Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14612 E. , 2025/4838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/140 E., 2016/445 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Karar verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Boğazlıyan Asliye Ceza Mahke
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14612 E. , 2025/4838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/140 E., 2016/445 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak İNCELEME KONUSU KARAR: Karar verilmesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/445 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, hükmün 12.01.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2022/27572 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57995 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 4. fıkrasında, "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, hâlinde, hakkında kamu davası açılır " şeklinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/1. maddesinde “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklinde düzenlemelere yer verildiği, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 18/02/2019 tarihli ve 2019/667 esas, 2019/963 karar sayılı ilâmında "..."kovuşturma şartının" gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkeme tarafından CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince bu şartın gerçekleşmesini beklemek üzere “davanın durmasına” ve denetimli serbestlik dosyanın infazına devam edilebilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilerek davanın esasını çözen bir kararla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine “kamu davası açılmasının ertelenmesine dair kararın infazının devamına” karar verilerek hükümde çelişkiye neden olunması ve hükmün karıştırılması yasaya aykırı olduğundan,..." şeklinde belirtildiği üzere, Somut olayda, mahkemece kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediği kabul edilerek “karar verilmesine yer olmadığı” kararı verilmiş ise de, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sanığın cezalandırılması istemiyle açılan davada aynı maddenin 4. fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarının gerçekleşmediğinin anlaşılması durumunda Mahkeme tarafından 5 yıllık erteleme süresi zarfında gerçekleşmesi muhtemel olan dava şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesi gereğince davanın durmasına karar verilerek, geçerli tebligat işlemleri yapılarak denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiğinin gözetilmeden karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 20.06.2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2015 tarihli ve 2015/809 Soruşturma, 2015/9 Karar numaralı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması ile Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının 16.03.2016 tarihli, 2015/809 Soruşturma, 2016/100 Esas, 2016/85 sayılı iddianame Numarası ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1. ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.12.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/445 Karar sayılı kararı ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazında ısrar şartının gerçekleşmemesi sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği, hükmün 12.01.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Şüphelinin 02.11.2013 tarihli uyuşturucu madde ticareti suçundan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 23.06.2014 tarihli ve 2013/65739 Soruşturma,2014/16378 Esas ve 2014/1068 İddianame Numarası ile kamu davası açıldığı, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.05.2015 tarihli ve 2014/304 Esas, 2015/122 Karar sayılı kararı ile sanığın değişen suç vasfı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına, aynı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, sanığın 05.09.2018 tarihli eylemine ilişkin İstanbul Anadolu 60. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2021 tarihli mahkumiyet kararının ihbarı ile hüküm açıklanarak Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2021 tarih, 2021/403 Esas, 2021/465 Karar sayılı kararı ile hüküm açıklanarak mahkumiyet kararı verildiği, anlaşılmıştır. C. 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi uyarınca kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191/5. maddesinde erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" düzenlemesinin yer aldığı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 20.06.2015 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanunun'un 223/8. maddesi uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu hüküm kurulması, Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/445 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.