Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/17754 E. , 2025/431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve ye
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/17754 E. , 2025/431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bozma Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2016 tarihli ve 2016/210 Esas, 2016/352 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 14.06.2023 tarihli ve 2020/17306 Esas, 2023/4721 Karar sayılı kararı ile " gerekçesiz olarak açıklanması geri bırakılan karara atıf yapılmak suretiyle hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2024 tarihli ve 2023/523 Esas, 2024/22 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-e-f, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz isteği ; Somut bir nedene dayanmamaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın, zaman zaman evden kaçan 15 yaşındaki öz kızının, tekrar evden kaçmasını engellemek amacıyla, bacağından zincirle masaya bağlamak suretiyle evde alıkoyduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 109/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğinin gözetilmeden yazılı şekilde aynı Kanun’un 109/1. maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yatağan Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2024 tarihli ve 2023/523 Esas, 2024/22 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. ve 326/son maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, Üye ...'nin değişik gerekçesiyle ve sonucu itibarıyla, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi. DEĞİŞİK GEREKÇE Türk Medeni Kanunu'nun 339 uncu maddesi; "Ana ve baba, çocuğun bakım ve eğitimi konusunda onun menfaatini göz önünde tutarak gerekli kararları alır ve uygularlar. Çocuk, ana ve babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür. Ana ve baba, olgunluğu ölçüsünde çocuğa hayatını düzenleme olanağı tanırlar; önemli konularda olabildiğince onun düşüncesini göz önünde tutarlar. Çocuk, ana ve babasının rızası dışında evi terkedemez ve yasal sebep olmaksızın onlardan alınamaz. Çocuğun adını ana ve babası koyar." şeklinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun; - 232 nci maddesinin birinci fıkrası; "Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. " - 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası; "Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." - 109 uncu maddesinin birinci fıkrası; "Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur." - Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrası ise; "Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın, 15 yaşında olup aynı evde yaşayan ve kızı olan mağdureye yönelik olarak, mağdurenin birden çok kez geç vakitlere kadar gezmesi ve sabaha kadar parkta kalması üzerine, mağdurenin kendisine zarar vermemesi, başına gelebilecek kötü durumları önlemek kastıyla mağdureyi zincirleyerek hürriyeti tahdit suçunu işlemesi iddiası ile ilgili olayda; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 339 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre çocuk olan mağdure, ana babasının sözünü dinlemekle yükümlüdür. Türk Medeni Kanunu'nun 339 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereği çocuk, ana babasının rızası dışında evi terk edemez. Yine Türk Ceza Kanunu'nun 109 uncu maddesinin birinci fıkrasında "bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak" suç olarak tanımlanmıştır, oysa ki olayımızda; Mağdurenin ebeveynlerinin rızası dışında, çocuklar için tehlikeli olan saatlerde evini terk ettiği, sanığın TCK. 26/1. maddesindeki kanundan doğan hakkını kullandığı ancak bu hakkı kullanırken mağdureyi zincirle bağlamak suretiyle, yasanın verdiği rıza dışında evi terk edemez hükmüne kızı mağdurenin aykırı davranışına karşılık yasal yetkisini kullanırken sınırı aşarak gerçekleştirdiği göz önüne alınarak; eyleminin kötü muamele (TCK. m. 232/1) suçu olarak değerlendirilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. 15.01.2025