Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/17524 E. , 2024/6525 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E, 2024/54 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar t
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/17524 E. , 2024/6525 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/107 E, 2024/54 K. SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usûl hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır. 2. Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. 3. Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.07.2016 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli kararı ile ''.. sanığın işlediği suçlar nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla mağdurun kimliğini veya kimlik bilgilerini kullandığı iddiasına konu düzenlenen soruşturma veya kovuşturma evrakının tamamının asıllarının veya onaylı suretlerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine getirtilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulmasının ve sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının, CMK.nın 74. maddesine göre tespiti yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanığın savunmasının alındığı sıradaki ruh sağlığına dair gözleme dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin'' yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2024 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği; 1-Sanığın akıl sağlığı yerinde olmadığından atılı suçu işlemediğine, 2- Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1-Dava konusu olay; sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak,bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek ve basit yaralama suçlarından yürütülen soruşturma sırasında kardeşi olan mağdura ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir. 2-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.02.2012 tarih, 2012/17099 Soruşturma nolu dosyasında; mağdur ... hakkında şüpheli sıfatıyla 12.01.2012 tarihinde işlediği iddia olunan bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek suçundan yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. 3-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.02.2012 tarih, 2012/16983 Soruşturma nolu dosyasında; mağdur ... hakkında şüpheli sıfatıyla 12.01.2012 tarihinde işlediği iddia olunan kasten yaralama suçundan yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. 4- UYAP'tan yapılan sorgulamada; İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/108 Esas, 2012/1489 Karar sayılı dosyasında; mağdur ... hakkında sanık sıfatıyla 22.11.2011 tarihinde kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alma suçundan yapılan kovuşturma sonucunda eylemin mağdurun kimlik bilgilerini kullanan sanık ... tarafından işlendiği gerekçesiyle mağdur hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince 28.12.2012 tarihinde beraat kararı verildiği, bu kararın da temyiz edilmeden 12.02.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 5-Bakırköy Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 30.11.2022 tarihli sağlık kurulu raporunda; sanığın 2012 tarihinde işlediği ''Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanma'' suçu yönünden ceza sorumluluğunun azalmış olduğu, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasının uygun olduğu, 5237 sayılı Kanunun 57 nci maddesi gereğince koruma ve tedavi amaçlı akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir. 6- Mağdur beyanında; ablası olan sanığın kendisinin kimlik bilgilerini kullandığını hakkında farklı suçlardan soruşturma yapıldığını öğrenmesi üzerine haberdar olduğunu, sanığın psikolojik tedavi gördüğünü ve sanık hakkında şikayetçi olmadığını belirtmiştir. 7- Sanık savunmasında; kolluk görevlilerinden korktuğu için hakkında yapılan cezai soruşturmalarda kardeşi olan mağdurun kimlik bilgilerini kullandığını ve atılı suçu kabul ettiğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Tebliğname Yönünden: UYAP üzerinden yapılan sorgulamada; sanığın, 22.11.2011 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturmada; mağdurun kimlik bilgilerini kullandığı ve mağdur hakkında İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/108 Esas, 2012/1489 Karar sayılı dosyasında kovuşturma yürütüldüğü, Bakırköy 8. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/19 talimat numaralı dosyasında sanığın talimat yoluyla savunmasının alındığı; mağdur ... hakkında sanık sıfatıyla 22.11.2011 tarihinde kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde satın alma suçundan yapılan kovuşturma sonucunda eylemin mağdurun kimlik bilgilerini kullanan sanık ... tarafından işlendiği gerekçesiyle mağdur hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-b maddesi gereğince 28.12.2012 tarihinde beraat kararı verildiği, bu kararın da temyiz edilmeden 12.02.2013 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin sekizinci fıkrasında; başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunda zamanaşımının mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacağının belirtildiği, somut olayda bu sürenin mağdurun kimlik bilgilerinin en son kullanıldığı eylem olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu dikkate alınarak hesaplanması gerektiği, mağdur hakkında işbu suçtan verilen beraat kararının kesinleştiği tarih olan 12.02.2013 tarihinden itibaren gerek olağan gerekse olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla tebliğnamede bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. A- Sanık müdafiinin 1 nolu temyiz talebi yönünden: Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın 22.11.2011 tarihinde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, 12.01.2012 tarihinde ise bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek ve basit yaralama suçlarından yürütülen soruşturma sırasında kardeşi olan mağdura ait kimlik bilgilerini kullandığı, mağdurun soruşturma makamlarınca şüpheli sıfatıyla ikametine gönderilen tebligatlar üzerine haberdar olduğu ve şikayette bulunduğu, yapılan soruşturmalar sonrasında mağdur hakkında bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek ve kasten yaralama suçlarından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02.02.2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan ise İzmir 10. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/108 Esas, 2012/1489 Karar sayılı dosyasında yürütülen kovuşturma sonucunda beraat kararı verildiğinin; Mağdurun aşamalardaki anlatımı, sanığın samimi ikrarı ve adı geçen soruşturma ve kovuşturma dosyalarının UYAP'tan temin edilen suretiyle sabit olması karşısında; sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında zincirleme şekilde başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçunu işlediği anlaşılmıştır. Sanığın işlediği suça ilişkin cezai sorumluluğunun tespiti amacıyla alınan sağlık kurulu raporunun 5271 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesine uygun olarak tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alındığı ve sanığın cezai sorumluluğun azalmış olduğunun belirtilmesi karşısında; sanık müdafiinin 1 nolu temyiz itirazı reddedilmiştir. B- Sanık müdafinin 2 nolu temyiz talebi yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçun vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin 2 nolu temyiz sebebinin reddine ancak; 1-Sanık hakkında atılı suç nedeniyle kurulan hükümde netice olarak sanığın 10 ay 12 gün hapis cezasının ertelenmesine karar verildiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinde kısa süreli hapis cezasının, ''Suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre,'' adli para cezası ve seçenek yaptırımlara çevrilebileceğinin düzenlenmiş olması ve sanık müdafinin 01.02.2024 tarihli celsede lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmesi karşısında, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması, 2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''12.01.2012'' yerine ''2012'' yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanunun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün ''B'' bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli ve 2022/107 Esas, 2024/54 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.