Karar Özeti
8. Ceza Dairesi 2024/23731 E. , 2025/4326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1213 Değişik İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Göksun Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2023 tarihli, şüpheli hakk
Karar Detayı
8. Ceza Dairesi 2024/23731 E. , 2025/4326 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/1213 Değişik İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Göksun Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2023 tarihli, şüpheli hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair verilen karara karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın Elbistan Sulh Ceza Hakimliğinin 14.07.2023 tarihli kararıyla reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/7996 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve ...sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, müştekinin diğer maliklerle birlikte elbirliği mülkiyetiyle malik olduğu ................... İlçesi, ............... Mahallesi 192 ada 1226 parsel nolu taşınmazın bir kısmının şüpheliye ait komşu taşınmaz olan 192 ada 1230 parsel nolu taşınmaza dahil edilip şüpheli tarafından kullanıldığını beyan ederek şikayetçi olması üzerine başlatılan soruşturma sonunda, Göksun Cumhuriyet Başsavcılığınca bahse konu taşınmazın elbirliği mülkiyetli taşınmaz olduğu, taşınmazın işgal edilen tarafının müştekiye ait olduğu hususunda herhangi bir tespitin bulunmadığı gibi müştekinin de iddiasını doğrular nitelikte dosyaya başkaca bir evrak sunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, dosya arasına alınan tapu kaydının incelenmesinde şüphelinin bahse konu taşınmazda mâlik olmadığı, 04.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda 192 ada 1226 parsel taşınmazda "A" harfi ile gösterilen bölümün şüphelinin malik olduğu 192 ada 1230 parsele dahil edildiğinin belirtilmesi karşısında, öncelikle taşınmazda hak sahipliği bulunan kişilerin açık adres ve kimlik bilgilerinin tespitini müteakip, taşınmaz üzerinde hukuki yahut fiili bir taksim olup olmadığına dair beyanlarına başvurulması, taksim yapıldığının anlaşılması halinde bilirkişi raporunda "A" harfi ile belirtilen kısmın kullanımının kime ait olduğunun tespit edilip şüphelinin 06.01.2023 tarihli kolluk beyanında belirtmiş olduğu kullanım hususuna ilişkin bir paylaşmanın bulunup bulunmadığı araştırılarak, sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154. maddesinde malvarlığına karşı işlenen suçlar bölümünde düzenlenmiş olup, bu düzenleme ile birlikte taşınmazlar üzerindeki mülkiyet ve zilyetliğin haksız saldırılara karşı korunması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda maddenin birinci fıkrasında birinci fıkrasında gerçek kişilere ait taşınmazlar veya eklentilerine yapılmış olan tecavüzler cezalandırılırken, ikinci fıkrada köytüzel kişiliğine ait veya köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş taşınmazlara yönelik tecavüzler cezalandırılmaktadır. Maddenin üçüncü fıkrasında ise gerçek veya tüzel kişilere ait sular üzerindeki mülkiyet hakkını ihlal eden hareketler yaptırım altına alınmıştır. Bu hareketler, bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal etme, taşınmazın sınırlarını değiştirme veya bozma ile hak sahibinin taşınmazdan yararlanmasına engel olmadır. Hakkı olmayan yere tecavüz suçu açısından özellik arz eden bir diğer hukuki uyuşmazlığın niteliğinin belirlenmesidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık hukuki nitelikte bir uyuşmazlık ise, bu durumda yapılmış olan hareketler hakkı olmayan yere tecavüz suçunu ve ceza davasının konusunu oluşturmayacaktır. Uyuşmazlığın niteliğinin belirlenmesinde taraflar arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmalı ve buna göre bir sonuca varılmalıdır. Söz konusu taşınmazlar üzerinde hak sahipliği mülkiyet hakkından kaynaklanabileceği gibi zilyetlikten de kaynaklanabilir. Bu suç ile her şeyden önce taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkı korunmaktadır. Bunun yanında ayrıca bu taşınmazlar üzerinde zilyetliği bulunan kişilerin zilyetliği de korunmaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 154. maddenin birinci fıkrasındaki suçun konusunu başkasına ait taşınmaz mal veya eklentileri oluşturmaktadır. Bu fıkrada ayrıca suçun konusunu oluşturacak taşınmazın başkasına ait olması gerektiği vurgulanmıştır. Burada elbirliği veya paylı mülkiyete konu olan eşyanın suçun konusunu oluşturup oluşturmadığının tespiti önemlidir. Elbirliği veya paylı mülkiyete konu olan eşya üzerinde ortaklardan birinin eşyanın tamamı üzerinde istediği gibi tasarruf etme yetkisi söz konusu değildir. Ortaklardan biri (diğer ortakların rızasına muhalif bir şekilde) maddede belirtilen hareketleri gerçekleştirirse yapmış olduğu hareketler herhangi bir hakka dayanmadığı sürece suç oluşacaktır. 5237 sayılı Kanun'un 154/1. maddesine göre suçun işlenebilmesi için başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerinin malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal edilmesi veya sınırlarının değiştirilmesi veya bozulması veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasının engellenmesi gerekir. Kişi herhangi bir hakka dayanmaksızın başkasının mülkiyetinde veya zilyetliğinde bulunan taşınmaz mal veya eklentilerini ele geçirirse ve o kişinin bu taşınmaz üzerindeki tasarruf hakkını engellerse taşınmazı işgal etmiş sayılır. 2. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; şikayetçinin Göksun Cumhuriyet Başsavcılığına sunmuş olduğu 05.10.2022 tarihli dilekçesinde özetle, ... İlçesi, ... Mahallesi 192 ada 1226 parselde başka mirasçılar ile birlikte malik olduğunu, dayısı olan şüphelinin ise komşu 1230 parselde malik olmasına rağmen kendi parselinde tarla sürdüğünü bu nedenle taşınmazlarına tecavüzde bulunduğunu ifade ederek şikayetçi olduğunu beyan ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma kapsamında getirtilen tapu kayıtlarında 1226 parseldeki taşınmazın elbirliği mülkiyete konu olduğunun, müştekinin başka şahıslarla birlikte malik olduğunun ve yapılan bilirkişi incelemesinde taşınmazın 242,08 m2 lik alanına tecavüzde bulunulduğunun tespit edildiği, şüphelinin alınan ifadesinde ise taşınmazda fiili taksim anlaşması bulunduğunu ve üzerine atılı suçu işlemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Göksun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda "...bahse konu yerin elbirliği mülkiyetli taşınmaz olduğu, taşınmazın işgal edilen tarafının müştekiye ait olduğu hususunda herhangi bir tespitin olmadığı gibi müştekinin de iddiasını doğrular nitelikte dosyaya başka bir evrak sunamadığı..." gerekçesiyle şüpheli hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği belirlenmiştir. Ancak; şüpheli ...'nın, arazi üzerinde fiili taksim anlaşması olduğuna dair beyanları da dikkate alınarak mahallinde teknik bilirkişiler ve yöreyi iyi bilen tanık ve tarafsız mahalli bilirkişiler marifetiyle keşif yapılarak, malikler arasında fiili taksim olup olmadığı, fiili taksim var ise şikayetçiye bırakılan kısma şüphelinin tecavüzünün bulunup bulunmadığı, fiili taksim yok ise şüphelinin şikayetçinin tasarrufunu engelleyip engellemediği ve taşınmazda tecavüzde bulunup bulunmadığı yöreyi iyi bilen tarafsız yerel bilirkişiler ve tanıklardan da sorulup toplanacak diğer deliller ile yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi dolayısıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden şüpheli hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Elbistan Sulh Ceza Hakimliğinin, 14.07.2023 tarihli ve 2023/1213 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.