İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/20606 Karar: 2024/8858 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/20606 K.2024/8858

8. Ceza Dairesi 2024/20606 E. , 2024/8858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1810 E., 2019/1204 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üz

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/20606 E. , 2024/8858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1810 E., 2019/1204 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üz

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/20606 E. , 2024/8858 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1810 E., 2019/1204 K. SUÇ : Başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30.04.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Ankara 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli kararı hakkında sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, duruşma açılmadan verilen, 25.10.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, beraat kararının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığına, atılı suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın, ölümünden önce hastanede tedavi işleri ile ilgilendiği ağabeyi ...K'nin Türkiye İş Bankası ve Garanti Bankası tarafından verilme banka ve kredi kartlarını, ağabeyinin 08.12.2017 tarihinde vefatından sonra; 11.12.2017 tarihinde Türkiye İş Bankası nezdinde mevduat hesabından banka kartını kullanarak 1.420,00 TL nakit çekim, aynı banka nezdinde vefat eden ...K adına kayıtlı kredi kartından 3.000,00 TL nakit avans çekimi yapmak suretiyle, Garanti Bankası nezdinde vefat eden ...K adına kayıtlı mevduat hesabından banka kartını kullanarak 11.12.2017 tarihinde 500,00 TL, 14.12.2017 tarihinde 2330,00 TL nakit çekim yapmak suretiyle başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan kurulan mahkumiyet kararının, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "sanığın da harcama ve nakit çekmek suretiyle kartı sahibinin rızası ve izni ile kullandığı, hastalığın ilerlemesi sonucu aniden kardeşinin vefatı sırasında cenaze işlemleri için yaptığı harcamaları karşılamak üzere söz konusu kartlardan kardeşinin ölümünden sonra da nakit çektiği sabit ise de, daha önce yaptığı cenaze ve defin harcamalarını karşılamak amacıyla gerçekleştirdiği, katılan ...'nin aralarında boşanma davası süren ... ... ... 08.12.2017 tarihinde ölene kadar hiçbir şekilde kendisiyle ilgilenmediği, ziyaretine gelmediği, tedavisi ve cenazesinin kaldırılması sürecinde maddi ve manevi katkı sunmadığı gibi cenaze törenine dahi katılmadığı halde kötü niyetli şekilde olaydan çok sonra ölen resmi eşinin kartını izinsiz kullandığından bahisle kayınbiraderi olan sanık hakkında şikayetçi olduğu, belirtilen sebeplerle sanığın ölen kardeşinin izni ve bilgisi ile yaptığı harcamalar için kredi kartını kullanması eylemlerinin kanunda suç olarak tanımlanmadığı" gerekçesiyle sanık hakkında başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Dairemizin 06.03.2024 tarihli tevdi kararında da belirtildiği üzere Banka veya Kredi Kartları Kanunu'na göre banka veya kredi kartlarının mülkiyetinin, kartın sahibinin ölümünden sonra bankaya geçmesi nedeniyle, kart sahibinin ölümünden sonra banka veya kredi kartının kullanılması suçunun mağdurunun banka olacağı, bununla birlikte kart sahibinin ölümünden sonra banka mevduat hesabına mirasçıların miras payları oranında ortak olacağı, banka kartı kullanılarak mevduat hesabından yapılan harcamaların terekenin aktifini azaltıp, kredi kartından yapılan harcamaların ise terekenin pasifini artırmak suretiyle terekeyi etkilediği dolayısı ile, vefat eden kart sahibinin mirasçılarının temyiz inceleme konusu suç bakımından suçtan doğrudan zarar gören sıfatıyla davaya katılabileceği, bu sebeple, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden yapılan incelemede nüfus kayıtlarına göre vefat eden ...K'nin, sağ kalan eşi sıfatıyla mirasçısı olduğu anlaşılan ...'nin suçtan zarar gören sıfatıyla davaya katılma ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisi olduğu oy çokluğuyla kabul edilerek yapılan incelemede: Tüm dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'nin aşamalarda vefat eden ağabeyi ...K'nin, banka ve kredi kartlarından nakit çekim işlemini ağabeyinin cenaze masraflarını karşılamak için yaptığını savunmasına karşın, vefat eden ...K.'nin eşi ...'nin ise, sanık savunmalarını kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; maddi gerçeğin ortaya çıkartılması bakımından, sanığa savunmalarında belirttiği şekilde nakit çekim işlemlerini ne şekilde ağabeyinin cenaze masraflarında kullandığının sorulması, varsa harcamaya dair belgelerin veya tanıkların isimlerinin sanık tarafından dava dosyasına sunulmasının sağlanması ya da ilgili yerlerden getirtilmesi, sonrasında tanık isimleri belirtilmesi halinde tanıkların da dava konusu olaya ilişkin bilgi ve görgüye dayalı beyanları alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.10.2019 tarihli ve 2019/1810 Esas, 2019/1204 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikâyetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler" şeklindeki düzenlemeyle davaya katılma hak ve yetkisini haiz olanlar belirlenmiştir. Bu aşamada, dava dosyasını ilgilendirmesi nedeniyle mağdur ve suçtan doğrudan zarar gören kavramlarını kısaca tanımlamak gerekir. Öğreti ve uygulamada kamu davasına katılma yetkisi bulunan kişinin suçtan zarar görmesi şartı aranmış, ancak kanunda suçtan zarar gören ve mağdur kavramlarının tanımı yapılmadığı gibi, zararın maddi ya da manevi olduğu hususu bir ayrıma tâbi tutulmamış ve sınırlandırılmamıştır. Ceza hukukunda mağdur kavramı, suçun konusunun ait olduğu kişi ya da kişilerdir. Suçtan zarar gören ile mağdur kavramları aynı şeyi ifade etmemektedir. Mağdur suçun işlenmesiyle her zaman zarar görmekte ise de, suçtan zarar gören kişi her zaman suçun mağduru olmayabilir. Kamu davasına katılma için aranan suçtan zarar görme kavramı kanunda açıkça tanımlanmamış, gerek Yargıtay Ceza Genel Kurulu, gerekse Özel Dairelerin yerleşmiş kararlarında; suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli olarak anlaşılıp uygulanmış, buna bağlı olarak da dolaylı veya muhtemel zararların, davaya katılma hakkı vermeyeceği kabul edilmiştir. Bu husus Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 18.10.2023 tarihli, 2019/385 Esas, 2023/534 Karar sayılı, 08.11.2016 tarihli ve 2016/830 Esas, 2016/412 Karar sayılı kararlarında da "dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez" şeklinde ifade edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut dava dosyası incelendiğinde; dava konusu olayın, sanığın, ağabeyi olan ...K'ye ait banka ve kredi kartlarının ağabeyinin vefatından sonra yaklaşık 1 hafta içinde muhtelif tarihlerde kullandığı iddiasıyla, vefat eden ...K'nin sağ kalan eşi sıfatıyla müşteki ...'nin şikayetçi olduğu, şikayet üzerine sanık hakkında yapılan yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından beraat kararı verilmesi üzerine, söz konusu karar hakkında müşteki ...'nin vekili vasıtasıyla temyiz talebinde bulunduğu görülmüştür. Somut olayda, müşteki ...'nin mağdur sıfatını haiz olamayacağı, zira temyiz inceleme konusu olan banka veya kredi kartlarını kötüye kullanılması suçu bakımından konusunun ait olduğu kişi olmadığı açıktır. Öte yandan, vefat eden ...K'nin mirasçısı sıfatıyla müşteki ... ve diğer mirasçıların bir an için malen zarar uğradıkları düşünülebilir. Bununla birlikte, miras bırakan ...K'nin ölümüyle, ilgili bankalarla banka ve kredi kartı kullanılımına ilişkin sözleşmelerin sona erdiği dikkate alındığında, banka veya kredi kartının kullanımı ile ilgili sözleşmenin tarafı olmamalarına nedeniyle, ölümden sonra banka veya kredi kartlarının kullanımından mirasçıların sorumlu tutulmasının ve dolayısıyla malen sorumlu olmalarının ve suçtan doğrudan zarar görmelerinin söz konusu olamayacağı, bu sebeple davaya katılma hak ve yetkilerinin de bulunmayacağı gözetilerek, vakit temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle, sayın çoğunluğun müşteki ...'nin davaya katılma hak ve yetkisini haiz olduğu kabulüyle işin esasına girilerek bir karar verilmesine yönelik düşüncesine katılmamaktayız. 19.11.2024

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla