İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/18416 Karar: 2024/6386 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/18416 K.2024/6386

8. Ceza Dairesi 2024/18416 E. , 2024/6386 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/246 E., 2024/410 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik ist

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/18416 E. , 2024/6386 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/246 E., 2024/410 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik ist

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/18416 E. , 2024/6386 K. "İçtihat Metni" T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/246 E., 2024/410 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığının 03.10.2022 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. B. Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2023 tarihli kararı ile sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 12 yıl hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci , 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 06.02.2024 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemi, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 5237 sayılı Kanun’un 28 inci maddesinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; kolluk görevlilerince, sanıkların Aydın iline uyuşturucu madde getireceği yönünde bilgi alınması üzerine uygulama noktasında aracın durdurulduğu, üzerlerinde suç eşyası olup olmadığı sorulduğunda sanık ...'nun göğüs kısmından çıkardığı alüminyum folyo paketine sarılı iki paket halinde metamfatamini kolluğa teslim ettiği, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında verilen arama kararı gereği yapılan aramada arka koltuk üzerinde kağıda sarılı vaziyette ve aracın havalandırma kısmında şeffaf poşet içerisinde metamfetamin ele geçirildiği iddiasına ilişkindir. Sanık ...'un aşamalarda, İstanbul ilinden temin ettikleri metamfetamini satmak üzere Antalya iline nakletmek amacıyla hareket ettiklerini ikrar ettiği, kovuşturma aşamasında kızını alıkoymak suretiyle kendisini uyuşturucu maddeyi İstanbul'dan almaya zorladıklarını iddia ettiği tanıklar ... ve ... hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararları verildiği anlaşılmıştır. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Sanıklar hakkında Aydın iline uyuşturucu getirecekleri yönünde araç plakası da bildirilerek yapılmış istihbari bilgi olduğu, aracın göğüs bölgesine saklanmış vaziyette, ayrıca arka koltuğunda ve sanık ...'nun üzerinde uyuşturucu madde bulunduğu, her iki sanığın soruşturma aşamasında müdafii huzurunda uyuşturucu maddeyi birlikte aldıklarını kabul ettiği, sanık ...'in soruşturma beyanlarının da yer, zaman olarak detaylı alınmış olması karşısında satmak amacıyla uyuşturucu madde aldıkları ve naklederken yakalandıkları kabul edilmiş aksi yöndeki savunmalara itibar edilmemiş, telefonunda tespit edilen uyuşturucu madde ticaretine yönelik görüşmelerin de sanık ...'in uyuşturucu madde sattığını doğruladığı, dolayısıyla ele geçen uyuşturucu miktarı, telefon kayıtları dikkate alındığında aldıkları uyuşturucu maddeyi satmak amacıyla bulundurdukları anlaşıldığından cezalandırılmalarına, madde miktarı dikkate alınarak ceza tayininde alt sınırından uzaklaşılarak uygulama yapılmasına, sanığın sabıkalı geçmişi, sosyal ilişkileri ve cezanın sanık üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, her ne kadar ... etkin pişmanlıktan yararlanmak kastıyla bir kısım isim ve olaylar anlatmış ise de etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın sadece başkalarının suçla ilgilerini açıklamasının yeterli olmadığı, suç ortakları olarak isimlerini verdiği kişilerin varlığı ve haklarında suçlama veya iftira niteliğinde kalabilecek beyanlardan başka mahkumiyetlerini gerektirecek derecede delillerinde mevcut olmasının gerektiği, Cem'in isimlerini verdiği ... ve ...'in sanık savunmalarını doğrulamadıkları gibi haklarında kovuşturmaya yer olmadığına kararları verildiği gerekçesi ile 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; İlk Derece Mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesi ile hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık müdafiinin, kanuni süresi içerisinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 02.05.2024, 08.07.2024, 02.09.2024 tarihli dilekçeler ve 13.05.2024 tarihli tutanağa göre temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır. B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin tam olarak toplandığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına, sanığın isimlerini verdiği şahıslar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması karşısında sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin ve 5237 sayılı Kanun’un 28 inci maddesinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V.KARAR A. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyizden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 06.02.2024 tarihli ve 2024/246 Esas, 2024/410 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla