakkında uygulanmaz." düzenlemesine yer verilmiş olup, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) kamu davasının açılmasının ertelenmesi başlıklı 19 uncu maddesi ise;

" Madde 19 - (Değişik madde: 06.12.2006 - 5560 sayılı Kanun 39 uncu md) (1) Çocuğa yüklenen suçtan dolayı Ceza Muhakemesi Kanunundaki koşulların varlığı halinde, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilir. Ancak, bu kişiler açısından erteleme süresi üç yıldır.

(2) (Ek fıkra: 17.10.2019-7188 sayılı Kanun 33 üncü md) Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen hapis cezasının üst sınırı, on beş yaşını doldurmamış çocuklar bakımından beş yıl olarak uygulanır." şeklindedir.

5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." hükmü yer almaktadır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu ceza adalet sistemimize ilk defa 5395 sayılı Kanun ile girmiştir.

Kurum, 06.12.2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 5271 sayılı Kanun'un 171/2. maddesinde düzenlenerek, uygulama yönünden yetişkinleri de kapsayacak şekilde genişletilmiştir.

En son değişiklik 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7188 sayılı Kanun) ile yapılmış, yeni düzenleme ile kurumun kapsamının genişletilmesinin yanısıra etkin bir şekilde uygulanabilmesine yönelik hükümler getirilmiştir.

Kamu davasının açılmasının ertelenmesi; hakkında kamu davası açılması için yeterli şüphe bulunan failin, kişiliği ve üzerine atılı suçun önemi göz önünde bulundurularak, açılması gereken davadan, belirlenecek bir süre boyunca göstereceği iyi hal dikkate alınarak vazgeçilmesidir. Şüpheli erteleme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.

Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suçun işlenmesi halinde ise, şüpheli hakkında kamu davası açılır. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kurumu ceza muhakemesinin dava açılmadan sonlanmasını sağlayarak, suça sürüklenen çocuğun lekelenmesini ve ceza muhakemesindeki olumsuz süreçlerden etkilenmesini engelleyebilmesi nedeniyle önemli bir çözüm yöntemidir.

Tüm bu düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda. 5395 sayılı Kanun'un, suça sürüklenen çocuklar hakkında özel bir kanun olup öncelikle uygulanması gerektiği, 5395 sayılı Kanun'un 19. maddesinde yer alan açık düzenleme karşısında, suça sürüklenen çocuklar hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi halinde, erteleme süresinin "3 yıl" olacağı, erteleme süresinin 3 yıl olarak kabul edilmesinin suça sürüklenen çocuk yönünden lehe olduğu,

5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun değişik 19. maddesindeki 3 yıllık erteleme süresi yürürlükte iken bundan sonra yapılacak düzenlemelerde açıkça bir düzenleme bulunmadığı takdirde erteleme süresinin suça sürüklenen çocuklar için 3 yıl olarak uygulanması gerektiği, tıpkı 5271 sayılı Kanun'un 171. ve 231.maddelerinde erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması sürelerinin 5 yıl olarak belirlenmesine rağmen bu sürelerin çocuklar için 3 yıl olarak uygulandığı konusunda bir tereddüt olmadığı,

5237 sayılı Kanun'un 191. maddesindeki erteleme süresi 5 yıl olarak belirlenmiş iken suça sürüklenen çocuklar için ayrıca bir süre öngörülmediğinden 5395 sayılı Kanun'da ki 3 yıllık erteleme süresinin uygulanması gerektiği, çocuğun üstün hukuki yararı da gözetilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresinin 3 yıl olarak kabulü gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenemsi kararında belirtilen erteleme süresinin Kanun'a uygun olduğu belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu hususa ilişkin kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemindeki "3" nolu düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "1" ve "2" nolu kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, C. İstanbul Anadolu

SONUÇ / HÜKÜM

7. Sulh Ceza Hakimliğinin 07.04.2022 tarihli ve 2022/1026 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. I. İstem
  4. II. Değerlendirme Ve Gerekçe
  5. III. Karar
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/14604
Karar No
2025/5230
Tarih
24 Haziran 2025
Konu
Uyusturucu Suclari

İlgili Rehberler

  • Uyuşturucu Suçları Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14569 K.2025/3838
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14313 K.2024/6640
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13655 K.2024/9137
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/13123 K.2024/8597
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/12513 K.2024/2423
  • 8. Ceza Dairesi — Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/9122 K.2025/6795

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.