İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/14703 Karar: 2025/8965 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/14703 K.2025/8965

8. Ceza Dairesi 2024/14703 E. , 2025/8965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/505 E. 2021/704 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/14703 E. , 2025/8965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/505 E. 2021/704 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TE

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/14703 E. , 2025/8965 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/505 E. 2021/704 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2021 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1., 53. ve 58. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli, 2021/505 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın 01.12.2021 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 2022/23513 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/42698 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 18.01.2021 tarihli ve 2021/1350 soruşturma, 2021/37 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, denetimli serbestlik ve tedavi tedbirinin uygulanması için şüpheliye ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan çağrı tebligatının 22.03.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi üzerine şüphelinin 29.03.2021 tarihinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurduğu, şüpheliye tedavi ve denetimli serbestlik kararının infazında uyulması gereken kuralların tebliğ edilerek infazına başlanıldığı, şüphelinin denetimli serbestlik tedbiri kapsamında ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 12.04.2021 tarihli ve 2021/346 DS sayılı yazısıyla ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne (...) sevk edildiği, şüphelinin süresi içerisinde Amatem’e müracaat etmediğinin bildirilmesi nedeniyle şüpheliye 02.06.2021 tarihli uyarı yazısının 07.06.2021 tarihinde elden tebliğ edildiği, ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat eden şüphelinin 07.06.2021 tarihinde yeniden ...'e sevk edildiği, şüphelinin 11.06.2021 tarihli oturuma katıldığı, ancak şüphelinin tedavi gereklerine uygun davranmadığının, bu bağlamda 23.06.20 21... .07.2021 tarihindeki randevulara gelmeyerek yeniden yükümlülük ihlalinde bulunduğunun 07.07.2021 tarihli rapor ile bildirilmesi üzerine kayıtların kapatılarak Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığına infaz dosyasının gönderilmesini müteakip, şüphelinin yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinden bahisle kamu davası açıldığının anlaşıldığı, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin yerleşik içtihadları ve suç tarihi ile şüphelinin denetimli serbestlik tedbirinin uygulandığı süreçte yürürlükte olan Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 44/3. maddesinde; "Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde ise infaza son verilerek kayıtlar kapatılır" şeklinde belirtildiği üzere, şüphelinin yükümlülüklere uymamakta ısrar şartının gerçekleşmesi için yükümlülüğün iki defa ihlal edilmesi gerektiği, denetim dosyasının kapatılması için ise yükümlülüğün ilk ihali sonrasında uyarı tebliğinin yapılmasını müteakip ikinci ihlalin gerçekleşmesi gerektiği, bu açıklamalar ve yönetmelik uyarınca incelemeye konu dosyada işlemlerin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ise de, Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/505 Esas sayılı dosyasında kovuşturma aşaması devam ederken, 10.11.2021 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 5/1. maddesinde yer alan, "(1) Hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak müdürlüğün hazırladığı programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır." şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 44. maddesinde yer alan, "(1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya Kanunda yazılı hâllerde komisyonun önerisi üzerine infaz hâkimi tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde mazereti olmaksızın ve kasıtlı olarak üç defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün ikinci kez uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde üçüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. Suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından ise yükümlünün bir yıl içerisinde üçüncü kez uyarılmasının ardından bir yıl içinde dördüncü ihlalin tespit edilmesi halinde dosyanın kapatılması ile ilgili süreç başlatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde suça sürüklenen çocuklar ve denetimli serbestlik kararının infazına başlandığı tarihte çocuk olup infaz sürecinde on sekiz yaşını dolduranlar bakımından dördüncü kez, diğer yükümlüler bakımından üçüncü kez ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılması ile ilgili sürecin başlatılacağı ve dosyanın ilgili yargı merciine gönderileceği yükümlüye ihtar edilir. " şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, yükümlülüğe uymamada ısrarın, yükümlülüğün üç defa ihlal edilmesi olarak sayıldığı, iki defa uyarılma sonrası üçüncü kez yükümlülüğün ihlal edilmesi halinde ise infaz dosyasının kapatılacağı şeklindeki değişikliğin şüpheli lehine bir düzenleme içerdiği, Şüphelinin 12.04.2021 tarihinde sevk edildiği ...'e müracaat etmeyip kurum tarafından Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne bildirimde bulunulması üzerine yükümlülüğünü ilk defa ihlal ettiği, şüphelinin uyarı yazısı sonrasında ise 23.06.20 21... .07.2021 tarihlerinde de Amatem'e müracaat etmediği, bunun üzerine kurum tarafından 07.07.2021 tarihli rapor ile Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne bildirimde bulunulduğu, şüphelinin 23.06.2021 tarihinde müracaat etmemesine ilişkin kurum tarafından Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne herhangi bir bildirimde bulunulmamış olması ve bildirim yapılmamış olması ile müracaatta bulunulmama hususunda da şüpheliye ayrıca uyarı mahiyetinde bir tebliğ yapılmamış olması nazara alındığında, şüphelinin 23.06.20 21... .07.2021 tarihli ...'e müracaat etmemesinin ise bir ihlal kabul edilmesi gerektiği, Her ne kadar, denetimli serbestlik kararının infazı sırasında şüphelinin iki defa yükümlülüğü ihlal etmesi ve Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından bir kez uyarılması sürecinde mevcut olan yürürlükteki anılan Yönetmelik ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre yükümlülüğe uymamakta ısrar olarak kabul edilerek Mahkemesince sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiş ise de, Yargılama sırasında yürürlüğe girmiş olan anılan Yönetmeliğin 44/3. maddesi uyarınca şüphelinin ikinci ihlalinden sonra ikinci kez yazılı olarak uyarılması ve sonrasında üçüncü kez yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde yükümlülüğe uymamakta ısrar etmiş sayılacağı, şüphelinin iki defa yükümlülüğe uymaması ve bir kez uyarılması şeklinde gelişen süreçte sonradan yürürlüğe giren anılan Yönetmelik düzenlemesi uyarınca yükümlülüğe uymamakta ısrar şartının gerçekleşmiş sayılamayacağı cihetle, Bu doğrultuda, Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesince yargılama sırasında yükümlülüklere uymamada ısrar koşuluna ilişkin sanık lehine düzenleme içeren 11.10.2021 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik düzenlemesinin dikkate alınmadığı, ayrıca yargılama sırasında yürürlüğe giren anılan Yönetmelik'teki düzenleme ile yükümlülüklere uymamada ısrar şartına ilişkin yapılan değişiklik doğrultusunda somut olayda "kovuşturma şartı" olan "ısrar koşulu"nun gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında 09.07.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu sebebi ile yapılan soruşturmada Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2021 tarih, 2021/1350 Soruşturma, 2021/37 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2021 tarihli ve 2021/1350 Soruşturma, 2021/7775 Esas, 2021/5847 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 53. ve 58. maddeleri uyarınca Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesine açılan kamu davasında, Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarih, 2021/505 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 53. ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, kararın 01.12.2021 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra, 10.11.2021 tarihli ve 31655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin yürürlüğe girmesinden önce kapatılmış infaz dosyalarında; şüphelinin çağrı yazısı tebliği üzerine müdürlüğe başvurarak infaz işlemlerine başlanılmasından sonra, yükümlülük ihlalinde bulunması üzerine uyarılmasına karar verileceği, uyarı yazısının tebliğinden sonra şüphelinin müdürlüğe gelerek program takvimi uyarınca belirlenen yükümlülüklerini bir veya birden fazla kez yerine getirmesinden sonra yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde; ısrar uyarısını içeren bir tebligat daha yapılması gerekeceği, ikinci uyarıdan sonra müdürlüğe gelmemesi veya gelip de yeniden yükümlülük ihlalinde bulunması halinde artık ısrar şartının gerçekleşeceği ve infaz dosyasının kapatılması gerekeceği, Somut olayda; ... Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının tebliği üzerine şüphelinin müdürlüğe başvurduğu, Yükümlü Ön Bilgilendirme Formu imzalatılarak denetim planı hazırlandığı, şüphelinin hastaneye sevk edildiği, hastaneye başvurmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, 07.06.2021 tarihinde uyarılmasından sonra 07.07.2021 tarihli hastane raporunda şüphelinin 23.06.20 21... .07.2021 tarihli oturumlara katılmadığını bildirilmesi üzerine, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 14.07.2021 tarihli kararı dosyanın kapatılmasına karar verilerek Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği; tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı aşamasında, yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta "ısrar" ettiğinin kabul edilebilmesi için sanığa "yükümlülüklere ve tedavinin gereklerine uymamakta ısrar etmiş sayılacağı" uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen başvuruda bulunmadığı veya yükümlülük ihlalinde bulunduğu takdirde sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymamakta ısrar ettiğinin kabul edilebileceği anlaşıldığından, kovuşturma şartı olan "ısrar" şartının gerçekleşmemesi nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazına devam edilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerindedir. Ancak; UYAP sistemi üzerinden MERNİS’ten alınarak dosyasına konulan nüfus kaydında hükümlünün 16.01.2024 tarihinde öldüğü belirlendiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 64/2. maddesi uyarınca" Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır" şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, anılan norm gereğince hükümlü hakkındaki cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. C. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı Kanun'un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Ankara Batı 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarih, 2021/505 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Hüküm fıkrasının; "5237 saylı Kanunu'nun 64/2. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle hükümlü hakkındaki CEZANIN ORTADAN KALDIRILMASINA" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla