İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/18982 Karar: 2024/7180 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/18982 K.2024/7180

8. Ceza Dairesi 2024/18982 E. , 2024/7180 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1 Esas, 2024/48 Karar SUÇ : Yalan tanıklık HÜKÜM : Mahkûmiyet (Hükmün açıklanması) TEBLİĞNAME G. : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarı

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/18982 E. , 2024/7180 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1 Esas, 2024/48 Karar SUÇ : Yalan tanıklık HÜKÜM : Mahkûmiyet (Hükmün açıklanması) TEBLİĞNAME G. : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarı

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/18982 E. , 2024/7180 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/1 Esas, 2024/48 Karar SUÇ : Yalan tanıklık HÜKÜM : Mahkûmiyet (Hükmün açıklanması) TEBLİĞNAME G. : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Akkuş Cumhuriyet Başsavcılığının 29.12.2011 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli kararıyla; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezasının aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL'den olmak üzere 3.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir. 3. Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli kararı suçluyu kayırma suçu yönünden sadece sanık tarafından temyiz edilmiştir. Akabinde; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli ilamıyla sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yalan tanıklık suçunu oluşturduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Mahkemesince; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Akabinde; Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 14.09.2018 tarihli kararıyla; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin ikinci fıkrası ve aynı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı 31.10.2018 tarihinde kesinleşmiştir. 5. Sanığın denetim süresi içerisinde (17.10.2022 tarihinde) kasıtlı suçtan mahkumiyetine karar verilip kararın kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine dosya yeniden ele alınmıştır. Akabinde; Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2024 tarihli ve 2024/1 Esas, 2024/48 Karar sayılı kararıyla hükmün 10 ay hapis cezası olarak açıklanmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün usul ve yasaya uygun olması nedeniyle onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren 29.04.2024 tarihli Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay; sanığın, tanık sıfatıyla Cumhuriyet Savcılığında alınan yeminli ifadesinde kasten yaralama suçunun işlendiği sırada temyiz dışı sanık Selahattin Bulut'un olay yerinde olduğunu bildiği halde olmadığını beyanla atılı yalan tanıklık suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Mahkemesince; iddianame, sanık savunmaları, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma ilamı, ihbar yazısı, sanığa ait nüfus ve adli sicil kaydı, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın yalan tanıklık suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2024 tarihli ve 2024/1 Esas, 2024/48 Karar sayılı kararının incelenmesinde; Oluş, tüm dava dosyası kapsamı, sanığın atılı suçu işlediğine ancak pişman olduğuna dair aşamalardaki ikrar içeren savunmaları ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin bozma ilamı birlikte değerlendirilmiştir. Bu cihetle; sanığın yalan tanıklık suçunu işlediği sabit olduğundan; sanık müdafinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine dair temyiz istemi yerinde görülmemiştir. 2. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.11.2017 tarihli ilamıyla bozulmasına karar verilen Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2013 tarihli hükmünde; sanık hakkında neticeten 3.000,00 TL adli para cezasına hükmedilerek adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir. Suçluyu kayırma suçundan kurulan hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edilmiştir. Cumhuriyet Savcısının 03.10.2013 tarihli temyiz istemi yalnızca kasten yaralama suçundan kurulan hükme yöneliktir. Bu nedenle; bozma ilamı öncesi hükmedilen 3.000,00 TL adli para cezasının sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma üzerine verilen kararda 10 ay hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmesi hukuka aykırı bulunmuş; söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle Akkuş Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2024 tarihli ve 2024/1 Esas, 2024/48 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükme “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç cezanın miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle cezanın 3.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına ve adli para cezasının 20 eşit taksitte tehsiline” fıkrasının yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla