İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/17755 Karar: 2024/7009 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/17755 K.2024/7009

8. Ceza Dairesi 2024/17755 E. , 2024/7009 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/455 E., 2023/454 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürl

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/17755 E. , 2024/7009 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/455 E., 2023/454 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürl

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/17755 E. , 2024/7009 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/455 E., 2023/454 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanunu) hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Boğazlıyan Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.12.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın, katılana yönelik birden fazla kişi ile birlikte, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin, 2010/329 Esas ve 2011/263 Karar sayılı kararı ile sanığın, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 3. Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/597 Esas ve 2015/82 Karar sayılı kararı ile, sanığın tabi olduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle hükmün aynen açıklanmasına karar verilmiştir. 4. İlgili kararın, sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 2019/8595 Esas, 2022/6318 Karar sayılı kararı ile "Somut olayda, sanığın ...'ya yönelik tehdit eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olup ayrı bir suç olarak değerlendirilmeyeceği, bu bağlamda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı TCK.nın 109/2, 110. maddeleri gereğince tek bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde eylemin bölünerek ayrı ayrı hükümler kurulmasının hukuka aykırı olduğu" gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 5. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli, 2022/455 Esas ve 2023/454 Karar sayılı kararı ile, sanığın, cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmak suretiyle 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri 1. Atılı suçun unsurları oluşmamasına rağmen sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, 2. Gerekçede, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı belirtilmesine rağmen hüküm kısmında çelişki oluşturacak şekilde cezanın ertelenmemesi, hususlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; sanığın olay tarihinde, kız arkadaşının yerini öğrenmek için katılanı darp ederek zorla aracına bindirdiği, sonrasında katılanı kaldığı oteline bıraktığı, bu süre zarfında katılanı zorla alıkoyduğu iddiasına ilişkindir. 2. Olay nedeni ile katılanda darp cebir izi olmadığı doktor raporu ile belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden 1.Sübuta İlişkin Dosyadaki olgular itibari ile, sanığın duygusal birliktelik yaşadığı, temyiz dışı katılan ... ile arkadaşı ...'nın olay tarihinde birahanede başka erkekler ile oturduklarını görmesi üzerine sinirlenerek dışarıda araçta beklemeye başladığı, bu sırada sanığın yanında arkadaşları olan temyiz dışı sanıklar ..., ... ve ...'in de bulunduğu, bir süre sonra katılan ...'nın ticari taksi ile oradan ayrıldığını gören sanığın, öndeki takside arkadaşı olduğunu söyleyip, aracı kullanan ...'den taksiyi takip etmesini istediği, çeşmebaşı olarak tabir edilen mevkiye geldiklerinde sanığın bu kez de ...'e taksinin önünde durmasını söylediği, temyiz dışı sanıkların kabul etmemesi üzerine sanığın hareket halindeki aracın kapısını açarak inmeye çalıştığı, bunun üzerine korkan ...'in aracı durdurarak taksinin önünü kestiği, araçtan inen sanık ...'nün, katılan ...'yı zorla tokat atarak taksiden indirdiği ve kendilerinin bulunduğu araca bindirdiği, burada katılan ...'nın telefonunu alarak onun telefonundan ...'i aradığı, ...'e sinkaflı sözlerle küfür ederek "... yanımda, sende ordan çık yoksa seni sinkaf edip öldüreceğim" diyerek tehdit ve hakaretlerde bulunduğu, ayrıca yol boyunca ...'yı da öldürmekle tehdit ettiği, sonra katılan ...'yı aracı ile Boğazlıyan Merkezde bulunan Derya hoteline getirererek bıraktığı, bu şekilde sanığın eyleminin, kül halinde cebir uygulamak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu, sanığın, katılanı hakkında soruşturma başlamadan bırakmak suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği anlaşılmakla; mahkemenin, sübuta ve suç vasfına dair kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Verilen Cezanın Ertelenmesi Gerektiğine İlişkin Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararda, kendisine mahkemece herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen sanığın, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince, önceki hükmün aynen açıklanması gerekmekle birlikte; hükmün gerekçe kısmında "... sanığın ileride bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda mahkememize kanaat geldiğinden sanık hakkında verilen hükmün CMK.nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı" belirtilmesine rağmen, kısa kararda "Sanığın bir daha suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmaması nedeniyle şartları oluşmadığı için sanığın cezasının ERTELENMESİNE YER OLMADIĞINA," şeklinde karar vermek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Boğazlıyan Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2023 tarihli, 2022/455 Esas ve 2023/454 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla