Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/22646 E. , 2026/2138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/112 Esas, 2024/136 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçun
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/22646 E. , 2026/2138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/112 Esas, 2024/136 Karar SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A.İlk Derece Mahkemesi Kararı Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.09.2023 tarih ve 2022/292 Esas, 2023/386 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-e, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Katılan kurum vekilinin istinaf başvurusu üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 01.02.2024 tarihli ve 2024/112 Esas, 2024/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin olayın vehameti göz önüne alındığında üst sınırdan ceza tayini yapılmamasına ve katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Tebliğnamede suç tarihi 24.03.2022 olarak belirtilmiş ise de, 19.03.2022 olan suç tarihinin yanlış yazılması maddi hata olarak kabul edilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, mağduru silahla yaraladıktan sonra silah doğrultup kolundan tutar vaziyette sokağa yönlendirdiği ve zorla araca bindirerek ormana götürdüğü, yolculuk esnasında mağdurun telefonunu aldığı ve bu suretle sanığın cebir ve tehdit kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, Adli Tıp Kurumu Raporu, müşteki beyanları, tanık anlatımları, sanığın savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımların yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın, suç tarihinde resmi nikahlı eşi olan müştekiyi cebir ve tehdit kullanmak suretiyle hürriyetinden yoksun bıraktığı şeklindeki kabulünde, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olması nedeniyle katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 01.02.2024 tarihli ve 2024/112 Esas, 2024/136 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde karar verildi.