Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/19994 E. , 2024/9692 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2017/1299 E., 2019/141 K. SUÇLAR :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz, kasten yaralama HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi, düşme, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/19994 E. , 2024/9692 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2017/1299 E., 2019/141 K. SUÇLAR :Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, cinsel taciz, kasten yaralama HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi, düşme, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Ret, Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mağdur vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir. 5271 sayılı Kanun' un 294 üncü maddesinde düzenlenen, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenleme gözetilerek katılan kurum vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediği anlaşılmakla katılan kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Hükmolunan cezaların miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece 1.Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.03.2017 tarih ve 2015/425 Esas, 2017/69 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı, sanık ... ve sanık ... hakkında çocuğun cinsel istimarına yardım suçundan 5271 sayılı Kanun' un 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı, sanık ..., sanık ... ve sanık ... hakkında dönüşen suç vasfına göre çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan şikayet yokluğu nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73/4 ve 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmiştir. B. İstinaf Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.02.2019 tarih ve 2017/1299 Esas, 2019/141 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ve mağdur vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve sanık ... ve sanık ... hakkında çocuğun cinsel istimarına yardım suçundan kurulan beraat hükümlerinin kaldırılmasına ve sanıkların eyleminin cinsel taciz suçunu oluşturduğu ve bu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu ve mağdur ... yasal temsilcisinin sanıklar hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtikleri gerekçesiyle sanıklar hakkında cinsel taciz suçundan 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi uyarınca ayrı ayrı düşürülmesine, sanık ... hakkında, mağdureyi darp etme eylemi iddianamede basit cinsel istismar suçunun zor unsuru olarak belirtilmiş ise de, dosya kapsamıyla bu eylemin 5237 sayılı Kanunun 86/2. maddesi anlamında basit yaralama suçunu oluşturduğu, bu suçun takibinin şikayete bağlı olduğu ve mağdur tarafından şikayetten vazgeçildiğinden, bu suçtan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi uyarınca düşürülmesine, sanık ... ve ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerinin kaldırılarak sanıkların 5237 sayılı Kanunun 109/1, 3-b,f, 5, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Mağdur ... vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında iddia edilen suçtan ayrı ayrı ceza verilmesi gerektiğine, suçlarının karşılığı gelen hapis cezaları ile cezalandırılmaları gerektiğine, suç unsurlarının sanıklar aleyhine maddi ve manevi açıdan gerçekleştiğine, suçun her sanık için ayrı ayrı sübut bulduğuna, sanıkların üzerlerine atılı suçları işlediklerinin aşikar olduğuna, sanıklar hakkında ayrı ayrı azami hadden hapis cezası ile hüküm kurulması gerektiğine, düşme ve beraat kararlarının bozularak en üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; somut bir nedene dayanmamaktadır. 3.Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; sanıklar ... ve ... hakkında tayin edilen cezanın hakkaniyete aykırı olduğuna, sanıklara yüklenebilecek bir suçun varlığından söz edilemeyeceğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanıklarda suç işleme kastı olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesi kapsamında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın bozularak verilen cezaların ortadan kaldırılması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Mağdur ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mağdur vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “başvuranın buna hakkı bulunmadığının anlaşılması” nedeniyle reddine karar verildiği, bahse konu kararın; aynı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca incelenmeksizin iadesine karar verilmiştir. 2.Katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin tüm sanıklara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinde düzenlenen, ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.'' şeklindeki düzenleme gözetilerek katılan kurum vekilinin temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep göstermediği anlaşılmakla, katılan kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. 3.Sanık ... ve sanık ... müdafiinin sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde, 1.Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, mağdur ... müşteki beyanları, Adli Tıp Kurumu raporu, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin mahkeme gerekçesinin isabetli bulunduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V. KARAR A.Mağdur ... vekilinin temyiz istemi yönünden, Gerekçe bölümünde (B-1) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.02.2019 tarih ve 2017/1299 Esas, 2019/141 Karar sayılı kararında mağdur vekilinin talebinin 5271 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B.Katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden, Gerekçe bölümünde (B-2) bendinde açıklanan nedenlerle katılan kurum vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C.Sanık ... ve sanık ... müdafiinin, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemi yönünden, Gerekçe bölümünde (B-3) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 01.02.2019 tarih ve 2017/1299 Esas, 2019/141 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303 üncü maddesi gereği hükmün vekalet ücreti takdirine ilişkin 7 nolu bendinin hükümden çıkartılması suretiyle Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.