Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22575 E. , 2024/7396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2006 E., 2024/483 K. SUÇLAR : Cebir veye tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yön
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22575 E. , 2024/7396 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2006 E., 2024/483 K. SUÇLAR : Cebir veye tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2022 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında cebir veya tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2023 tarihli kararı ile sanıkların cebir veya tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.05.2024 tarihli kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak suretiyle sanıkların cebir veya tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı 10 yıl hapis, kasten yaralama suçundan ayrı ayrı 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... (... Oğlu)'in temyiz istemi; verilen cezanın haksız olduğuna, kararın yanlış olduğuna, mahkumiyete yeterli somut delil olmadığına yöneliktir. 2. Sanık ... (... Oğlu)'in temyiz istemi; verilen cezanın haksız olduğuna, kararın yanlış olduğuna yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Müştekinin iddiasının soyut beyandan ibaret kaldığı, müşteki beyanı ile adli rapor arasında çelişki bulunduğu, olayı gören tarafsız tanık olmadığı gibi kamera kaydının da bulunmadığı belirtilerek sanıkların mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığından beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Cumhuriyet savcısının aleyhe temyizi üzerine İlk Derece Mahkemesi'nce verilen beraat kararları kaldırılıp, müşteki ile sanıklar arasında iftira atılmasını gerektirecek bir husumetin bulunmaması, müştekinin istikrarlı beyanları, doktor raporu ve sanıkların suçtan kurutulmaya yönelik savunmaları bir arada değerlendirilerek; sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Yapılan Temyiz Taleplerinin İncelemesinde; Sanıkların kasten yaralama suçunu silahtan sayılan sopa ile işlediklerinin anlaşıldığı ve bu hususun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca cezasında yarı oranda artırım yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm gerekçesinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde alt sınırdan uzaklaşılma sebeplerinin açıkça yazıldığı ve teşdid sebeplerinin somut olaya uygulandığı belirlenmiş olup, Tebliğnamede yer alan bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. 1. Müştekinin imam nikahlı eşi ile sanıkların akraba oldukları, olay günü müştekinin evinin bahçesinde bulunduğu sırada sanıkların "tur atalım enişte" teklifiyle müştekiyi rızasıyla araca bindirdikleri, 15 dakika kadar gezdirdikleri, akabinde tenha bir yere götürerek burada sopa ile darp ettikleri ve döner bıçağı olarak belirtilen ele geçirilemeyen bıçakla ile yaraladıkları, müştekinin alınan doktor raporunda sol el 3. metakarpta orta (2) derecede kemik kırığı oluştuğunun belirtildiği olayda; müştekinin aşamalarda alınan istikrarlı ifadesi, müşteki ile sanıkların akraba olması ve aralarında iftira atılmasını gerektirecek bir husumetin bulunmaması, adli muayene raporu ile tüm dava dosyası kapsamından, Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmış olup, sanıkların temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir. 2. Sanıklar hakkında tekerrüre esas alınan ilamın suç tarihinden sonra kesinleştiği, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacakları belirlenmiş olup, Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinden sanıkların adli sicil kayıtlarında yapılan incelemede ... oğlu Abuzer'in tekerrüre esas ilamının bulunmadığı, ... oğlu Abuzer'in ise Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/421 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararıyla mükerrir olduğu tespit dilmiş olup, bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm gerekçesinde, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde alt sınırdan uzaklaşılma sebeplerinin açıkça yazıldığı ve teşdid sebeplerinin somut olaya uygulandığı belirlenmiş olup, Tebliğnamede yer alan bozma nedenine iştirak edilmemiştir. 1. Müştekinin imam nikahlı eşi ile sanıkların akraba oldukları, olay günü müştekinin evinin bahçesinde bulunduğu sırada sanıkların "tur atalım enişte" teklifiyle müştekiyi rızasıyla araca bindirdikleri, 15 dakika kadar gezdirdikleri, akabinde tenha bir yere götürerek burada sopa ile darp ettikleri ve döner bıçağı olarak belirtilen ele geçirilemeyen bıçakla ile yaraladıkları, müştekinin alınan doktor raporunda sol el 3. metakarpta orta (2) derecede kemik kırığı oluştuğunun belirtildiği olayda; müştekinin aşamalarda alınan istikrarlı ifadesi, müşteki ile sanıkların akraba olması ve aralarında iftira atılmasını gerektirecek bir husumetin bulunmaması, adli muayene raporu ile tüm dava dosyası kapsamından, Bölge Adliye Mahkemesi'nin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmış olup, sanıkların temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir. 2. Sanıklar hakkında tekerrüre esas alınan ilamların suç tarihinden sonra kesinleştiği, bu nedenle tekerrüre esas alınamayacakları belirlenmiş olup, UYAP sistemi üzerinden sanıkların adli sicil kayıtlarında yapılan incelemede ... oğlu Abuzer'in tekerrüre esas ilamının bulunmadığı, ... oğlu Abuzer'in ise Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/421 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararıyla mükerrir olduğu tespit dilmiş olup, bu hususların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bentlerinin 2 nci maddelerinde açıklanan nedenlerle sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2023/2006 Esas, 2024/483 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği Bölge Adliye Mahkemesinin hükmünün ... oğlu sanık ... hakkında olan (1) ve (2) numaralı bendlerinde yer alan tekerrüre ilişkin paragraflarının tamamen çıkartılması suretiyle, ... oğlu sanık ... hakkında olan (3) ve (4) numaralı bendlerinde yer alan tekerrüre ilişkin paragraflarının tamamen çıkartılarak yerine "Antalya 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/421 Esas, 2018/305 Karar sayılı cezası dikkate alınarak sanığa verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi uyarıca mükerrirlere özgü infaz rejimine istinaden infazına" ibarelerinin eklenmesi suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, kasten yaralama suçlarından yapılan inceleme yönünden oy birliğiyle, hürriyeti yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 07.10.2024 tarihinde karar verildi. (K.D.) KARŞI OY GEREKÇESİ Müştekinin imam nikahlı eşi ile sanıkların akraba oldukları, olay günü müştekinin evinin bahçesinde bulunduğu sırada sanıkların "tur atalım enişte" teklifiyle müştekiyi hile ile sağlanmış rızasıyla araca bindirdikleri ve 15 dakika kadar araçla gezdirdikleri, akabinde tenha bir yere götürerek burada bilinmeyen bir sebeple sopa ile darp ettikleri ve döner bıçağı olarak belirtilen ele geçirilemeyen bıçakla yaraladıkları, müştekinin alınan doktor raporunda sol el 3. metakarpta orta(2) derecede kemik kırığı oluştuğunun belirtildiği, alınan rapor ve müştekinin aşamalarda alınan istikrarlı ifadesinin örtüştüğü, müşteki ile sanıkların akraba olması ve aralarında iftira atılmasını gerektirecek bir husumetin bulunmaması, adli muayene raporu ile tüm dava dosyası kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Bölge Adliye Mahkemesi'nin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ise de; sanıklar hakkında kemik kırığı oluşması nedeni ile yaralama suçundan ayrıca ceza verilmiş olması da nazara alındığında hürriyeti yoksun kılma suçundan ceza verilirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca orantılılık ilkesi de gözetilerek alt sınırdan daha az uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılmak suretiyle (cezasının alt sınırı iki yıldan yedi yıla kadar olan suçtan, cezanın beş yıldan başlatılmak sureti ile fazla) ceza tayinini hukuka aykırı olduğu düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyim.