İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/20845 Karar: 2025/5379 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/20845 K.2025/5379

8. Ceza Dairesi 2024/20845 E. , 2025/5379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/950 Değişik İş SUÇLAR : Fuhuş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulma

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/20845 E. , 2025/5379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/950 Değişik İş SUÇLAR : Fuhuş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulma

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/20845 E. , 2025/5379 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/950 Değişik İş SUÇLAR : Fuhuş, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma KARAR : Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.03.2010 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki, fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 104/1, 227/1, 109/2, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli kararı ile hükümlü hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan, şikayetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, fuhuşa aracılık etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 227/1, 52/2. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın hükümlü ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 19.09.2018 tarihli kararı ile hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği, hükümlü müdafii tarafından yargılamanın yenilenmesi talebine istinaden Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2018 tarihli ek kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığına karar verildiği, hükümlü müdafiinin bu karara itirazı üzerine Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesini müteakip Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde 12.03.2020 tarihli kararı ile Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2014 tarihli mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verildiği, bu karara karşı hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli kararı ile onanmasına karar verildiği, bu karar üzerine hükümlü müdafiinin yeniden yargılama talebine istinaden Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ek kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, hükümlü müdafiinin bu karara karşı itirazı üzerine Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, hükümlünün yeniden yargılama talebinde bulunması üzerine Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ek kararı ile yargılamanın yenilenmesi istemi kabule değer görülmediğinden talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı hükümlü müdafii tarafından itirazda bulunulması üzerine Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2022/16205 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56992 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda, Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2014 tarihli kararıyla, "mağdurenin İstanbul ilinde annesi ile birlikte yaşamakta iken oradan ayrılıp Trabzon ilinde bulunan üvey ablasının yanına yerleştiği, burada ... Restaurantta çalışmakta olan sanık ... ... ile tanıştığı, suç tarihinde 16 yaşı içinde bulunan mağdur ile sanığın arkadaş oldukları, arkadaşlıkları süresi içinde gayri resmi karı koca hayatı yaşadıkları ve bu itibarla bir ev kiralayıp birlikte yaşamaya başladıkları, sanığın ayrıca çalışmış olduğu ... Restaurant isimli yerli ve yabancı uyruklu bayanların erkek müşterilerle birlikte eğlenip alkol aldıkları mekana mağdureyi getirdiği, ilerleyen zamanlarda sanığın mağdureyi mağdurenin istememesine rağmen erkeklerin masasına gönderdiği, mağdurenin yaşının küçük olması nedeniyle erkekler tarafından tercih edilmesi nedeniyle sanığın mağdureyi sürekli olarak kendi kontrolünde olacak şekilde mağdureye konsmatrislik yaptırdığı, mağdurenin kendi başına söz konusu işyerinden ayrılmasına engel olarak şiddet uyguladığı, sanığın mağdureyi söz konusu işyerine ait araçla evden işe işten eve getirtip götürdüğü, daha sonradan sanığın mağdure ile birlikte kaldıkları eve erkek getirerek mağdurenin para karşılığında erkeklerle fuhuş yapması konusunda mağdureye baskı kurduğu, teşvik ettiği ve aracılık yaptığı, mağdurenin kabul etmemesi üzerine şiddet uyguladığı, ayrıca mağdurenin elinden kaçmasını önlemek amacıyla kalmış oldukları evin kapısını iki gün boyunca mağdurenin üzerine kilitleyerek mağdureyi hürriyetinden yoksun bıraktığı" gerekçesi ile mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Dosya kapsamına göre, incelemeye konu dosyanın mağduru ... hakkında sanık ...'na karşı inceleme konu dosya ile ilgili olarak tutuklu kaldığı günlere ilişkin işlemiş olduğu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve iftira suçlarından Trabzon Çocuk Mahkemesinin 17/12/2020 tarihli ve 2020/31 esas, 2020/148 sayılı kararı ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 04/02/2021 tarihinde kesinleştiği cihetle, sanık üzerine yüklenen suçların müştekinin iftirasından kaynaklandığı ve bu hususun yargı kararı ile sabit olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesi uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan bu durumun yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukukî durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. a) Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2010 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki, fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 104/1, 227/1, 109/2, 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır. Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2014 tarihli kararı ile hükümlü hakkında reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mağdurun şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle bu suçtan açılan kamu davasının düşürülmesine; fuhuşa aracılık etme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 227/1, 52/2. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 109/3-f maddeleri uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın hükümlü ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 19.09.2018 tarihli kararı ile fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği, hükümlerin bu şekilde kesinleştiği ve infaza verildiği, infaz aşamasında hükümlü müdafii tarafından mağdurun hükümlüye iftira attığı, buna dair mektubunun bulunduğu iddiası ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu ve bu talebin Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2018 tarihli kararı ile bu mektubun mağdura ait olduğuna dair bir kaydın olmaması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, bu karara karşı hükümlü müdafiinin itirazı üzerine Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli kararı ile kararın gerekçesinde mağdur beyanlarına da dayanıldığı ve hükme esas alındığından, hükümlü müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmiştir. b) Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesince yeniden yapılan yargılama neticesinde 12.03.2020 tarihli kararı ile, mağdurun hükümlü hakkında soruşturma aşamasındaki beyanına benzer anlatımlarda bulunduğu gerekçesiyle önceki verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verildiği, bu karara karşı hükümlü müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin kararı ile onanması ile bu hükmün de kesinleştiği belirlenmiştir. c) Hükümlü müdafiince, mağdur hakkındaki kovuşturmanın akıbeti beklenmeden hüküm kurulduğunu, mağdur hakkında iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini belirtir dilekçesi ile yeniden yargılama talebinde bulunulması üzerine Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ek kararı ile mağdurun hükümlü hakkındaki iddialarının onu suçtan kurtarmaya yönelik olarak değişebileceği, mağdur hakkında verilen kararın mahkemenin kesinleşmiş hükmüne etkisinin olmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği, hükümlü müdafiinin bu karara karşı itirazı üzerine Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2021 tarihli kararı ile mağdur hakkında verilen hükmün, açıklanmadığı sürece kesin hüküm niteliği taşımayacağı gerekçesi ile itirazın reddine karar verildiği, hükümlünün dilekçeleriyle yeniden yargılama talebinde bulunulması üzerine Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.09.2021 tarihli ek kararı ile yargılamanın yenilenmesi istemi kabule değer görülmediğinden talebin reddine karar verildiği, bu karara karşı hükümlü tarafından itirazda bulunulması üzerine Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2021 tarihli kararı ile itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 2. Öte yandan mağdur hakkında Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2020 tarihli iddianamesi ile iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5237 sayılı Kanun'un 267/1-2-6, 267/4 delaletiyle 109/1, 31/3. maddeleri uyarınca dava açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Trabzon Çocuk Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası; iftira suçundan 267/1-6, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararların itiraz edilmeksizin 04.02.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. 4. Kanun yararına bozma isteminde her ne kadar mağdur hakkında hükümlüye yönelik iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği gözetilmeden hükümlü hakkında yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi kararına karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verildiğinden bahisle bozma talebinde bulunulmuş ise de, hükümlü müdafiinin itirazı üzerine Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli kararı ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesini müteakip Trabzon 3. Asliye Ceza Mahkemesince yargılamanın yenilendiği, mağdur hakkında iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yürütülen soruşturma, taraf beyanları ile yapılan yeniden yargılama neticesinde Mahkemenin 18.02.2014 tarihli, fuhuşa aracılık etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerinin onanmasına ve aynen infazına karar verildiği ve bu hükme yönelik hükümlü müdafiinin temyiz talebinde bulunması üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli kararı ile temyiz davasının esastan reddi ile hükümlerin onanmasına karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; Yukarıda ayrıntısıyla anlatılan hukuki süreç içerisinde Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli onama kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesi gereği itiraz yoluna başvurulabileceği, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli kararını müteakip, aynı nedenle yeniden yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulması üzerine verilen talebin reddi kararına karşı yapılan itirazın reddi kararının olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla