Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/16105 E. , 2026/2348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2510 Esas, 2023/1716 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sa
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/16105 E. , 2026/2348 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2510 Esas, 2023/1716 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2023 tarihli ve 2023/86 Esas, 2023/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a,b, 62, 52, 53, 58, 63, 54,55. maddeleri uyarınca 13... ay 15 gün hapis cezası ve 27.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.12.2023 tarihli ve 2023/2510 Esas, 2023/1716 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1. maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlemediğine, eylemin uyuşturucu madde kullanma suçu kapsamında kaldığına, uyuşturucu madde ticareti yapıldığına yönelik mahkumiyete yeterli kesin delil elde edilemediğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/4.b maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, sanığın Mersin'de yaşadığına, bahçede ele geçirilen uyuşturucu maddelerin sanığa ait olmadığına, tahliye ve beraat kararı verilmesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; hakkında istihbari bilgi bulunan sanığa yönelik yapılan fiziki takipte, sanığın 12.01.2023 tarihinde ticari taksi ile gelen kullanıcı tanık ..'ye birşeyler alıp verdiğinin kolluk ekiplerince görüldüğü, kullanıcı tanığın durdurulduğunda sanıktan aldığını beyan ettiği uyuşturucu maddeleri kolluk ekibine rızası ile teslim ettiği, Cumhuriyet savcısından gecikmesince sakınca bulunan hal kapsamında alınan yazılı arama emri ile yapılan aramada sanığın ikametinden ve bahçesinden uyuşturucu maddeler, hassas terazi ve şeffaf poşetlerin ele geçirildiği ve sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; 1. Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kolluk tutanakları içeriği, tanık beyanları, bilirkişi raporları, kriminal uzmanlık raporuna göre ele geçirilen maddelerin.. BİTKİSİ PARÇALARI ve .. olduğunun tespiti, paketleme malzemesi ile hassas terazinin de ele geçirilmesi, sanığın yakalanış şekli, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin çeşitliliği ile kullanım sınırının üzerinde olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın ..'ye uyuşturucu madde sattığı ve ikametinde uyuşturucu maddeleri satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde ve sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmünün kurulduğu, araştırılacak başka bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından sanık ve sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52/4. maddesinin son cümlesine göre mahkemece ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceğinin" sanığa ihtar edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu halde, inceleme konusu kararda adli para cezasının ödenmeyen kısmının hapis cezasına "çevrilebileceği" şeklinde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, yine 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi'nin 07.12.2023 gün ve 2023/2510 Esas, 2023/1716 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin kısım olan altıncı (6) paragrafının son cümlesinde "... çevrilebileceğinin..." ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine, "...çevrileceğinin..." ibaresinin eklenmesi , hüküm fıkrasının tekerrür ile ilgili kısım olan sekizinci (8) paragrafı son cümlesinde bulunan "hakkında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına" kısmının hükümden çıkarılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hakkında istihbari bilgi bulunan sanığın, fiziki takipte ticari taksiyle gelen kullanıcıya bir şeyler verdiği görülmüş; kullanıcı, sanıktan aldığını söylediği uyuşturucuyu rızasıyla teslim etmiş, savcının yazılı arama emriyle sanığın ikamet ve bahçesinde uyuşturucu maddeler, hassas terazi ve şeffaf poşetler ele geçirilmiştir. Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesinin ticari amaçla bulundurma ve satma kabulüyle kurduğu hüküm, istinafta düzeltilerek esastan reddedilmiş ve temyize taşınmıştır.
Hukuki İlke: Ele geçirilen maddelerin çeşitliliği ve kullanım sınırını aşan miktarı ile paketleme malzemesi ve terazinin varlığı ticaret kastını ortaya koyar; ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapse 'çevrileceğinin' ihtarı zorunlu olup 'çevrilebileceği' ifadesi hukuka aykırıdır ve 7550 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi karşısında ikinci kez mükerrirde koşullu salıverilmenin tamamen kapatılması da hatalıdır.
Uygulama Sonucu: Daire, esasa ilişkin temyiz itirazlarını reddetmekle birlikte iki hukuka aykırılığı Yargıtay'da giderilebilir görmüş; 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4 ve 303/1. maddeleri uyarınca hüküm fıkrasındaki 'çevrilebileceğinin' ibaresini 'çevrileceğinin' olarak değiştirip koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin kısmı çıkararak hükmün düzeltilerek onanmasına oy birliğiyle karar vermiş, salıverilme talebini reddetmiştir.
Dava Strateji Notu: İnfaz aşamasını doğrudan etkileyen iki noktaya dikkat: 04.06.2025'te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun sonrası ikinci kez mükerrir müvekkillerde koşullu salıverilmeyi büsbütün kaldıran hüküm fıkraları temyizde ayıklatılabilir; ayrıca adli para cezası ihtarındaki ifade hatası gibi teknik aykırılıklar bozma değil düzelterek onama ile sonuçlandığından yargılamanın uzamasına yol açmaz.