İçeriğe geç
AC
8. Ceza Dairesi Esas: 2024/22874 Karar: 2025/10919 Tarih: 2025

Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2024/22874 K.2025/10919

8. Ceza Dairesi 2024/22874 E. , 2025/10919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/224 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuri

Karar Özeti

8. Ceza Dairesi 2024/22874 E. , 2025/10919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/224 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuri

Karar Detayı

8. Ceza Dairesi 2024/22874 E. , 2025/10919 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/224 D.İş SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.04.2010 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2010 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/3. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 30 gün adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükümlünün denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.222 tarihli kararı ile atılı suçun seri muhakeme usulü kapsamında kaldığından davanın durmasına ve dosyanın Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Bürosuna gönderilmesine karar verilmesini müteakip, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.02.2024 tarihli talepnamesi ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 250/4, 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2, 53. maddeleri uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılması istemine ilişkin Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2024 tarihli kararı ile talebin kabulü ile talepnamede belirtilen yaptırım doğrultusunda hükümlünün mahkumiyetine karar verildiği, hükümlü müdafiinin itirazı üzerine Bursa 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2024 tarihli kararı ile kararda hukuka aykırılık bulunmadığından itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 21.08.2025 tarihli ve 2024/24178 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.09.2025 tarihli ve KYB-2025/100920 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddeleri gereğince 8 yıl olağan, 12 yıl olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihinin 06/04/2010 olduğu, sanığın savunmasının 30/06/2010 tarihinde alındığı, bu tarihte zamanaşımı süresinin kesildiği, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15/11/2010 tarihinde kesinleşmesi ile zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 27/05/2015 tarihinde işlediği suç nedeniyle zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 15/11/20 10... /05/2015 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı 08/03/2024 tarihi arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı, bu haliyle sanığın savunmasının alındığı 30/06/2010 tarihinde yeniden işlemeye başlayan 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, zamanaşımının durduğu süre mahsup edildikten sonra hükmün açıklandığı 08/03/2024 tarihine kadar gerçekleştiği cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Hükümlünün, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile verilen denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak atılı suçun seri muhakeme usulü kapsamında olduğundan bahisle Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesince 19.10.2022 tarihli kararı ile durma kararı verildiği ve Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen talepnamenin Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesince kabulü ile hükümlünün mahkumiyetine karar verildiği, Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinde hükümlü hakkında aynı suçtan yapılan yargılamanın halen beklemekte olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Hükümlünün 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesine uyan eylemini 06.04.2010 tarihinde gerçekleştirdiği, mahkemede alınan 30.06.2010 tarihli son savunması ile zamanaşımı süresinin kesildiği, 8 yıllık zamanaşımının bu tarihten itibaren yeniden işlemeye başladığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.11.2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suçun işlendiği 27.05.2015 tarihi arasında 4 yıl 6 ay 12 günlük durma süresinin olduğu, denetim süresinde kasıtlı ikinci suçun işlenmesi üzerine Mahkemenin 19.10.2022 tarihinde durma kararı vermesi ile sürenin yeniden durduğu ve 07.02.2024 tarihinde Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca talepname düzenlendiği, Mahkemenin ise 08.03.2024 tarihinde seri muhakeme usulü uygulamak suretiyle hükmü açıkladığı dikkate alındığında, hükümlünün son savunmasının alındığı tarih olan 30.06.2010 tarihi ile Mahkemenin durma karar tarihi olan 19.10.2022 tarihi arasında geçen süreden, 4 yıl 6 ay 12 günlük durma süresi mahsup edildiğinde, 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla