KÜNYE
8. Ceza Dairesi 2024/22038 E., 2025/6484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/6 E., 2024/123 K.
- Suç
- 6136 sayılı Kanun'a aykırılık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.06.2016 tarihli ve 2014/285 Esas, 2016/246 Karar sayılı kararının sanık müdafiisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 18.10.2017 tarihli kararı ile "sanıkların tevil yollu ikrarlarına, tanık anlatımlarına, teşhis tutanakları ile CD izleme tutanaklarına, Jandarma uzmanlık raporuna, olay yeri görgü ve tespit tutanağına ve dosya içeriğine göre, sanıklara yüklenen suçların sübuta erdiği ve mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek isabetsiz gerekçelerle yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2024 tarihli ve 2024/6 Esas, 2024/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın denetim süresinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanmasına, sanığın 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 62, 53. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemi; Yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu olay, olay günü bir düğüne katılan sanığın ruhsatsız tabancası ile havaya ateş ettiği, sanığın jandarma görevlilerine teslim ettiği tabancanın 6136 sayılı Kanuna göre yasak vasfını haiz olduğu, bu şekilde sanığın 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) muhalefet ettiği iddiasına ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
sanığın tevilli ikrarı, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, ekspertiz raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliğini haiz ateşli silahı bulundurduğu şeklindeki kabulün isabetli olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kararda aşağıda belirtilen nedenler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1. Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması, bozma nedeni olarak kabul edilmiştir.
2. Suça konu 1 adet 9x19 mm çapında fişek istimal eden; ... yapısı, ... marka, .... model yarı otomatik tabancanın ve şarjörün müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/22038, K. 2025/6484, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama