Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14748 E. , 2025/11153 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/232 E., 2016/158 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVU
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14748 E. , 2025/11153 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/232 E., 2016/158 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Hükümlü hakkında Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 43/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verildiği, hükmün, 13.05.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 2022/28042 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.06.2023 tarihli ve KYB-2023/52486 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "1-Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/09/2014 tarihli ve 2014/2232 soruşturma, 2014/7 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin karar, sanığın mernis adresine 22/10/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ise de; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre mnormal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, somut olayda, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 30/09/2014 tarihli kamu davasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu hâliyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği cihetle, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2)Bitlis Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından gönderilen 20/01/2015 Karar tarihli uyarı yazısının sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebligat geçerli sayılamayacağından, tebligat işlemlerinin usulsüz olduğu cihetle, sanığın denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiğinin kabul edilemeyeceği ve ısrar koşulunun gerçekleşmediği gözetilmeksizin, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, 3) Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/135 Esas ve aynı Mahkemenin 2015/137 Esasına kayden görülmekte olan kamu davalarının Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/232 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesine rağmen, birleşen dosyalarda ki eylemler nedeniyle sanığın savunmasının alınmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyet kararı verilmesinde, İsabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 06.08.2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2014 tarihli ve 2014/2232 Soruşturma, 2014/7 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, dördüncü fıkrası uyarınca erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun gösterildiği ancak 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine erteleme kararı kaldırılarak Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2015 tarihli ve 2014/2232 Soruşturma, 2015/910 Esas, 2015/550 sayılı iddianamesi ile Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesine 2015/232 Esas numarası ile kamu davası açıldığı, C. Şüphelinin 15.10.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin yürütülen soruşturmada Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/137 Esas, 2015/335 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Mahkemenin 2015/135 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, D. Şüphelinin 09.10.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemine ilişkin yürütülen soruşturmada Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2015 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/135 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının Mahkemenin 2015/232 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, E. Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43, 62, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerreliğe karar verildiği, kararın 13.05.2016 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. F. Kanun yararına bozma istemine ilişkin olarak; 1. Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığının 30.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığın adres kayıt sisteminde yer alan MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiği,aynı Kanun'un 10/2. maddesinin, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, aynı Kanun'un 21/1.maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata aynı Kanun'un 23/1-8 maddesi ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği için yapılan tebliğ usulsüz olduğundan 30.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği, bu nedenle infazına da başlanamayacağı, denetimli serbestlik müdürlüğünce yapılan tebligatların da hukukî sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, 2. Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının sanığın MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi uyarınca tebliğ edildiğinin dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, 3. Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/135 Esas, 2016/88 Karar ve 2015/137 Esas, 2015/335 Karar sayılı dava dosyalarının Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/232 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesine rağmen, birleşen dosyalarda ki eylemler nedeniyle sanığın savunmasının alınmadan, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bitlis 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/158 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2025 tarihinde karar verildi.