Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/16486 E. , 2024/8555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/12 E., 2023/2168 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ... ve ... hakkında) İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk D
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/16486 E. , 2024/8555 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/12 E., 2023/2168 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ... ve ... hakkında) İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.06.2019 tarihli ve 2019/95764 Soruşturma, 2019/29179 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 188 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları ile 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli ve 2019/318 Esas, 2021/453 Karar sayılı kararı ile; 1. Suç işlemek amacı ile örgüt kurma ve bu amaçla kurulan örgüte üye olma suçları bakımından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanıkların ayrı ayrı beraatlerine 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu bakımından; Sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası ile 52, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanık ...'ın, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi ve beşinci fıkrası ile 52, 53 ve 62 nci maddeleri uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına, Sanık ...'nın, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi ile 52, 53, 58 ve 62 nci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunlukları ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanık ... (...) ...'nın, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 52 , 53 ve 62 nci maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.11.2023 tarihli ve 2022/12 Esas, 2023/2168 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvuruları ile ilgili olarak; 1.Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükümlerde yer alan hukuka aykırılıklar düzeltilerek, istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca esastan reddine, 2.Sanıklar ... ve ... (...) ... hakkındaki hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, 2. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda somut delil bulunmadığına, 3. Sanığın gizli soruşturmacıyı uyuşturucu almaya yönlendirmesinin söz konusu olmadığına, 4. Sanığın, diğer sanıklar ile birlikte hareket ettiği hususunda herhangi bir delil bulunmadığına, 5. Sanığın fiilinin ancak suçun icrasını kolaylaştırma sayılabileceği, bu nedenle yardım eden olarak değerlendirilebileceği, B.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın gizli soruşturmacıya uyuşturucu madde satma girişiminin olmadığına, ilk teklifin gizli soruşturmacıdan geldiğine, 2. Gizli soruşturmacının sanığı suça teşvik ettiğine, 3. Hakim kararı olmadın elde edilen teknik takip görüntülerine dayanılarak ulaşılan diğer delillerin hükme esas alınamayacağına, 4. Gizli soruşturmacının sanığı teşhis edemediğine, 5. Olayda 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, 6. Sanığın üzerine atılı suçu işlediği hususunda yeterli delil bulunmadığına, C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Soruşturmanın hukuka aykırı olarak yürütüldüğüne, 2. Delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edildiğine, 3. Sanığın atılı suçu işlediği hususunda yeterli delil bulunmadığına, 4. Gizli soruşturmacının sanığı teşhis edemediğine, 5. Mahkemede tartışılmayan delillerin hükme esas alınamayacağına, D. Sanık ... (...) ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın suçun işlendiği saatte iş yerinde olduğuna, 2. Bilirkişi raporunda atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin ortaya konulamadığına, 3. Gizli soruşturmacının sanığı suç işlemeye azmettirdiğine, 4. Hukuka uygun olmayan ... alımının sanık aleyhine delil oluşturmayacağına, 5. Sanığın bulunmadığı celsede gizli soruşturmacının fotoğraf üzerinden teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna, 6. Sanığın atılı suçu işlediği hususunda yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olaylar; 27.12.2018 tarihinde sanık ... ve inceleme dışı sanık ...'in yönlendirmesi ve iştiraki, inceleme dışı sanık ...'ın yardımı ile sanık ...'ın gizli soruşturmacı kolluk görevlisine esrar içeren uyuşturucu madde satışı yaptığı, satışın yapıldığı yerin yakında bulunan ibadethaneye uzaklığının 200 metreden az olduğu, 05.03.2019 tarihinde sanık ...'nın gizli soruşturmacı kolluk görevlisine esrar içeren uyuşturucu madde satışı yaptığı, 17.05.2019 tarihinde sanık ... (...) ...'nın gizli soruşturmacı kolluk görevlisine esrar içeren uyuşturucu madde satışı yaptığı, iddialarına ilişkindir. 2. Dava dosyasında, gizli soruşturmacı görevlendirilmesine ilişkin sulh ceza hakimliği kararı, ... alımlarına ilişkin olay tutanağı, görüntü kayıtları, olay raporları, ele geçirilen maddelerin esrar elde edilmesine uygun hint kereviri bitki parçaları olduğuna ilişkin kriminal inceleme raporları, uyuşturucu satışı yapılan yerlerin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen yerlere uzaklığı ile ilgili bilirkişi raporu, görüntü ve ses analizine ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu, ... alımlarında yer alan gizli soruşturmacının mahkemede tanık sıfatı ile vermiş olduğu beyan, diğer tanıkların beyanları ile sanık ifade ve savunmaları mevcuttur. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, Dava konusu olaylarda, suç işlemek amacı ile örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma suçlarının oluşabilmesi için gerekli bulunan sıkı disiplin, emir talimat, hiyerarşik ilişki, amaç suç için araç suçları işleme şeklindeki suçun maddi unsurlarının davaya konu olaylarda gerçekleşmediğinden sanıklar bakımından atılı suçun oluşmadığı, Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun niteliği dikkate alındığında başka türlü delil elde etme imkanının bulunmama şartının gerçekleştiği, bu nedenle gizli soruşturmacıların görevlendirilmesinin hukuka uygun olduğu, Sanıkların satış mahalli olan yerlerde ve zamanlarda önceden satış iradesini ortaya koymak suretiyle bulundukları, gizli soruşturmacının sanıkların yanına gittiği, sanıkların konuşma, çağrı şeklindeki davranışları ile uyuşturucu madde satışı iradelerini dışa vurdukları, dolayısıyla gizli soruşturmacının dışa vurulmuş bu irade üzerine olay mahalline gittiğinde yapılan alım işleminin hukuka uygun olduğu, kışkırtıcı ajan durumunun bulunmadığı, Bazı olaylarda 5271 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine ilişkin olarak alınmış teknik araçlarla izleme kararı mevcut olmaksızın 139 uncu madde kapsamında görevlendirilmiş bulunan gizli soruşturmacıların ses ve görüntü kaydı aldıklarının anlaşıldığı, gizli soruşturmacı olarak görevlendirilen kişiler ''adli kolluk görevlisi'' olduklarından, işlemlerin hukuki süreçte sonuç meydana getirmesinin mümkün bulunduğu, bu kişilerin ''kimliğini gizleyen adli kolluk görevlisi'' oldukları, genel yetki ve görevleri kapsamında Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda delil toplamalarının mümkün bulunduğu, bu nitelikteki delillerin hukuka uygun olduğu, ... alımlarında bulunan adli kolluk görevlisinin tanık sıfatı ile beyanlarının alındığı, olaylar hakkında bilgi ve görgüsünün tespiti ile sanıkların hukuki durumu belirlendiği, bu kapsamda; 27.12.2018 tarihinde, gizli soruşturmacı kolluk görevlileri ile karşılaşan inceleme dışı sanık ...'ın onları inceleme dışı sanık ... ile sanık ...’a yönlendirdiği, bu kişilerin konuşarak ... tesis ettikten sonra gizli soruşturmacıları iki katlı metruk bina arasında bulunan boş alana yönlendirdikleri burada sanık ...’ın gizli soruşturmacıya para karşılığı uyuşturucu madde verdiği, parayı sanık ...'in aldığı, satış yapılan yerin ibadethaneye 200 metreden yakın olduğu, sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanık ...'in suça iştirak ettikleri, inceleme dışı sanık ...'ın ise yardım eden sıfatında olduğu, 05.03.2019 tarihinde; gizli soruşturmacı kolluk görevlisinin sanık ...'nın bulunduğu ikametin kapısını çaldığı, sanık ...'ın görevliye “buyur” dediği, görevlinin de sanık ...'a “ne var ne yok abi” dediği, sanık ...'ın “iyidir kaç tane?” şeklinde cevap verdiği, görevlinin “2 tane” demesi üzerine ikametin içerisine giderek getirdiği uyuşturucu maddeyi para karşılığında gizli soruşturmacı kolluk görevlisine verdiği, 17.05.2019 tarihinde, gizli soruşturmacı kolluk görevlilerinin önceki ... alımlarından tanıdıkları inceleme dışı sanık ... ...'ı gördükleri, onun işareti ile girdikleri sokakta da bina önünde oturmakta olan sanık ...’yı (...) gördükleri, sanık ...'in görevliyi görüp oturduğu yerden kalkarak binanın kapısını açtığı, görevliye “kaç tane?” dediği, görevlinin “iki tane” demesi üzerine para karşılığında uyuşturucu maddeyi gizli soruşturmacı kolluk görevlisine verdiği, ... alımları sonucu ele geçirilen maddelerin THC ihtiva eden ve esrar elde edilmesinde kullanılan hint keneviri bitki parçaları olduğunun tespit edildiği, sanıkların üzerlerine atılı suçu işledikleri gerekçesi ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin Sanıklar ... ve ... (...) ile ilgili hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmadığından bu sanıklar ile ilgili istinaf taleplerinin esastan reddine, sanıklar ... ve ... bakımınan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinde belirtilen koşullar oluşmadığı, hükümlerde bunun dışında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki ilgili kısımların düzeltilmesi sureti ile istinaf başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Sanıklar ... (...) ve ... müdafilerinin temyiz talepleri bakımından İlk Derece Mahkemesi ve Bölge adliye Mahkemesince; uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun niteliği dikkate alındığında başka türlü delil elde etme imkanının bulunmama şartının gerçekleştiği, gizli soruşturmacıların görevlendirilmesinin hukuka uygun olduğu, sanıkların satış mahalli olan yerlerde ve zamanlarda önceden satış iradesini ortaya koymak suretiyle bulundukları, konuşma, çağrı şeklindeki davranışları ile uyuşturucu madde satışı iradelerini dışa vurdukları, dolayısıyla gizli soruşturmacının dışa vurulmuş bu irade üzerine olay mahalline gittiğinde yapılan alım işleminin hukuka uygun olduğu, gizli soruşturmacı kolluk görevlilerinin suça teşvik edici davranışlar sergilemedikleri şeklindeki değerlendirmelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı; suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinin isabetli olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı suçu işlediklerinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz talepleri bakımından; Sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. İlk Derece Mahkemesince 27.12.2018 tarihinde gerçekleştirilen (3) nolu ... alımında sanıklar ... ve ... ile inceleme dışı sanık ...'in asli fail, inceleme dışı sanık ...'ın ise yardım eden sıfatında olduğu kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince, inceleme dışı sanıklar Eyyüp ve Ogün bakımından hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanabilmesi için suça konu eylemi en az üç kişinin fikir ve ... birliği içinde hareket ederek gerçekleşmeleri gerekmektedir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince asli fail olarak kabul edilen inceleme dışı sanık ... ve yardım eden olarak kabul edilen inceleme dışı sanık ... hakkındaki hükümlerin bozulmuş olması nedeni ile sanıklar ... ve ... hakkında ilgili madde hükmünün uygulanması şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun, sanıklar ... ve ...'ın durumu ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi bozmayı gerektirmiştir. Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin sanık ... hakkındaki hükmü; "Hükmün 14. ana bölümünün 9. 10. ve 11. paragrafları hükümden çıkartılarak yerine "Koşulları oluşmadığından sanık hakkında TCK'nın 58. maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına;" ibaresi eklenerek düzeltilmiş ise de İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında sanık ... ile ilgili ana bölüm numarasının (8) olduğu, bu nedenle ilgili düzeltmede (8) yerine (14) yazılması da hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... (...) müdafilerinin temyiz talepleri bakımından, Gerekçe bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 07.11.2023 tarihli ve 2022/12 Esas, 2023/2168 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... (...) müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, B. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz talepleri bakımından, Gerekçe bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz talepleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 07.11.2023 tarihli ve 2022/12 Esas, 2023/2168 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozmanın nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanıklar ... ve ...'ın tutukluluk hallerinin DEVAMINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2024 tarihinde karar verildi.