Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/14729 E. , 2025/10273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/289 E., 2015/551 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞ
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/14729 E. , 2025/10273 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/289 E., 2015/551 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2015 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1- 2 ve 53. maddeleri uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2015/289 Esas, 2015/551 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği kararın 03.06.2015 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği, anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 11.04.2023 tarihli ve 2022/29788 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-2023/45004 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Erteli hapis cezasının aynen infazına dair Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/01/2018 tarihli ve 2015/289 Esas, 2015/551 sayılı ek kararının, asıl kararın kanun yararına bozulması halinde yok hükmünde olacağı değerlendirilerek yapılan incelemede; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, anılan Kanun'a göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” şeklindeki şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Somut olayda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen bila tarihli ve 2014/61771 soruşturma, 2014/319 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine ilişkin dosya aslı içerisinde ve UYAP üzerinde yapılan incelemede her hangi bir tebliğ mazbatasının bulunmadığı gibi Gaziantep Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından çıkartılan çağrı yazısının 15/01/2015 tarihinde sanığın doğrudan mernis adresine 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesi karşısında anılan tebligatın da usulsüz olduğu ve geçerli sayılamayacağı cihetle, Mahkemesince tebligat işlemlerinin tamamlanabilmesi amacıyla durma kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 21.11.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2014 tarihli ve 2014/61771 Soruşturma, 2014/319 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağını ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edilmediği, B. Şüphelinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine uymaması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 16.02.2015 tarihli ve 2014/61771 Soruşturma, 2015/3443 Esas, 2015/2790 sayılı iddianamesi ile Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, C. Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2015/289 Esas, 2015/551 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191/1, 62... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 03.06.2015 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosya kapsamına göre; 1. Şüpheli hakkında verilen "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik şüphelinin 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkının bulunduğu ve erteleme kararında itiraz hakkı ile itiraz süresi ve merciinin gösterilmesi gerektiği, itiraz hakkı bulunduğu hususunu içerir kararın şüpheliye usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 09.12.2014 tarihli ve 2014/61771 Soruşturma, 2014/319 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sanığa tebliğ edilmediği ve bu nedenle kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre ise; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanunu'nun 23. maddesinin birinci ve sekizinci fıkrası ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı hükmedilen denetimli serbestlik tedbirinin infazına ilişkin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının sanığın MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi gereği tebliğ edildiğinin dolayısıyla tebligatın usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında; denetimli serbestlik tedbiri kararının infazının devamına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine hükmolunması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE B. Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.05.2015 tarihli ve 2015/289 Esas, 2015/551 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.12.2025 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: 21.11.2014 tarihli kullanma suçunda Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının erteleme kararının sanığa tebliğ edildiğine dair dosyada ve UYAP'ta hiçbir mazbata bulunmamış; denetimli serbestlik çağrı yazısı ise doğrudan MERNİS adresine 21/2'ye göre tebliğ edilmiştir. Sanık erteli cezaya mahkûm edilmiş, Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir.
Hukuki İlke: Erteleme kararında itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilerek karar usulüne uygun tebliğ edilmeden tedbirin infazına başlanamaz; kararın tebliğine dair dosyada hiçbir mazbata bulunmaması kovuşturma şartının gerçekleşmediğini gösterir, ayrıca denetimli serbestlik yazısının doğrudan MERNİS'e tebliği de usulsüzdür.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma kabul; erteleme kararı tebliğ edilmediğinden durma kararı ve denetimli serbestlik infazının devamı gerekirken mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunarak 309/4-b uyarınca bozulmuştur.
Dava Strateji Notu: Erteleme kararının tebliğ mazbatasının dosyada hiç bulunmaması, usulsüz tebliğden daha güçlü bir savunma dayanağıdır; tebliğ belgesinin yokluğu doğrudan kovuşturma şartının eksikliğini ve durma zorunluluğunu doğurur.