Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14728 E. , 2025/9199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/163 E. 2018/627 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıta
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14728 E. , 2025/9199 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/163 E. 2018/627 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli, 2018/163 Esas ve 2018/627 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 18.12.2018 tarihinde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.04.2023 tarihli ve 2022/22534 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/47006 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz ve istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği nazara alınarak yapılan incelemede, Dosya kapsamına göre, sanığın 24/10/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 08/02/2018 tarihli ve 2017/8329 soruşturma, 2018/386 esas, 2018/288 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı ve Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyeti ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; Sanık hakkında, daha sonradan 22/06/2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkumiyetine dair Amanos Asliye Ceza Mahkemesinin 01/02/2021 tarihli ve 2020/328 esas, 2021/60 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10/02/2022 tarihli ve 2021/1296 esas, 2022/255 sayılı kararında yer alan, "... , sanığın adli sicil kaydı, UYAP'ta kayıtlı olduğu dosyalar raporu, dosya arasına alınan “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçuna ilişkin mahkeme kararları ve soruşturma dosyaları birlikte değerlendirildiğinde Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/5434 sayılı soruşturma dosyasında 10/02/2016 tarihli eylem yönünden 08/04/2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/132 sayılı soruşturma dosyasında 20/10/2017 tarihli eylem yönünden 30/05/2018 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2014/26051 sayılı soruşturma dosyasında ise taraf olarak yer almadığı ve başka bir şüpheli yönünden kamu davsının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, bu itibarla sanık hakkında verilmiş herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına rastlanmadığı gözetilerek CMK'nin 223/8 maddesi uyarınca açılan kamu davasına ilişkin olarak durma kararı verilerek, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi için dosyanın Avanos Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ... " şeklindeki gerekçe ile anılan hükmün bozulmasına karar verildiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesinde, "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, 191/3. maddesinde, "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." biçimindeki, 191/4. maddesinde, “Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.” şeklindeki düzenlemeler dikkate alındığında, Bu haliyle, sanık hakkında verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığı, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki şart gerçekleşmediğinden sonraki eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp her iki suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Hükümlü hakkında 24.10.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.02.2018 tarihli ve 2017/8329 Soruşturma, 2018/386 Esas, ... numaralı iddianamesi ile Nevşehir Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı, Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/163 Esas, 2018/627 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 191/1., 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 18.12.2018 tarihinde istinaf edilmeksizin kesinleştiği, anlaşılmıştır. B. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan incelemede, sanığın 10.02.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/5434 Soruşturma sayılı dosyasında 08.04.2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; sanığın 20.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Derinkuyu Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/132 Soruşturma sayılı dosyasında 30.05.2018 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; sanığın 22.06.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı yapılan yargılama sonucunda Amanos Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2021 tarihli ve 2020/328 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 10.02.2022 tarihli ve 2021/1296 Esas, 2022/255 Karar sayılı kararı ile doğrudan dava şartları oluşmadığından bozma kararı verildiği, iddianamede yer alan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/26051 Soruşturma sayılı dosyasında ise sanığın taraf olarak yer almadığı ve başka bir şüpheli yönünden kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmakla; Sanık hakkında verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/6. maddesindeki doğrudan dava açma şartları gerçekleşmediğinden inceleme konusu eylemin tek başına dava konusu yapılmayıp 22.06.2020 tarihli suça ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekirken sanığın yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/163 Esas, 2018/627 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyalarının, Mahkemelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 24.10.2017 tarihli kullanma suçunda Nevşehir 3. Asliye Ceza Mahkemesi doğrudan açılan davada sanığı mahkûm edip HAGB'ye hükmetmiştir; ancak UYAP incelemesinde sanık hakkında daha önce hiçbir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığı, önceki eylemlerde ek kovuşturmaya yer olmadığı kararları verildiği anlaşılmıştır.
Hukuki İlke: TCK 191/6 uyarınca doğrudan dava açılabilmesi, kişi hakkında daha önce verilmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunmasına bağlıdır; böyle bir karar yoksa sonraki eylem tek başına dava konusu yapılamaz, birden çok eyleme ilişkin dosyalar birleştirilerek tek bir erteleme kararı verilmelidir.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma kabul; erteleme kararı bulunmadan 191/6'ya göre doğrudan dava açılıp mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunarak 309/4-a uyarınca bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: 191/6 doğrudan dava şartının varlığı, sanığın sicilinde geçerli bir erteleme kararının bulunup bulunmadığına bağlı olduğundan, ek KYOK ile sonuçlanan önceki eylemler doğrudan dava dayanağı olamaz; birleştirme ve tek erteleme kararı istenmelidir.