İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/16254 Karar: 2025/8377 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/16254 K.2025/8377

8. Ceza Dairesi 2024/16254 E. , 2025/8377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/841 E., 2022/1319 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldu

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/16254 E. , 2025/8377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/841 E., 2022/1319 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir oldu

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/16254 E. , 2025/8377 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/841 E., 2022/1319 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2021/202 Esas, 2022/117 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 43, 62... maddeleri uyarınca 15... ay 25 gün hapis cezası ve 34.360,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 43, 62... maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis cezası ve 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 39/1 ve 62... maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, Karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/841 Esas, 2022/1319 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ... ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve sanık ...'in istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanık ... Müdafilerinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, sanığın uyuşturucu madde kullanıcı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, 2.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Aramanın hukuka aykırı olduğuna, delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, tanıkların beyanlarının istinabe yolu ile alınması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna, 3.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, İlişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'nin 11.03.2019 tarihinde sanık ... hakkındaki dosyanın tefrik edildiği Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/111 Esas sayılı dosyasının sanığı ...'e metamfetamin götürürken polis tarafından durdurulduğu sırada yere metamfetamin attığı, 24.01.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ... metamfetamin ve esrar sattığı, 27.02.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ....'ye eroin sattığı, sanık ...'in 27.02.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ....'nin sanık ...'den eroin almasına aracılık ettiği, sanık ...'un 01.01.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ....'ye eroin sattığı, 08.01.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanıklar .... ve ....'ye eroin ve metamfetamin sattığı, 02.02.2020 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ....'ye eroin sattığı iddialarına ilişkin olarak; 1.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosyada, sanık ...'un 08.01.2020 eylemine ilişkin hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ....'den uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği üst aramasına dayanak teşkil eden Cumhuriyet savcısının arama emri dosyada bulunmamakta ise de, sanığın 01.01.20 20... .02.2020 tarihli eylemlerinin sabit olması ve sanığın cezasında zincirleme suç nedeniyle en alt sınırdan artırım yapılmış olması nedeniyle bu husus sonuca etkili görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır. İletişimin dinlenmesi kayıtları ve fiziki takip tutanakları, tanık anlatımları göre, sanık ...'nün 01.01.2020 tarihinde tanık .... İle buluşmaya yönelik telefon konuşmaları sonrasında buluşmaları, fiziki takipte aralarındaki alışverişin görülmesi, tutanak tanıklarının tutanağı doğrulamaları ve tanık ....'nin uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını söylemesi, 02.02.2020 tarihinde buluşmaya yönelik konuşmaların olması, sanığın tanığın otobüse yetişmeye çalıştığını beyan etmesi sonrasında otogarda bulunduğunun fiziki takiple tespiti, tutanak tanıklarının tutanağı doğrulamaları, tanık ....'nin uyuşturucuyu sanık ...'den aldığını söylemesi, sanık ... 27.02.2020 tarihinde tanık ... sanık ...'den uyuşturucu alması için aracılık ettiğinin iletişim tespit tutanaklarından anlaşılması, sanık ve tanığın aşamalarda sanık ...'ın sanık ...'ten uyuşturucu almak için aracı olduğunun beyan etmelerine göre sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediklerine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık ...'nün 01.01.20 20... .02.2020 tarihinde sattığı uyuşturucu maddelerin tanıklardan arama sonucu ele geçirilmemesi nedeniyle aramaların hukuka aykırı olduğuna yönelik temyiz itirazının yerinde olmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, tanıkların yargı çevresi dışında bulunması nedeniyle istinabe suretiyle dinlemesinin adil yargılanma hakkını ihlal etmediği, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunulduğunun ve gerekçenin yerinde olduğunu tespit edilmesi karşısında gerekçenin 5271 sayılı Kanun'un aradığı şartları taşıdığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; İletişimin dinlenmesi kayıtları ve fiziki takip tutanakları, tanık anlatımları göre, sanığın, 11.03.2019 tarihinde sanık hakkındaki dosyanın tefrik edildiği dosya sanığı ... bir şeyleri teslim edeceğine ilişkin konuşmalar sonrasında sanığın yakalanması sırasında yerde uyuşturucu maddenin ele geçmesi, sanık ... ve uyuşturucu maddenin yere atılması sırasında sanığın yanında bulunan tanık ... aşamalarda sanığın sanık ... uyuşturucu götürdüğüne ilişkin beyanları, 24.01.2020 tarihinde tanık .... ile buluşmaya yönelik telefon konuşmaları sonrasında buluşmaları, fiziki takipte aralarındaki alışverişin görülmesi, tanıktan ele geçen maddenin paketinde sanığın parmak izinin bulunması, tutanak tanıklarının tutanağı doğrulamaları ve tanık ....'nun uyuşturucu maddeyi sanıktan aldığını söylemesi, 27.02.2020 tarihinde tanık .... ile buluşmaya yönelik telefon konuşmaları sonrasında buluşmaları, fiziki takipte araçta buluşmaları sonrasında tanığın araçtan elinde parlak bir cisimle indiğinin görülmesi, tutanak tanıklarının tutanağı doğrulamaları ve sanık ...'ın aşamalarda, tanığı sanıktan uyuşturucu madde alması için yönlerdiğini söylemesine göre sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1- Uyuşturucu madde ticareti suçu temadi eden suçlardan olup sanığa yüklenen iki eylem arasında hukuki veya fiili kesinti olmadığı durumda eylemin tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin ya da suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu kabul edilerek sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği belirlenerek yapılan incelemede; Her ne kadar sanığın 11.03.2019 tarihli, aynı nitelikteki eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi uyarınca açılan kamu davasının Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/111 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/276 esasına kaydedilip aynı mahkemenin 04.06.2021 tarihli ve 2021/276 Esas, 2021/239 Karar sayılı kararı ile Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/202 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de, 11.03.2019 tarihli eyleminden dolayı sanık hakkında yakalama işleminin yapılması nedeniyle fiili kesintinin oluştuğu, ayrıca bu olayla diğer olaylar arasında irade yenilemesi oluşacak kadar zaman geçtiği sanığın yeni bir suç işleme kararı ile 24.01.2020-27.02.2020 tarihli eylemleri gerçekleştirdiği ve 11.03.2019 tarihli eylemin zincire dahil edilmeyerek diğer eylemlerden ayrı cezalandırılması gerektiği, bu itibarla 11.03.2019 tarihli suç hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin eksik ceza tayini, 2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.11.2022 tarihli ve 2022/10-197 Esas, 2022/731 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında sayılan fiillerden, ani ve tek hareket ile suçun işlendiği yerin tespitine uygun nitelikte olmayan “nakletme ve bulundurma” fiilleri yönünden aynı maddenin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca cezada artırım yapılabilmesi için suç oluşturan bu eylemler bakımından, sanığın suç teşkil eden “nakletme ve bulundurma” eylemleri ile suçun işlendiği yer arasında bir bağın kurulabilmesi gereklidir. Sanığın suçu işlediği yeri, suç teşkil eden nakletme veya bulundurma eylemleri için yeterli ve makul bir süre kullanması ve bunu gösterir birtakım davranışlarının tespit edilmesi halinde bu bağın kurulduğu kabul edilmelidir. Nakletme veya bulundurma eylemi ile suçun işlendiği yer arasında bu nitelikte bir bağın kurulamadığı durumlarda 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi kapsamında ceza artırımı yapılmaması doğru bir uygulama olacaktır. Aksinin kabulü hâlinde ise üzerinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için yeterli miktarda uyuşturucu madde bulunduran ve ikametine veya başka bir yere gitmekte olan sanığın, yolu üzerinde bulunan ve madde kapsamında sayılan yerlerden birisinin 200 metre yakınından gelip geçmekte olduğu sırada durdurulması durumunda, durdurulduğu/yakalandığı yer olan suçun işlendiği yer ile hiçbir bağının kurulamamasına rağmen hükmolunacak cezasından artırım yapılması gibi haksız bir sonuca yol açacaktır. Buna göre; 11.03.2019 tarihli suça konu uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli, suçun işlenme biçimi ve tüm dosya kapsamı ile sanığın ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurduğu sabit olan eyleminde; "sanığın yakalandığı dolayısıyla suçu işlediği değerlendirilen yeri ticaret amacıyla uyuşturucu madde bulundurma eylemi için yeterli ve makul bir süre kullandığına dair yeterli delil bulunmadığı" anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b. maddesi uygulanarak fazla ceza tayini, Kabule göre de; 3.Zincirleme suçlarda, hüküm kurulurken uygulanacak kanun maddelerinin belirlenmesinde, zincire dahil olan her bir suç yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesindeki kriterler uyarınca suç bazlı olarak temel cezalar belirlendikten sonra, her bir suç yönünden kendi içinde gerçekleşen nitelikli hallerin de uygulanması suretiyle ayrı ayrı tespit edilen sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması neticesinde daha ağır ceza gerektiren suçun cezası üzerinden, Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerekmektedir. Bu bilgiler doğrultusunda temyize konu dosya incelendiğinde: Sanığın 11/03/2019 tarihli ilk suçu olan, sanık ...'a suç tarihi itibari ile 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a maddesi kapsamında kalmayan metamfetamini götürürken yakanması eylemi yönünden 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b. maddesinin uygulanması, 27.02.2027 tarihli üçüncü suçu olan, tanık ... eroin satma eylemi yönünden koşulları oluşmadığı halde ise 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddelerinin uygulanmasının gerektiği, her iki eylem yönünden de ayrı ayrı belirlenen sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması neticesinde daha ağır ceza gerektiren suç tespit edilerek, bu suçun cezası üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesi uygulanmak suretiyle sanık hakkında sonuç cezanın tayin edilmesi gerekirken; daha ağır cezayı gerektiren suçun tespiti için bir karşılaştırma yapılmadan sanığın işlediği kabul edilen tüm suçların bünyelerinde barındırdığı nitelikli hallerin hepsinin aynı suç üzerinde birleştirilerek uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/841 Esas, 2022/1319 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Sanık ...'ın bu dosya nedeniyle tutuklu bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin salıverilme talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2.Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/841 Esas, 2022/1319 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Sanık ... yönünden, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca sonuç ceza yönünden sanığın KAZANILMIŞ HAKKININ SAKLI TUTULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla