Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/1828 E. , 2024/9092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1809 E., 2021/2080 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge A
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/1828 E. , 2024/9092 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1809 E., 2021/2080 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.09.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca beş kez cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi ve mahsup sonucunda uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; Suçun unsurlarının oluşmadığına, somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. 2. 31.10.2015 tarihli olay tutanağı ile, sanığın il merkezine uyuşturucu madde getireceği bilgisi üzerine, sanığın içinde bulunduğu aracın durdurulduğu ve arka koltuk üzerindeki poşette uyuşturucu madde ele geçirildiği belirlenmiştir. 3. İzmirBölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün raporu ile ele geçen maddenin esrar olduğu belirlenmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ...'in, 15.09.2015 tarihinde ...'na, 04.10.2015 günü ...'a, 08.10.2015 tarihinde ...'e, 09.10.2015 tarihinde ...'ya esrar sattığı, 31.10.2015 günü ..., kızı ... ve Celal’in Reisköy’de ... ile buluştukları, bir saat kaldıktan sonra ...’a dönerken İncirliova’da polis tarafından durduruldukları, yapılan aramada araçta 1040 gram esrar ele geçtiği olaylarda, her ne kadar sanık ... hakkında iddianamede geçen 5 ayrı olay hakkında sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan 5 kez cezalandırılması için dava açılmış ise de, 07.11.2015 tarihinde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesi ile ... Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2015 tarih ve 2015/17146 soruşturma dosyasında mahkememizde kamu davası açıldığı, mahkememizin 2015/540 Esas, 2016/273 Karar sayılı ilamıyla bir kez uyuşturucu madde ticareti suçundan cezalandırıldığı, bu kararın da yasa yoluna başvurulmaksızın 28.09.2016 tarihinde kesinleştiği, bu dosyadaki iddianame tarihinin 25.09.2018 olduğu, ... hakkında birden çok kişiye uyuşturucu madde ticareti kapsamında satış yaptığının iddia edildiği, yukarıda belirtilen 2015/17146 Soruşturma sayılı dosyadaki iddianame tarihinin 18.11.2015 olup, bu dosyadaki suç tarihlerinden sonra olduğu, dolayısıyla hukuki kesinti sağlanmadan sanık hakkında niteliği gereği temadi eden suç olan uyuşturucu madde ticaretinden ikinci kez dava açıldığı, bu dosyaya konu iddianamede geçen 07.11.2015 tarihli olayın sanığa ceza verilen 2015/540 Esas sayılı dosyadaki yargılamaya esas ... olduğu, dolayısıyla sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında 15.09.2015 tarihinden 07.11.2015 tarihine kadar gerçekleştirdiği uyuşturucu madde satışlarının zincirleme suç hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği aksi takdirde sanığın aynı eylemden birden çok kez cezalandırılmasının söz konusu olacağı, dolayısıyla gerek TAPE kayıtları, gerek soruşturma aşamasında oluşa uygun ifade veren ve sanıktan uyuşturucu madde alan tanıkların beyanları, ele geçen uyuşturucu miktarları, kolluk tespitleri birlikte değerlendirildiğinde sanığın farklı tarihlerde birden çok kez uyuşturucu madde satışı yaptığı anlaşıldığından cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir. Mahkememizin 2015/540 Esas sayılı dosyasındaki iddianame tarihi bu dosyadaki suç tarihlerinden sonra olduğundan ve hukuki kesinti sağlanmadan ayrıca bu yargılamaya konu dava açıldığından mahkememizce önceki hükümle belirlenen ... cezadan 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanarak sanığa ceza verilmesi yoluna gidilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince belirlenen 10 yıl hapis ve 5 gün karşılığı belirlenen adli para cezası üzerinden yalnızca aynı kanunun 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince takdiren 1/4 oranında artırım yapılarak sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 1 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, önceki hükümde sanık yararına aynı kanunun 62 maddesi uygulandığından kazanılmış hak kuralı gereğince bu miktardan 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 1 ay hapis ve 1 gün karşılığı adli para cezası uygulanması yoluna gidilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün ''Ancak her ne kadar sanık hakkında açılan 25/09/2018 tarih, 2018/6365 Esas numaralı ... Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinde sanığın 15/09/2015, 08/10/2015, 04/10/2015, 31/10/2015, 09/10/2015 tarihli eylemleri dolayısıyla 5 kez TCK 188/3, 53/1 maddesi gereğince cezalandırılması için açılan kamu davasında yargılamayı yapan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi 30/04/2019 tarih, 2018/721 Esas 2019/310 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerin tamamını gerçekleştirdiğini kabul ederek bu eylemlerin sanığın daha önceden yine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinde işlemiş olduğu 07/11/2015 tarihli eylemi dolayısıyla açılan 18/11/2015 tarihli ... Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi kapsamında kaldığını, bu eylemlerin tamamının TCK 43 maddesi kapsamında zincirleme suç kapsamında kaldığını değerlendirerek hüküm kurduğu, yapılan incelemede sanığa isnat edilen 15/09/2015 tarihli Tolga Peynirci adlı şahsa uyuşturucu satışı yaptığı iddiasının, 08/10/2015 tarihinde ...'e uyuşturucu satışı yaptığı iddiasının, 04/10/2015 tarihinde ...'a uyuşturucu satışı yaptığı iddiasının ve 09/10/2015 tarihinde ...'ya uyuşturucu satışı yaptığı iddiasını doğrulayacak şüpheden uzak, yeterli ve inandırıcı delilin dosya içerisinde bulunmadığı, sanığın bu kişilere satış yaptığına dair herhangi bir tespitin mevcut olmadığı, sanıklar ilk beyanlarında ve Mahkeme beyanlarında uyuşturucuyu sanıktan almadıklarını beyan ettikleri, tape konuşmalarının uyuşturucu ticareti yapıldığına dair içerik içermediği, adı geçenlere tapeler okunduktan sonra alınan beyanlarında sanıktan aldıklarını söyledikleri bu beyanlarının müdafii huzurunda alınmadığı, Mahkemede de tekrar etmedikleri, bu şekliyle yeterli ve inandırıcı delil kabul edilemeyecekleri, sanığın 31/10/2015 tarihli eyleminin uyuşturucu ticareti kapsamında kaldığı, kendisinden elde edilen bu uyuşturucuyu satmak maksadıyla bulundurduğu kanaatinin oluştuğu, bu eyleminin suç teşkil ettiği, 31/10/2015 tarihli bu eyleminin ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/09/2016 tarih, 2015/540 Esas 2016/273 Karar sayılı 28/09/2016 tarihinde kesinleşen davanın zincirleme suç kapsamında kaldığı, sanığa kesinleşen eylemi itibariyle 8 yıl 4 ay hapis cezası verildiği, bu cezanın yapılan bu yargılama sonucu verilecek cezadan mahsup edilmesi gerektiği, bu hukuka aykırılığın 5271 sayılı Kanunun 303. maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir eksiklik olduğundan, hükmün B bendinde yer alan sanık ... ile ilgili kurulan hükmün 1,2 numaralı paragrafların hükümden çıkartılarak, aşağıdaki paragrafların eklenmesine, Sanığın 31/10/2015 tarihli eylemi dolayısıyla üzerine atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak veya sağlama suçunu işlediği toplanan delillerle anlaşılmakla eylemine uyan TCK'nın 188/3.maddesi gereğince suçun işleniş biçimi ve özelliği, suç konusunun önem ve değeri ve ele geçen uyuşturucu miktarı da nazara alınarak sanığın taktiren 10 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın bir suçu işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu birden fazla işlediği toplanan delillerden anlaşılmakla cezasından 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında arttırım yapılarak 12 yıl 6 ay hapis ve 6 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın yargılama sürecindeki davranışları Dairemizce lehine takdiri indirim sebebi olarak kabul edildiğinden cezasından TCK'nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 10 yıl 5 ay hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 20/09/2016 tarih, 2015/540 Esas 2016/273 Karar sayılı ilamı ile 07/11/2015 tarihinde işlemiş olduğu Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama eyleminden dolayı 8 yıl 4 ay hapis ve 4 gün karşılığı para cezası verildiği ve bu hükmün 28/09/2016 tarihinde istinaf yoluna başvurulmadan kesinleştiği, dosyamıza konu suçun bu kesinleşen dosyanın teselsül eden eylemi olduğu ve sanığın sadece teselsül eden ceza miktarı kadar cezalandırılması gerektiği anlaşıldığından, keşinleşen 8 yıl 4 ay hapis ve 4 gün karşılığı adli para cezasının hükmolunan cezadan mahsubu ile sanığın neticeten 2 yıl 1 ay hapis ve 1 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına ibaresi eklenmek suretiyle'' hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, eylemler hakkında delil değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesinin maddi vakıayı kabulüne ilişkin tespitini kabul etmeyip İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmünü düzelterek karar verebilmesi için, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2019/1809 Esas, 2021/2080 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.