Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19201 E. , 2026/2269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/401 Esas, 2024/285 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine B
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19201 E. , 2026/2269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/401 Esas, 2024/285 Karar SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafileri tarafından süresinde duruşma talebinde bulunulmuş ise de; takdiren duruşma taleplerinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2023/456 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 400.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçunda 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 53. ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 400.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2023 tarihli ve 2023/456 Esas, 2023/367 Karar sayılı kararı hakkında sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2024/401 Esas, 2024/285 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının, hükümde müsadere ile ilgili kısmın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçun işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, suça konu uyuşturucu maddelerin sanığa ait olmadığına, sanıkta uyuşturucu madde ele geçirilmediğine, suça konu uyuşturucu maddelerin diğer sanık ...'a ait olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğuna, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, diğer sanık ...'ın çelişkili, soyut ve atfı cürüm niteliğindeki beyanlarının mahkumiyete esas alınamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin dikkate alınması gerektiğine, bu ilke uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanığın tutukluluk halinin kaldırılarak tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediğine, diğer sanık ...'ın beyanlarının atfı cürüm niteliğinde olduğuna, suça konu uyuşturucu maddelerin diğer sanığa ait olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve tahliye edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı) 280. maddesinin kapsamının 25.12.2025 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 7571 sayılı yasa ile değişik (e) bendinde atıf yapılan aynı Kanun'un 289/1. maddesinin (g) ve (h) bentlerine göre Bölge Adliye Mahkemelerince savunma hakkının kısıtlanması ve hükmün gerekçe içermemesi durumlarında İlk Derece Mahkemesi kararlarını bozma hak ve yetkisinin tanındığı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 29.09.2023 tarihli ve 2023/1414 Esas, 2023/1452 Karar sayılı bozma kararının da bu yetki kapsamında kaldığı, hükmün, karar tarihinde Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesinin usulün esasa takaddüm edeceği ancak esasın yerine geçemeyeceği ilkesi ve usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğu hususları birlikte değerlendirilerek yapılan incelemede; Dava dosyası kapsamına göre, kolluk görevlilerince yapılan yol uygulamasında sanık ...'ın sevk ve idaresindeki ticari taksinin .. ili sınırlarında durdurulduğu, sanık ...'ın da aynı ticari takside arka yolcu koltuğunda oturduğunun görüldüğü, sanıkların kimlik kontrolü sırasında aşırı tedirgin hareketlerde bulunmaları üzerine araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada, aracın ön yolcu koltuğunda suça konu ... uyuşturucu maddesinin poşet içerisinde ele geçirildiği, sanıkların ... ilinden .. iline gittiklerini beyan ettikleri bu şekilde sanıkların kullanma amacı dışında uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkin olarak; Suça konu uyuşturucu maddelerin ele bulunmasına ilişkin kolluk görevlileri tarafından tutulan tutanak, sanıkların bulunduğu ticari takside ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı ve niteliği, ele geçirilen uyuşturucu maddelere ilişkin kriminal rapor, sanıkların aşamalardaki birbiri ile çelişkili, dosya kapsamına ve olağan hayat tecrübelerine uygun düşmeyen savunmaları, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla alınan beyanları, sanıkların gsm numaralarının hts kayıtlarına ilişkin olarak alınan hts analiz raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz talepleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2024/401 Esas, 2024/285 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar ... ve ... hakkındaki tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Yol uygulamasında durdurulan ticari takside, kimlik kontrolünde aşırı tedirgin davranan sürücü ve arka koltuktaki sanıkla ilgili yapılan aramada ön yolcu koltuğunda poşet içinde uyuşturucu madde ele geçirilmiş; Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi her iki sanığa uyuşturucu madde ticaretinden 15'er yıl hapis ve 400.000'er TL adli para cezası vermiş, biri hakkında ayrıca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmıştır. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi müsadere kısmını düzelterek istinafı esastan reddetmiş, 8. Ceza Dairesi temyizi incelemiştir.
Hukuki İlke: 25.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin (e) bendi, 289/1. maddenin (g) ve (h) bentlerine atıfla Bölge Adliye Mahkemelerine savunma hakkının kısıtlanması ve gerekçesizlik hallerinde bozma yetkisi tanır; karar tarihinde bu yetkinin bulunmadığı gerekçesiyle hükmü bozmak, usulün esasa takaddüm edip esasın yerine geçemeyeceği ilkesine ve usul ekonomisine aykırıdır. Sübut yönünden ise araçtaki maddeye ilişkin tutanak, kriminal rapor, çelişkili savunmalar, tutanak mümzilerinin tanık beyanları ve HTS analiz raporu birlikte mahkumiyete yeterlidir.
Uygulama Sonucu: Her iki sanığın müdafilerinin atfı cürüm ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine dayalı temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümler 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği esastan ret ile onanmış; ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre gözetilerek tahliye talepleri reddedilmiştir.
Dava Strateji Notu: Araçta ortak bulunmada 'madde diğer sanığa ait' şeklindeki karşılıklı atfı cürüm savunması, HTS analizleri ve tedirgin davranış gibi çevre delillerle desteklenen dosyalarda tek başına beraat getirmemektedir; müdafi, maddeye fiilen egemen olmayı (zilyetliği) müvekkilinden koparan somut ve doğrulanabilir olgular sunmalıdır. Karar ayrıca 7571 sayılı Kanun sonrası BAM'ın sınırlı bozma yetkisine dayanan usul itirazlarının geriye dönük sonuç doğurmadığını göstermektedir.