Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23569 E. , 2024/9205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/346 Esas, 2023/215 Karar SUÇLAR : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurula
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23569 E. , 2024/9205 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/346 Esas, 2023/215 Karar SUÇLAR : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2014 tarihli iddianamesiyle; sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve aynı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesi ve hak yoksunluklarının uygulanması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli kararıyla; sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesi delaletiyle 267 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 11.12.2014 tarihli kararı sanık tarafından temyiz edilmiştir. Akabinde; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 22.03.2021 tarihli ve 2020/11943 Esas, 2021/4302 Karar sayılı kararıyla "sanığın 08.08.2008 tarihli eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinin birinci fıkrasında yazılı suçtan; 21.01.2013 tarihli eyleminden dolayı 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinde düzenlenen suçtan cezalandırılması gerektiğinin gözetilmemesi" şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ve 2021/346 Esas, 2023/215 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeni ile düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; zamanaşımı süresinin dolmadığına ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Dava konusu olay; sanığın, 08.08.2008 tarihinde hırsızlık suçu soruşturmasında yakalanan sanığın kendisini katılanın kimlik bilgileriyle tanıtmak suretiyle başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. Aynı zamanda; 21.01.2013 tarihli polis uygulamasında hakkında idari para cezası tutanağı düzenlenirken kendisini katılanın kimlik bilgileriyle tanıtarak resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. B. Mahkemesince; her iki suç yönünden 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin bozma ilamı öncesindeki 11.12.2014 tarihli mahkumiyet kararından hüküm tarihine kadar dolduğu anlaşıldığından davanın düşürülmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın yargılama konusu eylemlerinin cezalarının türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin bozma ilamı öncesindeki 11.12.2014 tarihli mahkumiyet kararı tarihi olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş; sanık hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kovancılar Asliye Ceza Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli ve 2021/346 Esas, 2023/215 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.12.2024 tarihinde karar verildi.