İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/19575 Karar: 2025/4394 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/19575 K.2025/4394

8. Ceza Dairesi 2024/19575 E. , 2025/4394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/954 D.İş SUÇLAR : Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozul

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/19575 E. , 2025/4394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/954 D.İş SUÇLAR : Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozul

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/19575 E. , 2025/4394 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/954 D.İş SUÇLAR : Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Muğla Cumhuriyet Başsavcılığının 28.02.2023 tarihli ve 2023/191 Soruşturma, 2023/1415 Karar sayılı kararı ile şikayetçinin iddiaları ile ilgili zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suçundan şüpheliler hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.04.2023 tarihli ve 2023/954 Değişik İş sayılı kararı ile reddine kesin olarak verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.04.2024 tarihli ve 2023/19377 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/49401 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/49401 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, olay günü polis memuru olarak görev yapan şüphelilerin müştekiye oda içinde yürümemesini, beklemesini söyledikleri ve müşteki ile aralarında çıkan tartışma sonunda müştekiyi darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıklarının iddia edildiği olayda, müştekinin ''ben deliyim lan, uzak durun benden'' şeklinde sözler söyleyerek kafasını duvara vurduğu, şüphelilerin müştekiyi yere yatırarak ellerini kelepçeledikleri sırada müştekinin kafasını yere vurduğu, şüphelilerin görevlerinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullandıklarına dair yeterli delil elde edilemediği gerekçeleriyle Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Müştekinin kendisini yaralayan polis memurları ... ve ...'ü teşhis ettiğine dair 21/02/2023 tarihli teşhis tutanağı ve müşteki hakkında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 16/11/2022 tarihli ve Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 29/11/2022 tarihli raporlarına göre müştekinin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde yaralandığının tespit edilmiş olduğu, yapılan tespitlere göre vücudunun farklı yerlerinden yaralanmış olduğunun tespit edilmesi dikkate alınarak, şüpheliler hakkında zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu anlaşılmakla, delillerin Mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un inceleme konusu ile ilgili hükümleri; "Madde 158- "(1) Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir. (2) Valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir." Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. (2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir. (2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler. Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. (5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." Şeklinde düzenlemeler içermektedir. 2. Belirtilen yasal düzenlemeler ışığında inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Şikayetçinin polis memurları tarafından darp edildiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda zor kullanma esnasında sınırın aşıldığına dair delil bulunmadığından bahisle Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; Olay tarihinde polis memuru olarak görev yapan şüphelilerin şikayetçinin oda içinde yürümemesini, beklemesini söyledikleri bu sebeple aralarında çıkan tartışma sonunda şikayetçiyi darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıklarının iddia edildiği olayda, şikayetçinin kendisini yaralayan polis memurları şüpheliler ... ve ...'ü teşhis ettiğine dair 21.02.2023 tarihli teşhis tutanağı, şikayetçinin olay yerine giriş ve çıkış kaydını gösterir kamera kayıtları ile şikayetçi hakkında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 16.11.2022 tarihli ve Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Polikliniği tarafından düzenlenen 29.11.2022 tarihli raporlarına göre şikayetçinin yaralanmasına ilişkin anlatılan öykü ile uyumlu yaralanmaların olduğu ve basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde yaralandığının tespit edilmiş olması dikkate alınarak, şüpheliler hakkında zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması suretiyle kasten yaralama suçundan kamu davası açılması için yeterli şüphenin oluştuğu anlaşılmakla, delillerin Mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Muğla 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 19.04.2023 tarihli ve 2023/954 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla