İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/21280 Karar: 2024/7397 Tarih: 2024

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/21280 K.2024/7397

8. Ceza Dairesi 2024/21280 E. , 2024/7397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/298 E., 2024/292 K. SUÇ : Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/298 Esas, 2024/292 Karar sayılı kararı ile

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/21280 E. , 2024/7397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/298 E., 2024/292 K. SUÇ : Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/298 Esas, 2024/292 Karar sayılı kararı ile

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/21280 E. , 2024/7397 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/298 E., 2024/292 K. SUÇ : Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/298 Esas, 2024/292 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 19.02.2024 tarihli ve 2024/375 Esas, 2024/1476 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır Cumhuriyet Başşsavcılığının 06.10.2022 tarihli iddianamesiyle, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dava açılmıştır. 2. Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 18.01.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine yapılan yargılamada Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 6. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli kararının sanık ve müdafii tarafından temyizleri üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 19.02.2024 tarihli kararıyla orantılılık ilkesine aykırı davranılması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 7. Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/298 Esas, 2024/292 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, çelişkili mağdur beyanları dışında mahkumiyete yeterli delil olmadığına, hakimin tarafsızlığının zedelendiğine, keşif yapılması gerektiğine, mağdurun ifadesi alınma aşamasında bulunan psikoloğun hakkı olmamasına rağmen müştekiye soru sorduğuna, yüzeysel bir gerekçe ile mahkumiyete karar verildiğine, kamera kayırları incelendiğinde mağdurun rızası ile sanığın aracına bindiğinin sabit olduğuna, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna ve çelişkili bu beyanlar dışında mahkumiyete yeterli delil olmadığına, mütalaya karşı savunma yapmak hakkının verilmeyerek savunma haklarının kısıtlandığına yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın trafik ışıklarında mendil satıcılığı yapana mağduru 100,00 TL vermek hilesi ile aracına bindirdiği, mağdurun inmek istemesine rağmen indirmediği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE Mağdurun suç tarihi itibariyle 9 yaşında olduğu, trafik ışıklarında mendil satıcılığı yaptığı, olay günü sanığın mağdurun satış yaptığı trafik ışıklarında beklediği, mağdura 2,00 TL verdiği, akabinde kendisiyle gelmesini, 100,00 TL verip evine bırakacağını söyleyerek mağdurun arabasına binmesini sağladığı, sanığın mağdurun evine dönmesi gereken kavşağı geçtiği halde devam etmesi üzerine mağdurun ağlamaya başladığı, araba camına vurduğu, polislerin şüphe üzerine aracı durduklarında mağduru ağlar ve korkmuş vaziyette buldukları, mağdurun polislerden yardım istediği ve sanığın kendisini kaçırdığını beyan ettiği olayda, mağdur ve müştekinin ifadelerinin Bölge Adliye Mahkemesi bozmasından sonra sanığı kurtarmaya yönelik olduğu anlaşılmış olup, 04.10.2022 tarihli tutanak ile tüm dava dosyası kapsamından suçun sübut bulduğu sabit ise de, sanık hakkında ceza verilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 ve 61 inci maddeleri uyarınca orantılılık ilkesi nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin alt sınırdan çok fazla uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini hukuka aykırı bulunduğundan yerel Mahkemenin direnme kararı, yerinde görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 19.02.2024 tarihli ve 2024/375 Esas, 2024/1476 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi. (K.D) KARŞI DÜŞÜNCE GEREKÇESİ Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2022 tarih 2023/112 esas, 2023/159 sayılı kararının gerekçe bölümünde "Tüm dosya kapsamı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; öncelikle sanığın Uyuşturucu Ticareti suçundan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/42 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda kesinleşmiş 9 yıl 2 ay hapis cezasının bulunduğu, daha sonra Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce mahkumiyet ilamında tekerrüre esas alınan suç; seri yargılama usulüne girdiğinden bahisle infazın durdurulmasına karar verilerek sanığın usulsüz bir şekilde tahliyesine karar verilmesinden yaklaşık 1,5 ay kadar sonra mahkememize konu menfur olayın gerçekleştiği, olay tarihinde mağdur çocuğun trafik ışıklarında gece vakti mendil sattığı sırada sanığın aracıyla mağdurun yanına yaklaştığı ve mağdura 2,00 TL verdiği, akabinde mağdura 100,00 TL vermek istediğini ve mağdurun kendi evine gitmesini istediğini söylediği, mağdurunda bunu kabul ederek 100,00 TL almak istediğini söylemesi üzerine sanığın bu defa mağdura seni ben evine götüreceğim dediği, mağdurunda bunu kabul etmediği, bunun üzerine sanığın mağduru zorla aracına bindirdiği, bu esnada mağdurun ağlaması üzerine sanığın mağdura hitaben "kes sesini, seni vururum" dediği, mağdurun araç içerisinde bulunduğu sırada sanığın aracıyla hareket ettiği," aynı kararın hüküm kısmında ise "olayın vahameti, olayın gece vakti ve kalabalığın olmadığı bir yerde gerçekleşmiş olması, ailesiyle peçete satmak zorunda olan 12 yaşından küçük mağdurenin çaresizliğinden faydalanmak suretiyle işlenmesi" gerekçeleriyle alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109/2 maddesi gereğince 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, mağdurenin 12 yaşından küçük çocuk olması nedeniyle sanığa verilen cezanın Türk Ceza Kanununun 109/3-f maddesi gereğince bir kat artırılarak sanığın 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesi ile 58inci maddesi gereğince ikinci kez mükerrir olanlara ilişkin infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiş, bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19.09.2023 tarih 2023/747 Esas, 2023/750 sayılı kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.. Heyetimizce sanığın atılı suçu işlediği kabul edildikten sonra verilen cezanın sanığın eylemi ile orantılı olmadığı sanığa daha az ceza verilmesi gerekçeleriyle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. ceza Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Sayın çoğunluk tarafından sanık hakkında ceza verilirken 5237 Sayılı Kanunun 3 üncü ve 61 nci maddeleri uyarınca orantılılık ilkesi nazara alınarak hüküm kurulması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiş ise de; hangi yönlerden verilen cezanın orantılılık ilkesine aykırı olduğu belirtilmemiştir. Kaldı ki yerel mahkeme neden sanığa alt sınırın üzerinde ceza verdiğini gerekçesinde belirtmiştir. Dosya içerisinde bulunan mağdurenin sıcağı sıcağına alınan beyanları ve yargılamayı yapıp sanıkla yüz yüze muhatap olan ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin kararlarındaki gerekçeler nazara alındığında sanığa verilen cezanın gerçekleştirdiği eylemle orantılı olduğu görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararın bozulması yönündeki görüşüne katılmıyorum. 07.10.2024

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla