Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/20805 E. , 2024/7661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/706 E., 2024/121 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/20805 E. , 2024/7661 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/706 E., 2024/121 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sanık hakkında Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2013 tarihli, 2013/78 Esas, 2013/161 Karar sayılı kararı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesi, 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Kararın sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan ) 14. Ceza Dairesinin 17.02.2014 tarihli, 2013/10736 Esas, 2014/1709 Karar sayılı kararı ile; " Dosyada bulunan Kütahya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.09.2012 tarihli, raporu ve yine bu kapsamda Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığınca düzenlenen 03.07.2013 tarihli raporda mağdurede hafif orta derecede zeka geriliği olduğu ve bu durumun hekim olmayanlarca da anlaşılabileceği belirtilmiş ise de adli raporlarda zeka seviyesinin hafif-orta mental reterdasyon olarak tespit edilmesi, MEB Kütahya Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünün 20.01.2000 tarihli yazısında mağdurenin zekasının eğitilebilir düzeyde olduğunun bildirilmesi, sanığın aşamalarda mağdurenin akıl hastası olduğunu bilmediğini beyan etmesi ve mağdure ile evlenmek için girişimlerde bulunduğunun anlaşılması karşısında tam bir vicdani kanaatin oluşması bakımından mağdurenin Adli Tıp ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek, fiilin ahlaki redaetini idrak edip edemeyeceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olup olmadığı, kendisinde akıl hastalığı bulunup bulunmadığı, akıl hastalığı var ise bu durumun hekim olmayanlar tarafından anlaşılıp anlaşılamayacağı hususunda rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ... ceza belirlenirken 109. maddenin hangi fıkrasının uygulandığının gösterilmemesi ve eyleminin beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak olan mağdure karşı gerçekleştirdiğinden bahisle cezası arttırılırken uygulanan kanun maddesinin TCK.nın 109/3-f yerine, 103/3-f yazılması, Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümde, sanığa CMK.nın 226/3. maddesine göre ek savunma verilmeden TCK.nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Yerleşmiş Adli Tıp uygulamalarına göre erişkinlerde ruh sağlığının bozulduğuna ilişkin raporun olay tarihi üzerinden en az bir yıl geçtikten sonra alınması gerekirken bu süreye uyulmadan ve içerik olarakta mağdurenun ruh sağlığının ne şekilde bozulduğuna ilişkin tanı içermeyen rapora dayanılarak hüküm kurulması, " gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.02.2015 tarihli, 2014/118 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. Kararın sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan ) 14. Ceza Dairesinin 22.05.2019 tarihli, 2018/2484 Esas, 2019/9960 Karar sayılı kararı ile; "Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca ... cezalar belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme karşısında, mahkemece anılan maddede düzenlenen alt ve üst sınırlar arasında ceza miktarına yönelik takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeyip, maddede sayılan bir kısım ibarelerin aynen tekrarlanmasıyla yetinilerek, ... cezaların teşdiden belirlenmesi suretiyle cezaların fazla tayini," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 6. Bozma üzerine Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli, 2019/316 Esas, 2019/415 Karar sayılı kararı sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 7. Kararın sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.12.2021 tarihli, 2021/11907 Esas, 2021/10305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün; "...Mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141 ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddelerine muhalefet edilmesi," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 8. Bozma üzerine Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli, 2022/50 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 9. Kararın sanık müdafii ile katılan ... vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 03.10.2023 tarihli, 2022/14939 Esas, 2023/5834 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün; "...5237 sayılı Kanun'un 61 nci maddesi uyarınca ... ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un üçüncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme karşısında, Mahkemece anılan maddede düzenlenen alt ve üst sınırlar arasında ceza miktarına yönelik takdir hakkı kullanılırken denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeyip, hüküm kısmında suçun işleniş şekli itibariyle herhangi bir özellik arzetmediği kabul edilmesine rağmen ... cezanın teşditli belirlenmesi suretiyle cezanın fazla tayini, hukuka aykırı bulunmuş, bozma gerekçesi doğrultusunda Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 10. Bozma üzerine Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli, 2023/706 Esas, 2024/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, üst sınırdan ceza tayini gerektiğine, sanık lehine takdiri indirim uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanık lehine olan delillerin toplanmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, fazla ceza tayin edildiğine, re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın, zeka geriliği bulunan mağdureyle arkadaşlık ilişkisi kurduğu, mağdureyi ailesinin yanından kaçırarak İzmir Buca' daki teyzesinin kızının evine getirip cinsel amaçla hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Mahkemesince gerekçesi belirtilmek suretiyle sanık hakkında teşdit uygulandığı anlaşılmakla Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. A. Katılan ... vekilinin temyiz istemi yönünden; Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanık savunmaları, katılan beyanları, adli raporlar, Kütahya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.09.2012 tarihli raporu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 03.07.2013 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu (ATK) 6. İhtisas Dairesi'nin 03.09.2014 tarihli raporu, Yargıtay bozma ilamları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmediğinden katılan ... vekilinin, yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Sanık müdafiinin temyiz istemleri yönünden; Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, sanık savunmaları, katılan beyanları, adli raporlar, Kütahya Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.09.2012 tarihli raporu, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 03.07.2013 tarihli raporu, Adli Tıp Kurumu (ATK) 6. İhtisas Dairesi'nin 03.09.2014 tarihli raporu, Yargıtay bozma ilamları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın, davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, sanık lehine olan delillerin toplanmadığına, savunma hakkının kısıtlandığına, fazla ceza tayin edildiğine, re'sen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kütahya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2024 tarihli, 2023/706 Esas, 2024/121 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.