Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/18285 E. , 2025/4285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/468 Esas, 2022/2537 Karar SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 4. Asliye Ceza Mahkem
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/18285 E. , 2025/4285 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/468 Esas, 2022/2537 Karar SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin,14.12.2022 tarihli ve 2022/468 Esas, 2022/2537 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.12.2022 tarihli ve 2022/103599 soruşturma, 2022/42906 Esas, 2022/4240 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin kabulü ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268/1. maddesi yollaması ile 267/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 58. maddesi gereğince hapis cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin, 29.12.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 15.02.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2024 tarihli ve KYB- 2024/22403 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "....Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.12.2022 tarihli seri muhakeme usulüne tabi talepname üzerine, Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli ve 2022/468 Esas, 2022/2537 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmedildiğinden bahisle, anılan Mahkemenin 31.03.2022 tarihli ve 2019/490 Esas, 2022/225 sayılı kararının ortadan kaldırılmasına ilişkin Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli ek kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararının, istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın 10.06.2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gibi, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın eylemi nedeniyle Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2019/490 Esas, 2022/225 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.01.2023 tarihli ek kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede; 1. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri; "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 01.01.2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 01.01.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış...” ibaresinin aynı bentte yer alan “...seri muhakeme usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2- İncelenen dosyada; hükümlü hakkında isnat olunan eylemin 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulüne tabi olduğu ancak; aynı eylem nedeniyle Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli ve 2019/490 Esas, 2022/225 Kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve hükmün 10.06.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin, Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.08.2022 tarihli ve 2019/490 Esas, 2022/225 Karar sayılı ek kararı ile kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesi üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14.12.2022 tarihli seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesince kabulü ile 14.12.2022 tarihli kararı ile hükümlü mahkumiyet hükmü verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacaktır. 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinde ise; "... (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. ...” Şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlü hakkında aynı eylem nedeniyle yargılama yapıldığı ve Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2022 tarihli kararı mahkumiyet hükmü verildiği, kararın kesinleşme tarihi gözetildiğinde yukarıda izah edildiği gibi seri muhakame usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, aynı eylem nedeniyle tanzim edilen talepnamenin 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2022 tarihli ve 2022/468 Esas, 2022/2537 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca; hükümlü hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA, mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi uyarınca REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.